Laiklikten sapmanın bedeli!..

17.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Laiklik” çağdaş yaşamın en önemli hayat tarzıdır; “laiklik yoksa”, çağdaşlık yoktur, hürriyet yoktur, eşitlik yoktur, insan için de, toplum için de “birlik ve beraberlik içinde bir gelecek” yoktur!..

Büyük Atatürk “Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken” işte “bu sebeple” devletin temeline harç olarak “ilk önce” laikliği koymuştur!..

Topluma “çağdaş” bir hayat tarzını getiren laik sistemin uygulamasının da “vazgeçilmez” bir ilkesi vardır; “Kışlalara, okullara, inanç mabetlerine (Camiler, Kiliseler, Sinagoglar) siyaset sokulmamalıdır!..”

Ne yazık ki, “laikliği saptıran” uygulamalarla Türkiye, camilere de, kışlalara da, okullara da, buna ilave olarak spor sahalarına da “siyasetin sokulduğu” bir ülke hâline gelmiş ve “bu sapmanın sorunlarını, acılarını yaşar” olmuştur!..

Hazreti Peygamberin ölümünden sonra başlayan iktidar kavgalarının açtığı “dinin siyasete alet edilmesi yolu”, Emevi Saltanatı sırasında “zirve yapmış” ve o günlerden bugünlere kadar da, ne yazık ki “önlenemeden” gelmiştir. İslam Alemi “giderek artan ve birbirini yiyen” gruplara bölünmüş, “mezhepler, tarikatlar, cemaatler” denirken, ortaya ne yazık ki, bölünmelerin ve karşılıklı kavga ve savaşların sonucu olarak, “Haricilerden başlayarak, Hasan Sabbah örnekleri ile devam eden” ve bugün “terörist” dediğimiz “IŞİD, Boko Haram, El Kaide, Eş – Şebab” örnekli gruplara kadar ulaşan “kanlı bir tablo” ortaya çıkmıştır. Bu tablo da, Hristiyan ve Musevi dünyasına “İslami terör” deme fırsat ve imkanını vermiştir!..

Elbette “İslami terör” algısının yaratılması, haksızlıktır, hem de çok ama çok büyük haksızlıktır, ama ne yazık ki, yukarıda örneklerini verdiğim “terörle yatıp, terörle kalkan” örgütlerin ve benzerlerinin yaptıkları, bu algıyı kullananlara “o imkan ve fırsatı” vermektedir!..

İşte “Laikliğin değerini ve vazgeçilmezliğini” ortaya koyan ve de “basit ve kolay anlaşılan” bir sosyal / kültürel çizgi üzerinde siyasi tarih kitaplarını dolduran ve insanlığın yaşadığı binlerce yıllık bu “kanlı” örnekler, bugün de yaşamımızın en önemli gündem maddelerinin başında gelmektedir.

Çok açıktır ki, “Hristiyanlıkta da, Musevilikte de, diğer inançlarda da benzer gelişmeler tarihte yaşanmış” ve bugün de yaşanmaktadır. Ne var ki, “devlet terörüne de dönüşen” onların örnekleri, bugünün İslam Dünyası’nda yaşananlar kadar yaygın ve “kan dökme istatistiklerinin perde önü” bakımından “korkunç” değildir.

Onlar, “İslam” etiketini takan “Müslümanız” diyen terör örgütlerini “kullanma yolunu bulduklarından”, kendi toplumlarını, kendi insanlarını “laikliğin cazip kalkanı arkasında” yaşatmaktadırlar!..

Yukarıdan beri yazdıklarımı, “neden yazdım? Ne yazık ki, bugün güzelim ülkem, “laikliğin ana ilkelerinin bile ayaklar altına alındığı” bir süreci yaşamaktadır. Her gün örneklerini görüyor, gazetelerde okuyor, TV ekranlarında seyrediyoruz; camilere de, kışlalara da, okullara da, spor sahalarına da siyaset girmiştir ve ne yazık ki, hükümetlerimiz, komutanlarımız, savcılarımız, hakimlerimiz, bürokratlarımız seyrediyor, dahası, “oralara siyaseti sokanlar” için “gereği yapılmadığından” adeta bu “sapkın gelişme” teşvik ediliyor; olur mu?..

“Hain olmayan” bebekler ile çocuklar kaldı!..

Bir Anayasa değişikliği için referandum yapılacak, “siyaset olmaması gereken” yerlerde, camilerde de, kışlalarda da, okullarda da, spor sahalarında da kol geziyor!..”

Daha da kötüsü, taaa, en yüksek tepelerden, en ücra köşelere kadar, “Evet” diyenler, “Hayır” diyenleri “hain”, buna karşılık “Hayır” diyenler de “Evet” diyenleri “hain” ilan ediyorlar. Yani “yeni doğmuş” bebeklerimizi, “büyüyen” ilk öğretimdeki çocuklarımızı saymazsak, geride kalan ve sandığa gidecek “18 ve yukarı yaştaki” onlarca ve onlarca  milyon insanımız “karşılıklı” olarak “hain” ilan ediliyor; “hain olmayan” kalmadı, ülkemizde; olacak şey mi?..

Tam bir “siyasi cinnet hâli”, nasıl “bir ve beraber olacağız” yarınlarımızda; hangi yüzle bakacağız, birbirimize?..

Yangına körükle giden başta siyasetçilerin ve “bizlerin” yani gazetecilerin, yazar çizerlerin “olanlar ve olacaklar için” hiç mi vicdanlarımız sızlamıyor?..

Yarın tarih, bugünün siyasetçileri, bugünün savcı ve hakimleri, bugünün bürokratları, bugünün komutanları, bugünün gazetecileri, yazar çizerleri için neler yazacak, bunu bile düşünmekten aciziz; bilmem ki, daha ne yazayım?..

 


Manisa, Bahçeli’yi üzecek galiba!..

Önceki hafta “bir günümü” Manisa’da geçirdim. Siyasetçisinden, gazetecisine, emeklisinden, esnafına kadar birçok Manisalı ile konuştum, “referandum havasını” kokladım. “16 Nisan’da ne olur” bilmem. Ama “Bugün referandum yapılsa idi ne olurdu”; işte bu soruya orada bulduğum cevap şu; “Evet” ve “Hayır” arasında yüzde 3’lük bir fark var; “Hayır” önde!..

7 Haziran Genel seçimlerinde, yani 4 ay önce ise tablo şöyle; AKP yüzde 36.83, CHP yüzde 29.22, MHP yüzde 23.76, HDP yüzde 6.73 ve kalanı “diğer” partiler.

1 Kasım genel seçimlerinde sandığa giren oyların yüzde 44’ü AKP’ye, yüzde 29.7’si CHP’ye, yüzde 18’i MHP’ye ve kalanı da “diğer” partilere çıkmış.

İki seçimde de Manisa’da AKP ve MHP oyları “toplam” yüzde 60’ın üzerinde; bugünün tahminlerine göre ise, “Evet”, yüzde 48.5; peki, yüzde 12’den fazla fire, hangi partinin tabanından olabilir?..

Ve herkes iyi bilmeli ki, Manisa “Anadolu’nun büyük bir bölümü için” hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, “örnekleme yapılacak bir il” durumunda!..

Şaka gibi!..

Etrafıma bakıyorum, konuşuyorum; Devlet Bahçeli TV’lerde bunca yılın ülkücülerine, MHP’lilerine hakaretler yağdırdıkça “Evet cephesi” durmadan oy kaybediyor. Böyle konuşmaya devam ederse, MHP tabanında “Evetçi” kalmayacak, gibi; insanın “Söz verdi, dönemiyor. Acaba şimdi MHP’liler, ülkücüler ‘Evet’ demesin diye mahsus mu yapıyor” diyesi geliyor. Siz söyleyin MHP’liler, ülkücüler; haksız mıyım?..

 

Sözün Özü
Galatasaray, “böyle” bir zamanda Karabükspor’un “başarılı” Hocasını transfer ederek “sadece spor etiğini değil, vicdani ahlakı da ayaklar altına alan” bir imza attı. Bir Galatasaraylı olarak “utanmazların” adına ben utanıyorum, benim gibi milyonlarca Galatasaraylı utanıyor; yazıklar olsun!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar