İktidar tutkusu!

22.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Bana ne yahu Filipinlerin Başkanından veya Cumhurbaşkanından” demeyin.

Bir insan iyi niyetle güce ulaşıyor ve sonra o gücü kalıcı kılmak için çabalıyor. Yandaşlar vs. derken ok yaydan çıkıyor zihinler bulanıyor. Olay basını bastırma çabası ile başlıyor; Çıt çıkarana hiddet!

İnsanoğlu ne kadar bazı söylemleri tekrarlasa da saf bir tür. İktidar tatlı, korumalar, makam arabaları bir resim almaya gayret eden gazeteciler. Egolar ister istemez büyüyor ve güç sahibi şaşırıyor. Güçten ayrılmak istemiyor ve gücü pekiştirmek için elinden geleni esirgemiyor.

ABD’de çok erken bir safhada Trump ile ciddi olarak uğraşılmaya başlandı. Filipinlerde Duterte ile uğraşmak için neredeyse çok geç. Türkiye’de sınırsız güce karşı epeyce bir çaba var. Referandum sonunda bugünkü gerçeğimizi göreceğiz.

Beni “Hayır” cephesine iten iki gözlem var. Biri Hürriyet gazetesini basan grubun liderinin Bakan yardımcısı yapılması gerçeği. Diğeri de abuk sabuk bir yılbaşı demeci veren bir modacının Kuzey Kıbrıs’tan derdest edilip getirilirken ve polis nezaretindeyken insanların girmesinin kesinlikle yasak olduğu apronda “bir halk hareketi” tarafından dövülmesi.

Bir gazeteye “baskın” eylemi ne olursa olsun suçtur ve devlet cezalandırmıyorsa ve hatta eylemi yapanı ödüllendiriyorsa bir nüans yanlıştır.

Ayni şekilde devletçe gözaltına alınan kişi de devletin koruması altındadır. Yüksek koruma altında olan bir havaalanında bir güruhun aprona kadar girip linç girişimi yapabilmeleri kabul edilemez. Abuk sabuk konuşan belki cezalandırılır ama şiddet kesinlikle cezalandırılmalı.

Sanat Merkezinin yakılma çabası da bir “zihniyetin” ve de “ hazımsızlığın” korkarım kusulması olayı. Toplumu birleştirme görevi olan “lider” ayrıştırmacı bir söylem ile daha fazla güç istiyor!

Millet olarak buna karşı durmalıyız ve bilen bilmeyene anlatmalı.   Bu ortamda sivil milis gücü kurulduğunu çağrıştıran haberler de doğal olarak mide bulandırıyor.

DUTERTE VE FİLİPİNLER

Annemin bir notu var genç kız iken yazmış. Filipinleri görmek istediğini paylaşmış. Benim Almanya’da lisede okurken Filipinli arkadaşlarım vardı, sonradan hepsi “Alman” oldular. Onların ülkesine gitmek istedim, ama korkarım ki bu yaşamda göremeyeceğim Filipinleri artık.

Duterte’nin yediği haltlar yavaştan su yüzüne çıkıyor. Uyuşturucuya karşı ama karşı olmakla kalmıyor, açıkça “Kullanana ve satana ölüm” diyor. Binlerle insanı öldürtmüş.

Tanık olarak bir ölüm timi kurucusu çıkıyor. Önce devlet korumasında, sonra “Devlet eşittir Başkan” olunca, şimdi Katolik kilisesine sığınmış, bir ormanda gizli yaşıyor. İsmi Edgar Matobato. Yüzlerle ölüm timi mensubunun olduğunu anlatıyor, isim vererek ve kendisinin de 50 kadar insanı öldürdüğünü itiraf ediyor. Duterte’nin bir insanı vuruşuna tanık. Duterte de onun “yalan haber yayan bir ajan olduğunu” söylüyor.

Halbuki kendisi güç sarhoşluğu içinde TV kameraları karşısında “öldürmenin mübah olduğunu ve polisleri cesaretlendirmek için kendisinin de uyuşturucu kullanan veya satanları bizzat öldürdüğünü” söylemişti.

Filipinlerde Leila De Lima isimli tombul gözlüklü bir senatör hanım muhalefeti oluşturuyor. Göreceğiz orada olaylar nasıl gelişecek. Şu ana kadar 7000 fail meçhul cinayet var, Duterte döneminde. Diktatör Marcos zamanında 3000 faili meçhul varmış.

İnsanoğlu ilginç bir tür vesselam. Yapacak da bir şey yok tevekkülle kabullenmek dışında. Kolay değil makam arabalarından falan ayrılmak. 93 yaşında olan Mugabe de Zibabve’de 37 yıldır iktidarda. Gambiya’da Yahya seçimleri Adama’ya kaybetti, sonra başkanlıktan ayrılmayı reddetti epeyce bir süre direndi. “Dava vs.” gibi laflar gerçeği örtmüyor; özet iktidarda kalma isteği.

Ne kadar sevimli bir türüz! Gülümsüyorum düşündükçe!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar