Culloden Savaşı ve devrimler

2.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

16 Nisan günü Culloden (Kulodin okunuyor) savaşının yıldönümü. Önceden haberiniz olsun istedim. Nereden çıktı bu diyeceksiniz ama önemli bir savaş. 270 yıl önce olmuş.

Referandum neticesini şimdiden biliyor musunuz? Peki, olasılıkları düşünelim: diyelim ki “Hayır” çıktı. Olduğu gibi devam mı? Yoksa şu anki Başbakan’ın eli güçlenecek mi?

“Evet” çıktı diyelim. “Cumhurbaşkanlığı” sistemine geçtik. Ya maazallah bundan 30 yıl sonra akli dengesi bozuk bir insan başımıza geçerse? Geleceği görebilmek mümkün değil.

Trump, Putin ile savaş açsa ve İran ve Türkiye Putin’den yana ağırlığını koysa dünya bundan 200 yıl sonra nasıl olur? Iran, Putin ile beraber, Türkiye ise, Trump ile beraber olsalar?

Birkaç  adım gerisine gidelim. Yavuz Sultan Selim 1514’de Çaldıran’da yenilseydi Anadolu’daki Sünni / Şii dengesi nasıl olurdu?

Özetle, bir yazı okuyorsun, yaşamın değişiyor. Okumuyorsun ve değişmiyor. Cengiz Han’a atfedilen “Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır, bir at bir savaş kurtarır.” Veya modern fizikteki “kelebeğin kanat çırpmasının” fırtınalara neden olabilmesi, gibi.

Şimdiki dünya tarihini anlamlı belirleyen iki olay var. Birisi Fransız İhtilali. Diğeri de Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu.

Bugünkü rahat koltuğumdan bakınca Fransız ihtilalini defalarca yazdığım gibi volkan patlamaları ile izah ediyorum.

1782’de İzlanda’da Hekla ve Skapter Jokul volkanları patlar; sonra 1783’de Japonya’daki Asama Volkanı atmosfere lav ve toz bulutları saçar.

Sonra altı kötü mahsul yılı birbirini izler. Sonunda soğuk geçen 1788  /89 kışında açlık ve çaresizlik doruk noktasına varır. Gerisi zaten sıradan tarih kitaplarında çeşitli yorumlarla birlikte okuduğumuz, hatta bazılarımızın kahramanlarını adlarıyla hatırladıkları Fransız Devrimi.

Aslı tabii volkanlardı ve doğa idi, kötü mahsuller ve açlık.  Bu eşitlik veya Frenkçesi “egalite / fraternite”; bizim ondan sonraki ahlaki yorum ve anlama çabalarımız. Yani yakıştırmalarımız.

Sanmayalım ki Fransız İhtilalinin nedeni insanların gelişimi ve zekası idi. Açlık ve yokluk olmasaydı ve doğal felaketin yanı sıra artan ve beslenemez olan  nüfus patlamayacaktı, belki hala monarşilerle yönetiliyor olacaktık.

Ama ya Fransız Krallığı ekonomik açıdan bu doğa afetini devrimsiz atlatabilecek halde olsaydı. Kuzey Amerika’nın çoğu Fransız Kralına bağlı kalsaydı. İnsanlık Fransız devrimini yaşamayabilir miydi? Bilemiyoruz.

ABD acaba Fransız monarşisi altında da kurulur muydu? Eğer İskoçya’nın İnverness kenti yakınlarındaki Kulodin Savaşını 1746’de Güzel Charles ve Jakobenler kazansalardı ve Britanya bugünkü Winsdorlar ile direkt kan bağları olan Hannover ailesinin eline geçmeseydi ne olurdu? İşte bu soruları araştıran iki tarihçi Ciro Paoletti ve Murray Pitrock bu gelişmelerin çok farklı olabileceğini söylüyorlar. Fransa çok güçlenecekti. Belki de ABD’ deki idare çok farklı olacaktı. Fransız Devrimi ve ABD nin kuruluşu olmayan bir dünyayı düşünün. Bütün ezberlerimiz hava. Zihin açıyor en azından.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...