Kurların geleceği

3.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz aylarda izlediğimiz aşırı döviz kuru artışları ve kurlardaki oynaklık şimdilik durulmuş gibi görünmektedir. Kurların  aşırı artış gösterdiği dönemde belirsizlik hakim olmuş, hem reel sektörde ve hem de finans piyasalarında karar almak zorlaşmıştır. Daha istikrarlı bir ortamın oluşmasının çeşitli iç ve dış nedenleri vardır. Bununla beraber, nispeten istikrarlı böyle bir ortamın ne kadar süreceği belli değildir, Çünkü, içerde ve dışarıda meydana gelen siyasi, askeri ve ekonomik gelişmeler durumu çok kısa zamanda tersine çevirebilmektedir.

Kabul etmek gerekir ki, Merkez Bankası’nın Ocak ayı sonlarında aldığı faiz kararları (faiz koridorunun üst bandını yükseltmesi, geç likidite penceresi faizini arttırması, TL’de sıkılaştırmaya gitmesi) döviz değerlerindeki artışların frenlenmesinde önemli bir rol oynamıştır.  Aynı Merkez Bankası, daha sonraları döviz likiditesini arttırma ve reeskont kredilerinin yılbaşı kurlarından ve TL ile geri ödenmesine de karar verebilmiştir. Bu tutumuyla Merkez Bankası, kararlarını siyasetten uzak bir şekilde ve ekonomik gerekçelerle verebileceğini açıklamış olmaktadır. Şimdi beklenti, bu tutumun devam ettirilmesidir. Aksi halde Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sorunu yeniden gündeme gelecektir.

Cari açığın, geçen yıl, bir önceki yıla göre sadece 500 milyon dolarlık bir artış göstererek  32,6 milyar dolarda kalması, dış kaynak ihtiyacını sınırlamış bu da döviz kurlarındaki aşırı yükselmeyi önlemiştir. Ancak cari açığın kontrol edilebilir düzeye gelmesinde; ekonomik büyüme oranının düşük kalması dolayısıyla ithal ihtiyacının azalması, petrol fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle enerji faturasından tasarruf ve kaynağı belli olmayan net ve hata kaleminden ülkeye giren 11 milyar dolarlık meblağın etkisi vardır. Bu avantajlı durumun daha ne kadar süreceği belli değildir. Zaten ekonomik büyüme hızının düşüklüğü, işsizlik oranını  yukarı çekmiştir.

Döviz kurlarındaki aşırı yükselmeyi frenleyen bir başka unsur da 2016 yılında ülkeye giren 6,4 milyar dolarlık portföy yatırımlarıdır. Bu rakam önemlidir. Çünkü bir önceki yılda 15,7 milyar dolarlık çıkış yaşanmıştır.

Önümüzdeki dönemde kur artışlarını etkileyebilecek çok sayıda gelişmeler söz konusudur.

ABD Başkanı Trump’ın ekonomi politikası çok açık değildir. Seçim çalışmaları sırasında büyük alt yapı projelerine ağırlık vereceğini ilan etmiştir. Birkaç gün önce de savunma harcamalarını, diğer bütçe giderleri kalemlerinden kısıntıya giderek, % 10 oranında (54 milyar dolar) arttıracağını ilan etmiştir. Başkan’ın küreselleşme karşıtı ve korumacı bir ekonomik politika uygulayacağı zaten bilinmektedir. Bu politikaların borçlanmaya yol açacağı ve faiz hadlerini yükseltebileceği açıktır. Bu durumda, dolar değeri de artacak ve ülkemiz de bu artıştan etkilenecektir.

ABD Başkanı, Kongrede yaptığı ilk konuşmasında da Amerikan şirketlerine uygulanan vergi oranlarını düşüreceğini, orta sınıfa vergi kolaylıkları getireceğini, ithalatta alınan vergileri

 

yükseltebileceğini ve büyüme oranının % 3 olarak hedeflediğini söylemiştir. Bu tedbirlerin doların değerini arttırabileceği düşünülmektedir.

FED’in faiz artırım kararları da döviz piyasalarını doğrudan etkileyecektir. Önemli olan faiz artışlarının sıklığı ve oranlarıdır.

Yeni oluşturulan Türkiye Varlık Fonu’nun, yurt dışından sağlayacağı kaynakları sadece mega yatırımlara tahsis etmesi halinde, bankaların ve işletmelerin uygun koşullu dış kredi bulması zorlaşabilecektir. Konunun uzmanları, Türk Bankalarının, topladıkları mevduatın % 120’si oranında kredi verdiklerini ve kredi hacminin dörtte birini dış kaynaklardan sağladıklarını belirtmektedir. Kaynak bulmalarındaki sıkıntı, kredi maliyetlerine yansıyacaktır.

Bölgemizdeki güvenlik sorunları, gerginlikler ve referandum sonuçları, kaynak ihtiyacımızı ve dolayısıyla döviz kurlarındaki gelişmeleri  belirleyecek diğer gündem maddeleri arasında olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar