Halkı işletmek

10.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başkanlık yani tek adam rejimine yol açacak Anayasa referandumu için kampanyalar resmen başlamadı ama “evet”çilerin bel altı vuruşlarının içeriği belli oldu. Anayasa değişikliğinin, “rejim değişikliği” anlamına geleceği, kurtuluş savaşımızın çetin koşullarından doğmuş olan “Gazi Meclis”i ortadan kaldıracağı, ülkeyi bölünmeye götüreceği gibi gerekçelerle “hayır” oyu kullanacak vatandaşlarımızı, “terör örgütleri”nin yandaşı olarak sunmayı AKP ve Bahçeli taraftarları kampanyalarının eksenine oturtuyor. Basın-yayın organlarında, sokaklarda “hayır”cıların sesini kısmak için polisiye baskı dahil her türlü yıldırma girişiminde bulunuluyor.
Ne yazık ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı bu yaklaşım bazen tuhaf sonuçlara yol açıyor. Örneğin Mersin’de Şehir Hastanesinin açılışında böyle tuhaf bir durum ortaya çıktı. Eski sağlık düzenini eleştirdikten sonra Cumhurbaşkanı, mitinge katılanlara “o sağlık düzenine evet mi, hayır mı?" diye sordu. Mitinge katılanlar "evet!" diye bağırmaz mı? Bu garip durumu düzeltmek için Cumhurbaşkanı çok çabaladı ama bir gerçek de ortada idi. Vatandaşlar bilinçsizce “evet” diyordu.

Hasta garantisi

Bu “şartlı refleks”, şehir hastanelerine verilen bilinçsiz destekte de görülüyor. Mersin’deki hastane, “Türkiye’de bir ilk” olarak açıldı. Oysa, “hasta garantili” ilk “şehir hastanesi” 16 Ocak 2017 tarihinde Yozgat’ta hizmete sokulmuştu. Nedense ona kimse dikkat çekmedi.
Şehir hastaneleri modeli de ilginç! Arsayı devlet veriyor. Hastaneyi her şeyi ile özel bir şirket yapıyor. Hastanenin otoparkından kantinine, tüm gelir getiren bölümlerini de aynı şirket işletiyor. Devlet ise hastane için şirkete 25 yıl boyunca kira ödüyor. Ancak! İşte işin püf noktası da burada: Devlet, şirkete hasta garantisi veriyor. Hasta olmasa da şirkete para ödeniyor. Tıpkı havalimanları, köprüler ve otoyollarda olduğu gibi. Buradaki fark, geçenlerin taşıt değil hasta vatandaşlarımız olması. “Yap, işlet, hasta beklet!” modeli bu!
Referandum öncesi kandırmaca
Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin 2015 yılı hesaplarını inceleyen Sayıştay denetleme raporuna göre, yolcu garantileri ve tazminat karşılık giderleri için şirketlere 47,4 milyon lira ödenmiş.
CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, hasta garantili sistem ile 25 yılda işletmecilerine 29.9 milyar peşkeş çekileceğini belirtiyor. Vatandaşların sağlık harcamalarının hasta garantileri yüzünden altından kalkılamayacak boyuta ulaşacağına dikkat çeken Çıray devamla şunları vurguluyor:
“Şehir hastanelerinin Mersin’de olduğu gibi, tam referandum öncesinde hizmete sokulması Türk halkını bir kere daha kandırmaya yöneliktir. Her şeyden önce şehir hastaneleri modeli ilk defa Türkiye’de uygulanmaktadır ve AB ülkelerinde bile eşi benzeri olmayan bir yalandır. Şehir hastaneleri daha önce belirttiğim gibi İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde uygulanmış ve çok büyük kamu zararına neden olmuş bir modeldir. Dolayısıyla da bu ülkelerde terk edilmiş, modası geçmiş, günümüz sağlık anlayışına tamamen aykırı bir modeldir.”
Referandumdan çıktık, hasta garantili hastanelere geldik. Her ikisinde de büyük aldatmacalar olduğunu görüyoruz. Başka bir yazımızda otoyol, köprü ve havalimanlarında “yap-işlet-devret” adı altında Devletin nasıl soyulduğuna değineceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar