Döviz açığı sorunların kaynağıdır

24.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Döviz açığı, özellikle büyümesi için dış kaynaklara ihtiyaç duyan ülkeler için en önemli ekonomik sorunlardan biridir. Açığı kendi döviz gelirleri ile karşılayamayan ülkeler ya büyüme hızlarını yavaşlatmak  ya da dış borç almak suretiyle başka ülkelerin tasarruflarını kullanmak durumunda kalırlar. Türkiye geçmişte bu sorunlarla sıkça karşılaşmış ve cari açığın arttığı dönemlerde ekonomide denge sağlamakta zorlanmıştır.

Cari açık ve açığın finansmanı açısından 2016 yılı performansını incelediğimizde geçen yıllara nazaran farklı bir tablo ile karşılaşıyoruz.

2015 yılında 32,118 milyar dolarla kapattığımız cari açık, geçen yıl sadece 500 milyon dolarlık bir artışla 32,605 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari açıktaki artışın küçük kalmasının çeşitli nedenleri vardır.

Öncelikle ekonomik büyüme hızımız gerilemiş ve ithal ihtiyacımız azalmıştır. Geçen yıl ki büyüme hızının % 3’ün altında kalacağı ve 2017 ve 2018 yıllarında da durumun çok farklı olmayacağı beklentisi vardır.

Başta petrol olmak üzere ithalatçısı olduğumuz bir çok emtia fiyatları uluslararası piyasalarda gerilemiştir. Yalnızca enerji ithalatından geçen yıl sağladığımız tasarruf  9 milyar dolar civarındadır.

İthalatın gerilemesine paralel olarak, cari açığın ana unsurunu oluşturan dış ticaret açığı da gerilemiştir. 2016 yılında 55,996 milyar dolar olan açık, bir önceki yıla göre % 11,7 oranında bir azalmayı ifade etmektedir.

Ekonomik büyüme hızının düşük kalması, istihdam hacminin azalmasına yol açmış ve işsizlik oranlarında artışa sebep olmuştur. Enerji ithalatından sağladığımız tasarrufun da, petrol fiyatlarında izlenmeye başlanılan artışlara paralel olarak, azalacağı tahmin edilmektedir.

Cari açığın kendisi kadar, nasıl finanse edildiği önemlidir. Esas olan, ülkenin kendi döviz gelirleri ile bu açığı kapatabilmesi ve mümkünse cari denge fazlası verebilmesidir. Türkiye bu açıdan çok şanslı bir ülke değildir.

Ülkemiz , en önemli ve en sağlıklı döviz geliri olan ihracatında aşama kaydedememektedir. İhraç kalemleri içindeki ileri teknoloji içerikli ürünler sadece % 4 civarındadır. Ülke ucuz mal üretmektedir. Dış pazarlarda daralma vardır. Bölgede ki  gerginlikler ihracat imkanlarını azaltmaktadır. Böyle bir ortamda, uluslararası nakliye gelirleri de düşmektedir.

Turizm gelirlerimiz de gerilemektedir. Nitekim, 2015 yılında 26,6 milyar dolar olan turizm gelirimiz geçen yıl  18,7 milyar dolara inmiştir. Kayıp 8 milyar dolar civarındadır. Rusya’nın ambargosu ve ülkemiz güvenliği ile ilgili dış algı gelirlerdeki gerilemenin ana sebepleridir.

Cari açığın kendi gelirlerimizle tam olarak finansmanı mümkün olmayınca, dış girdilere başvurmak kaçınılmaz hale gelmiştir.

Geçen yıl ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlarda da gerileme meydana gelmiştir. 2015 yılında 12,4 milyar dolarlık yabancı yatırım çeken ülkemiz , 2016 yılında sadece 9 milyar dolarlık bir girdi sağlayabilmiştir Ayrıca bu yatırımların önemli bir bölümü konut ve arsa gibi gayrimenkul alımlarına yönelmiştir.

Geçen yıl, yabancı portföy yatırımları (hisse senedi, kamu kağıtları, mevduat)  açısından faydalı bir yıl olmuş ve cari açığın finansmanına katkıda bulunmuştur. 2015 yılında, ekonomik durum, güvenlik ve karlılık gibi sorunlar yüzünden 15,7 milyar dolarlık sermaye çıkışı yaşayan ülkemiz, geçen yılı 6,4 milyar dolarlık girişle kapatmıştır.

Ancak, cari açığımızın finansmanında,kaynağı bilinmeyen girişleri  ifade den ve net hata ve noksan olarak tanımlanan kalemden gelen kaynaklar önemli bir yer tutmuştur. 2015 yılında 10,1 ve geçen yıl 11,0 milyar dolarlık kaynak bu kalemden ülkemize gelmiştir. Uzmanlar, bu girişleri kayıt dışı transferler olarak nitelemektedir. Bu kaynağın daha ne kadar süreceğini tahmin etmek kolay değildir.

Yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi cari açık ve bu açığın finansmanı, her yıl yaklaşık 200 milyar dolarlık dış kaynağa ihtiyaç duyan ülkemiz için son derecede önemlidir. Geçen yıl ki, cari açığın Merkez Bankası rezervlerinde bir eksilmeye yol açmadan kapatılabilmesi başarıdır.

Ancak esas olan, açığın kendi döviz gelirlerimizle finanse edilebilmesidir. Bunun da yolu, ihracat, turizm, nakliye, müteahhitlik gibi ana döviz geliri sağlayan sektörlerdeki sorunları gecikmeksizin çözebilmekten geçmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar