FED faiz arttırınca, beklentiler alınıp, gerçekleşmeler satıldı

17.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Amerikan Merkez Bankası (FED) beklentilere paralel çeyrek puanlık faiz artışı yaparak faizi 0,75-1,00 aralığına getirdi. Amerikan ekonomik verileri başta büyüme, enflasyon ve istihdam olmak üzere iyileşme gösterince FED de doğal olarak faiz artırımına gitti. Hala Trump’ın genişlemeci maliye politikalarının ayrıntıları belli olmadı. Gri alanlar var. FED de doğal olarak piyasalara aktif olduğu izlenimini verdi.

FED’in bu kararını piyasalar önceden satın aldığından Amerikan doları düşmeye başladı. Gelişmekte olan piyasalarda yerel paralar TL’de dahil olmak üzere dolar karşısında değerlendi. Bu değerlenmenin bir diğer nedeni de FED’in; piyasaların dört kez faiz arttıracağı beklentisinin aksine 2017 de toplam üç kez faiz arttıracağını açıklaması oldu. Bu gelişmeler sonucu TL 3,72’lerden 3,67’lere kadar düştü.

2008 krizinden bu yana FED’in bilanço büyüklüğü 500 milyar dolardan varlık alımları yoluyla dokuz kat artarak 4,5 trilyon dolara gelmişti. Bu bilançonun küçültülmesi de piyasalarda konuşulmaya başlanmıştı. FED başkanı Yellen, küçülme konusunda henüz karar vermediklerini açıkladı. Gerek, 0,25 puanlık faiz artışı, gerek 2017 de toplam üç kez faiz artırımına gideceğinin belli olması ve gerekse bilanço küçültülmesine henüz karar vermediklerinin açıklanması gerçekleşmelerin satılmasına neden olarak TL’da dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin paraları ve altın değer kazandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu kararın ertesi günü Para Politikası Kurulu toplantısında dolar endeksinin düşüş avantajıyla geç likidite faizinde 0,75 puanlık arttırınca gitmesi isabetli olmuştur.

Enflasyonun çift hanelere geldiği ortamda Merkez Bankası, maliyet yönlü gelişmeler ile gıda fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle geç likidite penceresindeki faiz oranını 11,00 den 11,75 e yükseltmiştir.

Enflasyon görünümde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği ifade edilmiştir. Bankanın marjinal fonlama maliyetinde artışa gidilmeksizin geç likidite penceresinde artış yapılması mevcut fonlama ağırlığının korunması halinde ortalama fonlama maliyetini (Bankaların Merkezden borçlanma maliyetleri) %11,45’lere kadar yükseltecektir. Bu sıkı duruş sonrası TL’nın dolar değeri pozitif ayrışarak 3,64’lere kadar geri geldi.

Referandum tarihine kadar Para Politikası Kurul toplantısı yapılmayacağı hususu göz önünde tutulacak olursa Merkez Bankasının bu uluslararası konjonktür koşullarını da (doların düşme trendi) değerlendirerek politika faizinde olmasa bile geç likidite penceresinde faiz artırım kararı alması isabetli olduğu gibi bankanın prestijine katkı açısından da faydalı olmuştur. (uysalsaim@gmail.com)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar