Pipolu adam

3.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

1960’lı yılların ortaları. Ülkede özgürlük rüzgârları esiyor. Bunun etkisiyle Ankara’da kültür ve sanat etkinlikleri çok canlı. Çok sayıda sanat derneği var. Özellikle üniversite gençlerinin katıldığı edebiyat buluşmaları, tartışmalı toplantılar, paneller çok yaygın. Ankara Sanatseverler Derneği, böyle cıvıl cıvıl faaliyet gösteren bir buluşma yeri. Devlet Tiyatrolarının Yeni Sahnesine yakın bir bodrum katındaki Dernek mekânında Ankaralı aydınlar toplanıyor, sahnelenen oyunları, operaları, baleleri tartışıyor, edebiyat matineleri düzenliyordu.

İzmir’den tatil için Ankara’ya gittiğimde, kardeşim Ümit ile Sanatseverler Derneğine uğramıştım. Bir kış akşamında Dernek üyeleri şömine etrafında Türk Tiyatrosunun iddialı isimlerinden Mahir Canova’nın sahneye koyduğu bir oyunu tartışıyordu.

Milliyet gazetesinin tiyatro eleştirmeni avukat Atilla Sav, Mahir Canova’nın yorumunu yerden yere vuruyor, ünlü tiyatrocu bu sert eleştiriler karşısında eziliyor, doğru dürüst cevap veremiyordu. Şaşırmıştım doğrusu. Bir bakıma ülkenin kültürel düzeyinin yüksekliği hoşuma da gitmişti. Ancak, gerilerden konuşmalara katılan ağzında pipo bulunan bir kişi vardı ki onun dedikleri daha bir anlamlı gelmişti bana. Daha sert, küstahlığa varacak kadar kendinden emin ama zamanına göre daha derin ve çarpıcı analizleri yapan bu kişi ünlü tiyatro adamı Özdemir Nutku idi.

Vefa istasyonu

Nereden nereye; o loş salondaki tartışma ortamından Konak Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezindeki “Vefa İstasyonuna” ulaşan onlarca yıl. Yalnızca Ankara’nın değil tüm Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamının temel direklerinden birisi olan Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun nefes nefese geçen 85 yılının kutlamalarında onunla birlikte olacağımı nereden bilebilirdim ki…

Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir Temsilciliği ve Osman Akbaşak’ın çabalarıyla oluşan “Vefa İstasyonu” grubunun işbirliği ile güzel anılarla dolu nostaljik bir akşam yaşadı Özdemir Nutku dostları ve öğrencileri. Bekir Yurdakul’un yönettiği söyleşide, tiyatro sanatçısı Gürol Tonbul, Yrd. Doç. Dr. Özlem Belkıs ve Prof. Dr. Murat Tuncay, Özdemir hocalarıyla ilgili hoş ama öğretici anılarını salonda bulunanlarla paylaştı.

12 Ocak 1931 tarihinde İstanbul’da doğan Özdemir Nutku,  1950 yılında Robert Kolejden mezun olduktan sonra iş hayatı yerine Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Kürsüsünü seçti. Bu okuldan mezun olduktan sonra da öğrenimini Almanya'da Georg August Üniversitesi Tiyatro Bölümünde sürdürdü. Göttingen Devlet Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Heinz Hilpyeniert'in üç yıl boyunca asistanlığını yaptı. 1959 yılında yurda dönüp  Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Enstitüsü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaya başladı.

Var mı bileğini bükecek?

O, daha 1950’li yıllarda Mavi akımının temsilcisi bir ozan, tek perdelik oyunlar da yazan bir tiyatrocu idi. İlk şiir kitabı “Eller” 1950 yılında yayınlandı ama kitap yayınlama serüvenine esas olarak 1960 yılında “Tiyatro ve Yazar” kitabı ile başladı. Tiyatro kuramları üzerine inceleme, deneme, araştırma, çeviri, şiir, oyun içerikli 132 kitap, yüzlerce makale yayınlayan Özdemir hoca, 8 yeni yapıtın da hazırlık aşamasında olduğunu söylüyor. Var mı bileğini bükecek yiğit?

Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun İzmir günleri 1976 yılında başladı. İyi ki de başladı. Onun Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde kurduğu Tiyatro Bölümü, Türk tiyatrosu ve sinemasına onlarca değerli isim yetiştirdi; Suat Taşer gibi değerlerin ve birçok tanınmış yabancı tiyatro adamının İzmir’e gelmesine vesile oldu. Nutku, Dokuz Eylül Üniversitesi'ne bağlanan Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümüne uzun yıllar başkanlık yaptı; bu arada çok sayıda oyun sahneye koydu, sanatçı yetiştirdi. “Vefa Gecesi”nde Mukadder Özakman arkadaşımız İzmir’den mezun ünlü isimleri saymaya kalktığında, zor durabildi.

Özdemir Hoca, 1990 yılında Yüksel Çakmur Büyükşehir Başkanı iken “İzmir Şehir Tiyatroları”nı kurdu ve onun Genel Sanat Yönetmeni oldu. Ama bu yazının sınırlarını aşacak nedenlerle bu girişim atıl kaldı. Ancak, 1991 yılında kurduğu “Kamyon Tiyatrosu” ve “Gezici Çocuk Tiyatrosu” yurt çapında örnek alındı. Çok sayıda ödüle de layık görülen Prof. Dr. Nutku, Viyana’da kurucuları arasında yer aldığı “Dünya Tiyatro Eğitimi Enstitüsü" nün yönetim kurulu üyesidir de.

İyi bir müzisyen de olan Özdemir Nutku hakkında sayfalarca yazılabilir ama günümüzün kargaşa ortamında ondan almamız gereken esas ders, arı gibi durmadan çalışmasının yanı sıra yaşama yaklaşımındaki yalınlıktır. Her zaman Atatürk Cumhuriyetinden, onun doğal bir uzantısı olarak emekten yana duruşu, çalışmalarının ana eksenini oluşturdu. 85. yaş günündeki “Vefa Gecesi”nde söyledikleri şu sözler çok anlamlı: “Benim için insan önemli. Bana en çok sıcaklık gösteren sanayideki işçilerdir; onların hayatından çok şey öğrendim”. Daha ne desin!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar