Medrese kafası ile olmaz

24.2.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhuriyet gazetesinde yönetim “yetmez ama evet”çilerin eline geçmeden önce “Bilim ve Teknoloji” eki vardı. Ne yazık ki yeni yönetim, mali sıkıntıları ileri sürerek 30 yıldır 1501 sayı yayınlanmış bu değerli eki Şubat 2016 tarihinde sona erdirdi. Ancak derginin yayın yönetmeni Orhan Bursalı yılmadı, Türkiye’de bilimi yayma hizmetini sürdürdü; Özlem Yüzak’ın yayın yönetmeni olduğu “Herkese Bilim Teknoloji” dergisini çıkarmaya başladı. Derginin mottosu Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri oldu: “Benim manevi mirasım bilim ve akıldır.” Cuma günleri çıkan dergiyi Migros’larda bulmak mümkün.

“Herkese Bilim Teknoloji” dergisinin 17 Şubat 2017 tarihli sayısında Bülent Kızıltan adlı bir bilimcimizin uzayda aranmakta olan orta boy kütleli karadeliği keşfettiği haberi bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu. Ancak göğsümüzü kabartan ana tema “Koş Canan Koş” başlığı ile verilmiş: Henüz 32 yaşındaki Canan Dağdeviren,  örnek bir bilimci. Genç Dağdeviren, Özlem Özüak’ın yazdığı gibi, “giyilebilir kalp pili, cilt kanserini teşhis edebilen cihaz, Parkinson hastalarının tedavisinde kullanılabilecek beyin iğnesi” gibi projeler üzerine çalışıyor. Tüm bunlar bize dünyanın geleceğinin bilimdeki ilerlemeleri kavramakta yattığını gösteriyor.

Sanayide yeni dönem
Dünya “Sanayi 4.0” diye adlandırılan dördüncü sanayi çağından söz ediyor. Bu dönemin özelliği bilişim (information) dünyasındaki gelişmeler sayesinde  “akıllı makinalar”, “üç boyutlu baskılar” gibi teknolojik atılımların yaygınlaşması. Ar-Ge yatırımlarını artırmak, yenilikçi (inovative) bir anlayışla katma değeri yüksek alanlara yönelmek, bilişim teknolojilerini daha etkin ve verimli kullanmak bu döneme damga vuran özellikler olacak.  

25. kuruluş yıldöneminde “Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı” EGEV Başkanı olan Mehmet Ali Susam da şu noktaları vurguladı:

“Bölgemiz için olmazsa olmazımız bilgi, teknoloji, inovasyon, Ar-Ge çalışmaları; bu noktada, eğitim kalitesi, mesleki eğitim ve üniversitelerimizin güçlendirilmesi ve kaynaklarının arttırılması; bilimsel çalışmaların önce patent daha sonra katma değeri yüksek ürüne dönüştürülmesidir.”

Hükümet yetkilileri de ekonomik sıkıntılar derinleştikçe, araştırma-geliştirme (Ar-Ge) merkezlerinin çoğaltılmasından, katma değeri yüksek üretim yapılmasından söz ediyorlar. Teröre karşı olduğu gibi ekonomik dar boğazdan çıkmak için de topyekun bir seferberlik zorunlu.

Ancak, ülkeyi ciddi bir kargaşaya sürükleyecek referandum öncesi yapılanlar, bazı hükümet yetkililerinin rasyonel çıkışlarının tam zıddı bir görünüm veriyor. Ekonomik sorunları üretim temelinde çözecek, ülkeyi “Sanayi  4.0” rayına sokacak, buna uygun eğitimi düzenleyecek siyasetler yerine halkı kandırmak amaçlı “popülist” programlar ortaya atılıyor her geçen gün. AKP ve MHP yönetimlerine en yakın isimlerin bile “evet”e uzak durduğu anketler tarafından belirlendikçe, ekonominin geleceğini daha da karartacak “popülizm” zirveye tırmanıyor. “Hayır”cıların üzerindeki baskılar artıyor.


Cesareti olan halkın önünde tartışır
Kim olursa olsun Cumhurbaşkanı seçilecek kişiye, ülkeyi eyaletlere bölmek, buna karşı çıkacak meclisi feshetmek, laikliği ayaklar altına alarak üniversitelerdeki eğitimi medrese düzeyine indirmek vb. yetkiler veren bir anayasa ile üretimi artırmamız, sanayide yeni döneme uymamız olanaksızdır.

Bu gerçekler ortada olduğu içindir ki, “yeni anayasa” metnini hazırlayanlar (kimlerse), cesurca ortaya çıkıp, “yazdıkları”nı savunamamaktadırlar.

Türkçesi bile bozuk olan bu metni yazanlar utançlarından TV’lere çıkıp, metne karşı çıkan siyasiler, Baro Başkanları, Anayasa Profesörleri vb. ile tartışmak cesaretini gösteremiyorlar. Kendilerine güvenmedikleri için, bazı karalamaların arkasına saklanmaları bundandır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar