Ekonomi-politik kırılmalar

3.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Günümüzde habere erişim hem çok hızlandı, hem de çok kolaylaştı. Ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler, artık anında haber olarak önümüze düşüyor. Telefonlarımızın, tabletlerimizin, bilgisayarlarımızın tuşlarına basarak, ya da televizyonlarımızın kumandasına dokunarak habere ulaşabiliyoruz.

Böylesi bir ortamda, doğal olarak yazılı basının işi de zorlaşıyor. Hele Gözlem gibi haftada bir çıkan yayın organlarının… Peki, öyleyse nasıl bir yayıncılık ve gazetecilik yapılmalı ki, farklılık ve farkındalık yaratılabilsin? İşte burada, haberin ötesine giderek, analiz ve yorumlarla, olası gelişmeleri değerlendirmek ve öngörüleri sunabilmek öne çıkıyor… Hele ‘ekonomiye ve politikaya yön verenlerin gazetesi’ olma iddiasındaki Gözlem gazetesi için, bu durum daha da önem kazanıyor.

Gözlem’deki yazılarımı aynı zamanda sosyal medyada da paylaşıyorum. Dostlarımdan ve geri dönüşlerden edindiğim izlenim; yoğun iletişim bombardımanı altında kalan okur, ekonomik ve siyasal gelişmelerle ilgili analiz ve öngörü içeren yazıları daha çok önemsiyor ve dikkatle okuyor. Hele son dönemde, dünyada yaşanan ekonomi-politik gelişmelere daha büyük ilgi duyuyor.

İşte bu gözlemimizden hareketle, biz de bu hafta, Trump sonrası ortaya çıkan yenidünya düzeninde; olası ekonomi-politik gelişmelere dikkat çekerek, yeni kırılmaların ve dinamiklerin altını çizmek istiyoruz.

Ekonomik büyümenin durağanlaşması

Küresel ekonominin içinde bulunduğu zor koşullarda temel sorunlardan birini, hatta belki de en önemlisini, ekonomik büyümenin durağanlaşması ve gerilemesi oluşturuyor. Dünyada nüfus ve ihtiyaçlar artarken, üretim ve ekonomik faaliyet o ölçüde artırılamıyor. Kısacası, pasta istenen ve gereken ölçüde büyütülemiyor. Bu sorun pastanın bölüşümü sorunlarıyla da birleşince, ekonomiler daralıyor, küçülüyor.

Küreselleşmenin çöküşü

İstesek de istemesek de, son 30 yılın ekonomi-politik gelişmelerine damga veren temel yaklaşım küreselleşme oldu. Özellikle son dönemde, dünya önemli bir altüst olma sürecini yaşıyor. Küreselleşme için aşağıya doğru iniş başladı. Trump’ın işbaşına gelişiyle birlikte, bu süreç daha da hızlanacağa benziyor.

Avrupa Birliği’nin(AB) çözülüşü

Dünya ekonomisinde ve siyasetinde bir başka önemli güç odağı olan AB’de önemli sıkıntılar yaşanıyor. Kısaca Brexit olarak anılan, İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı, birlik için alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

2017, AB için de önemli bir yıl olacak. Bu yıl Fransa, Almanya ve Hollanda’da seçimler yapılacak. Bu ülkelerde birlik karşıtları seçimlere iddialı hazırlanıyor. Trump’ın da desteğiyle bu popülist sağcı partiler, AB için tehlike oluşturacaklar mı? Birliğin çözülüşü hızlanacak mı? Bütün bunları hep birlikte göreceğiz.

Orta sınıfların krizi ve yoksulluğun artışı

Liberal ekonomilerde önemli bir denge noktası olan orta sınıflar, hızla ekonomik krize sürükleniyor. İşsizlik, yoksulluk artıyor. Orta sınıflar ellerindeki olanakları yitiriyorlar. Bu da yeni ekonomik ve sosyal sorunlara yol açıyor. Tepkileri daha da güçlendiriyor

Adaletsiz gelir dağılımı, yoksulluğu yaygınlaştırıyor ve yoksulların sayısını artırıyor. Dünyanın en zengin yüzde 1’i, geri kalan yüzde 99’dan daha büyük güce sahip oluyor. Küresel eşitsizlik büyüyor. Üstelik makas giderek daha da açılıyor.

Popülizmin, milliyetçiliğin ve ırkçılığın yükselişi

Ekonomideki gelişmeler siyasal gelişmeleri de etkiliyor, yönlendiriyor. Ekonomik olarak kan kaybeden ve yoksullaşan kitleler; yaşananlara tepki olarak, popülist, milliyetçi ve ırkçı eğilimlere yöneliyorlar. Genel olarak dünyada muhafazakârlık, milliyetçilik ve ırkçılık güç kazanıyor.

Bütün bu ekonomik, sosyal ve siyasal kırılmalar; bakalım önümüzdeki dönemde nerelere, nasıl evrilecek? Bu konuları ve oluşturulması gereken ulusal - evrensel politikaları değerlendirmeyi, önümüzdeki yazılarımızda sürdüreceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar