20. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin düşündürdükleri

10.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başkanlığını yaptığım Marmara Grubu Vakfı'nın tertiplediği Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin yirmincisi bu yıl 4-6 Nisan günleri İstanbul'da gerçekleşecek.
Takdir edersiniz ki, bir sivil inisiyatif için aralıksız yirmi yıl bir etkinliği sürdürebilmek hiç de kolay değildir.
Arkadaşlarım ve ben inat ve özenle yirmi yıldır bu muhteşem başarıyı her yıl artan bir katılımla bir sonraki yıla taşıyoruz.
Bu yıl Makedonya'dan, Karadağ'dan, Bosna - Hersek'ten, Arnavutluk'tan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden cumhurbaşkanı düzeyinde katılımın olacağı 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde Avrupa Birliği'nin geleceğini de tartışmaya açacağız.
Zira dünyadaki her toplum ve devleti etkileyen büyük bir siyasal deprem yaşıyoruz. 1975 - 1985 arasında başlayan, Samuel P. Huntington’un Üçüncü Dalga diye adlandırdığı demokratikleşme süreci sona ermişe benzemektedir. Onun yerine bir ters Otoriterleşme Dalgası dünyayı sarmaktadır. Popülist, nativist (yerlici), yabancı düşmanı (xenophobic) ulusalcılık temelinde seçmen desteği bulan hareket ve partiler adeta birer oy patlaması yaşamaktadır. Donald J. Trump’ın ABD’ndeki seçim başarısından sonra Fransa’da Marine Le Pen, Hollanda’da Geert Wilders’in, Almanya’da Alternatif Parti veya Avusturya’da Özgürlük Partisi gibi partilerin yakın zamanda gösterecekleri performans ister istemez endişe ile izlenmektedir. Acaba gelecekte hukuk devleti ile uyumlu liberal demokrasinin, sosyal adalet ve eşitliğin, özgürlükler ve insan haklarının ve liberal piyasa ekonomisi ile uyumlu serbest ticaretin yaşama şansı kalacak mıdır?
Bu soru gelecek yıllarda önemli meselelerden biri olacak gibi görünüyor.
Sonuç olarak; Avrupa Birliği’nin ortaya çıkmasında Schubert, Monnet gibi devlet adamlarının temel endişesi olan Avrupa’da tekrar savaş çıkartacak bir ortamın oluşmamasıydı. Bunun için Avrupa Birliği ile sınırları önemsizleştirerek, milliyetçilik akımlarının savaşa yol açan girişimlerini törpülemek ve Avrupa’nın bir daha savaşla yıkılmasını önlemek hedeflenmişti. Şimdi gelişen milliyetçilik akımları ile parçalanma tehdidi altında bulunan bir Avrupa yine ulus-devletlerin sınırlar, toprak esaslı egemenlik, etnik ve dini kimlikler üzerinden düşman algılarına vurgu yaparak sürdürülen bir siyasetle Avrupa kıtasını ve Dünyayı bir Üçüncü Dünya Savaşı’na götürüp götürmeyeceklerini sorgulamak zorundayız.
Şu bir gerçektir ki, AB için de yeni bir süreç başlamaktadır.
İngiltere'nin içinde yer almadığı bir birlik Avrupa'yı nereye götürür? Birlikten yeni kopmalar olur mu? AB'nin kurumsal yapısı değişir mi? Bütün bu soruların cevabını 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde farklı ülkelerden gelen siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum önderleriyle bulmaya çalışacağız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...