Dış ekonomik ilişkilerde ülke imajı önemlidir

31.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dış politika uygulamaları ve güvenlik alanlarındaki gelişmeler, doğal olarak ekonomik durumumuzu olumsuz yönde etkilemektedir. Ülkemiz ile ilgili dış algının olumsuzluğu, komşularla ve müttefik ülkelerle yaşanılan gerginlikler bu olumsuzluğu destekleyen ana unsurlardır.

Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, Ocak ayında  net doğrudan yatırım girişi bir önceki yılın aynı ayına nazaran % 46,8 oranında bir düşüşle, 1 milyar 129 milyon dolardan 601 milyon dolara gerilemiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar, ihracatla birlikte cari açığın finansmanında en güvenilir kaynaktır. Ek sermaye yanında, yeni teknolojiler getirebilir ve uluslararası niteliği ile, geniş pazar imkanları da sağlayabilir. Yabancı sermayenin yatırım kararı tercihlerinde; güvenlik, karlılık, ekonomik ve siyasi istikrar, hukukun üstünlüğü ve kurumların sürekliliği ile bağımsız karar alabilme yetenekleri rol oynar.

Kabul etmek gerekir ki, ülkemizdeki mevcut koşullar, bugün için, dış yatırım kararlarını ülkemiz lehine çevirecek yeterlilikte değildir. Yurt içindeki gerginlikleri bir tarafa bıraksak bile, doğrudan yabancı yatırımların üçte ikisine sahip Avrupa ile ilişkilerimiz olması gereken düzeyde değildir. Yabancı sermayenin, raporlarını dikkate aldığı uluslar arası derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri de olumsuzdur. Nitekim, bu kuruluşlardan bir olan Moody’s Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan, negatife düşürmüştür. Kuruluş,  not görünümü düşürümüne gerekçe olarak, ülkenin kurumsal gücündeki süregelen aşınma, büyüme görünümündeki zayıflama, bütçe ve dış finansmana yönelik artan baskılar ve Türkiye'nin sonuç olarak yaşadığı kredi şoku riskindeki artışları göstermiştir

Turizm sektöründeki sıkıntılar daha bir süre devam edeceğe benzemektedir. Rusya’dan gelecek turist sayısının. uçak düşürme olayından önceki düzeyine çıkıp, çıkamayacağı henüz bilinmemektedir ama son siyasal gelişmeler nedeniyle Batı’dan gelecek turist sayısında bir azalış olacağı kesin gibidir. Bu durum istihdam hacmini daraltacak ve işsizliği daha da arttıracaktır.

Rusya ile olan ilişkilerimiz, turizm yanında, müteahhitlik sektörünü ve ihracatımızı da etkileyecektir. İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler iyileşmeye başlamış ancak sorunlar tam anlamı ile çözülememiştir. Rusya, ihracatımızda önemli yer  tutan domates. salatalık, tavuk ,armut, çilek, üzüm ve elma gibi yaş meyve ve sebzeye koyduğu ambargoyu kaldırmamıştır. Türkiye, Rusya’ya her yıl 1 milyar dolara yakın yaş meyve sebze ihraç etmektedir. Söz konusu ürünlerin ihracatında Rusya ilk sıradadır.

Türkiye de, Rusya’nın bu tutumuna karşılık, bu ülkeden buğday, arpa ve yağlı tohumlar ithalatına sınırlama getirmiştir. Bu tür çekişmelerden, müzakerelerle çözülememesi halinde, iki ülkenin de zarar göreceği açıktır

İhracatımız, küçük ölçekli artışlar dikkate alınmazsa, gelişme göstermemektedir. Şubat ayı itibariyle son 12 aylık dönemdeki artış sadece %2,6 ve aynı dönemde toplam ihracat 143,2 milyar dolardır. Bölgedeki gerginlikler ve ülke imajının uygun olmaması zaten yapısı ileri teknoloji içermeyen ihracatımızın artışını sağlayamayacaktır. Yeni ihracat bölgelerine, yeni tanıtım araçlarına ihtiyaç vardır. Uluslararası fuarların daha çok teşvik edilmesi, alım heyetlerinin arttırılması bu alanda düşünülecek önlemler arasındadır.

İhracatçılara, gerçekleştirdikleri ihracat miktarına göre değişen sayıda yeşil pasaport verilmesi ilke olarak doğrudur. İhracatçıların daha kolay hareket etmelerini sağlar ve moral kaynağı olur. Ancak, ihracat miktarları yanında, ihracat artışı sağlayanlara, yeni ihracat bölgelerine gidenlere ve yeni sektör veya ürünleri ihraç kalemleri arasına dahil edenlere pozitif ayrımcılık yapmak daha doğru olurdu diye düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar