Trump’ın yumuşak konuşması ve FED’in faiz artırımı beklentisi

3.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

A.B.D Başkanları kongre konuşmalarını genelde görevdeki bir yıllarını tamamladıktan sonra yaparlar. Her konuda sürpriz yapmayı seven yeni başkan söz konusu konuşmasını bir ay sonra gerçekleştirdi.

Beklenenin aksine çok sert olmayan konuşmanın ekonomiye ilişkin kısmını şöyle özetleyebiliriz.

1- Seçildiğinden itibaren hisse senedi piyasalarının 3 trilyon dolar değer kazandığını belirtti.

2- Ekonomik olarak kötü bir miras devralındığını belirterek 94 Milyon Amerikalının istihdam piyasasının dışında kaldığını açıkladı.

3- Obama döneminde nerdeyse tüm Amerikan başkanlarının toplamından daha çok borç yaratıldığından söz etti.

4- Amerikanın Dış Ticaret açığının 800 Milyar olduğunu açıkladıktan sonra “tarihi bir vergi reformu” üzerinde çalışıldığını, buna göre şirketlerin vergi yükünün azaltılacağını, orta sınıfın üzerindeki vergi yükünün de kalkacağını belirtti.

5- Kongre’den 1 trilyon dolarlık altyapı yatırım harcaması yasa taslağının onaylanmasını istedi.

6- A.B.D. ‘nin sermaye piyasasının ve servetinin yabancı ülkelere kaydığını belirterek artık bu sistemin değişeceğini, göçmenlik politikalarını gözden geçireceklerini ve Obama’nın sağlık sisteminin kongre tarafından kaldırılması gerektiğini açıkladı.

Bu konuşmadan sonra piyasalarda Amerikan tahvil faizleri yükseldi, FED’in (Amerikan Merkez Bankası) Mart ayında faiz arttırım beklentisi %80’e çıktı. 2017 yılındaki faiz arttırımın sayısı nerdeyse üç olduğu kesinleşti. Dört diyen piyasa analistleri de oldu.

Yeni açıklanan Bej Kitap raporuna göre Amerika’da büyümede ılımlı seyir istihdamda sıkılaşma ve fiyatların arttığı açıklandı. İmalat endeksi PMI 2014’ten bu yana en güçlü yükselişini yaptı. Dolar endeksi bu yazının yazıldığı an itibariyle 102’ye dayandı. (101,960)

Bu gelişmelerin etkisi ile ülkemiz negatif ayrıştı ve dolar karşısında değer kaybetmeye başladı. T.C. Merkez bankasının son dönemde endirekt faiz artırımı (yaklaşık 240 baz puan) ortalama fonlama maliyetinde ve reeskont döviz kredisi borçların 3,53 kuruyla Türk Lirası ödenmesi kolaylığı getirmesiyle dolar karşısında değer kazanmaya başlayan Türk Lirası tekrar değer kaybetmeye başladı.

Yüksek Amerikan faizleri ve güçlü dolar ortamında faizlerin yükseleceği kesin gibi. Para politikasının icrasında 2017 yılında çok dikkatli olmalıyız. Gerek ithalat ödemeleri ve gerekse reel sektörün yurtdışı döviz borçları (ki bu borcun %80’i 2000 firma üzerinde; tek iyi konu bu büyük firmalar borçlarını yönetebilen ve “hedge” konusunu bilen firmalardır) nedeniyle dış finansman ihtiyacı yüksek olan ülkemizde döviz-faiz ikileminde alınacak kararlarda proaktif davranılmalı. Referandum nedeniyle popülist olunmamalı.

Şubat ayında iki haneli enflasyon gördük. Büyümedeki yavaşlamanın ve işsizlikteki azalmanın da kısa zamanda gerçekleşemeyebileceğini göz önünde tutarsak ekonomi politikasındaki kararların önemi bir kat daha ortaya çıkmaktadır. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...