Dünya devi müjdeyi verdi!.. Ümraniye Metrosu’nda cep çekecek

31.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Onu ilk defa TÜSİAD’ın Çin ile ilgili toplantısında görmüştüm. Sevgili dostum Huawei Türkiye Kurumsal Pazarlama İletişimi Direktörü Mine Zaim Özcan tanıştırdı. Artık Marco Xu ile tanışıyoruz. Sadece Türkiye değil, Huawei’nin Orta Asya ve Kafkasya Kurumsal İletişim Bölge Başkan Yardımcısı olarak çalışıyor. Marco Xu ayaküstü sıcak bir sohbetimiz oldu. Kendisine çok sayıda ülke bağlı olduğu için bir türlü buluşma şansımız olmadı. Sonunda bir gün Mine Zaim aradı. Randevulaştık. Uzay üssü gibi denilen Huawei’nin Ümraniye’deki tesislerinin yolunu tuttuk.

Sıcak bir karşılama ardından Çinli tarzı kart alışverişi ve sunum başladı. Çok güzel hazırlanmışlardı. Marco Xu Orta Asya ve Kafkasya Kurumsal İletişim Bölge Başkan yardımcısı olmasına karşın hem Türkiye’yi, hem de dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip etmişti...

Sunumun ilk slaytından Huawei’nin Fortune şirket sıralaması bir yıl da 41 basamak birden yükseldiğini gördük.

41 kere maşallahı hak eden şirketin dünya liginde 128’inci sıraya yerleştiğini öğrendik. Bu sıçrama bir tesadüf mu ya da şans mı yoksa bilinçli bir çalışmanın sonucu mu!..

Yanıt Huawei Orta Asya ve Kafkasya Kurumsal İletişim Bölge Başkan Yardımcısı Marco Xu’dan geldi: “Gelirlerimizin yüzde 10 ile 20 arasında bir ARGE yatırımı yapıyoruz. ARGE bizim için olmazsa olmaz...”

Sonra anlatmaya devam etti:

  • Dünya genelinde 180 bin çalışanımız var.
  • İş gücünün neredeyse yarısı ARGE odaklı çalışıyor.
  • 30 binden fazla Çinli olmayan, değişik ülkelerden çalışanımız var.
  • Bazı ülkelerde üst yöneticiler o ülkeden atanıyor. Hatta bazı ülkelerde genel müdürler bile Çinli değil.
  • 170’den fazla ülkede hizmet sunuyoruz.

Sonra sözü Türkiye’ye getirdi:

  • Türkiye’de yazılım üstüne ARGE tesisi bulunuyor.
  • Hatta Türkiye’yi inovasyon üssü olarak görüyoruz, bu nedenle Müşteri Deneyim Merkezi var.
  • Türkiye’de 2G ve 3G altyapılarında da bulunduğumuz için pazarda oldukça deneyimimiz var.
  • Ama 4.5G altyapısında pazar lideriyiz. 5G’de de öyle olmayı hedefliyoruz.
  • Türkiye’de 5G için Huawei hazırlıklarını büyük bir hızla sürdürüyor.
  • Önceki hafta TürkTelekom ile de bu amaçlı ortak çalışma mutabakatı imzalandı. Geçen iki yıllık süre içerisinde de Vodafone ve Turkcell ile de 5G konusunda ortak çalışma mutabakatı imzalamıştık.
  • Sadece GSM firmalarına alt yapı satan bir firma değil birçok alanda faaliyetimiz var.
  • Türkiye’de 1500 çalışanımız var, burada çalışanların yüzde 92’si Türk...
  • Huawei dolaylı olarak da 5 bin kişiye iş sağlıyor.
  • 2002’den beri 106 milyon dolar vergi ödendik.

5G herkese yarayacak

Bu notları aktarırken kurdukları sistemin altını çiziyor ve bunu çok önemsediklerini şu cümlelerle aktarıyor:

“Open Lab projesi firmalara gelip kendi ürün yazılım ve çözümlerini deneyebilecekleri bir ortam sunuyor. Bunu çok önemsiyoruz. Yani biz Huawei olarak platform sunuyoruz. Firmalar da kendi ürünlerini adapte edip, test edip, geliştirip hazır edebilsinler diye... Böylece 5G’deki gelişmelerden çok geniş bir kesim yararlanacak. Türkiye kendi 5G uygulamalarını  kendisi yapacak. En azından yerlilik yüzdesi artacak.”

Sonra işi farklı bir noktaya getiriyor Marco Xu... Akıllı şehirler konusuna giriyor. Anlatıyor ve önemli bir bilgiyi paylaşıyor bu arada:

“Ümraniye Metrosu’nda cep çekecek”

“Smart City /Akıllı Şehirler için dünyanın başka ülkelerinden projeleri fikirleri uygulamaları İstanbul’a getirmek için görüşmeler yapıyoruz. Çok önemli gelişmeler var. Metro ve trenlerde GSM erişimi için çözümler üretiyoruz. Mesela İstanbul’da ilk defa Ümraniye metrosunda GSM çalışacak, internet olacak. Açıldığında bunun uygulaması da devreye girecek.”

Türk mühendislerinin yazılıma ve teknolojiye yatkınlığının özellikle altını çiziyor Marco Xu ve ekliyor:

“Türkiye’de ARGE’de 390’dan fazla çalışanımız var... 2017 sonunda bu sayının 450’yi geçmesini hedefliyoruz. Bugüne kadar toplam 82 proje geliştirildi, 27 ülkeye Türkiye’de üretilen yazılım çözümleri ihraç edildi, 111 farklı yazılım versiyonu üretildi. Türk mühendisleri çok çalışkan, Avrupa’ya oranla maliyetler uygun.”

Evet, bunu söylüyor ve bu konuda kendilerinin de akademik dünyaya destek olduklarının belirtiyor ve son önemli projeyi paylaşıyor...

 

Türkiye yazılıma yönelmeli

Türkiye’de önemli çalışmalar yapıyoruz. BTK ile çok önemli görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerde hardware (donanım) yerine Türkiye’nin milli katkısının software (yazılım) alanında olmasının daha faydalı olabileceğini anlattık. Anlatmaya devam ediyoruz. 5G ihalesinde “yerli” şartının yerli yazılım ile karşılanabilmesinin önemine değindik. Hardware üretim insan gücünün çok ucuz olduğu ve bir prototip e göre üretimin mümkün olduğu uzak doğu ülkelerinde daha uygun çünkü maliyetler çok avantajlı. Fakat yazılım için insan beyni önemli yaratıcılık önemli yazılım artık donanımdan daha öne çıkıyor ve Türkiye için daha önemli olduğunu görüyoruz. Üniversiteler ile çalışıyoruz 7 üniversiteden toplam 15 öğrenci “Seeds for the future (Gelecegin Tohumları” projesi kapsamında başarılı ögrencileri seçilerek Çin’e gönderiyoruz.  Huawei ile tanışıyor hem de Çin’I gezip çin kültürünü öğreniyor. Üniversitelerde teknoloji alanında “Bilişim” sınıfları açılıyor. Huawei de ürün ve alt yapı desteği veriyor bu oluşumlara, böylece öğrenciler teorileri pratikte deneme uygulama şansına kavuşuyor. 

Turizmin en cesur kardeşleri

Turizmin kalbinden vurulduğu yer İstanbul... Bir zamanların yıldızı Taksim’de, Talimhane’de oteller yüzde 35 dolulukla çalışıyor. Sıkıntı büyük...

Ama umudunu kaybetmeyenler var... İşte onların başında Elite World Hotels Satış ve Pazarlama Müdürü Emel Elik geliyor...

İki kardeş Coşkun ve Emel Elik kardeşler biri yatarımda diğeri pazarlamada frene basmadan, ama kontrollü bir şekilde yönetiyorlar Elite Word’ü...

Bugüne kadar İstanbul Taksim’de Elite World Prestige, Elite World İstanbul, Florya’da Elite World Business, Van’da Elite World Van ve Marmaris’te Elite World Marmaris ile yola devam eden iki kardeş son olarak zincirin en büyük halkasını açtı.

120 milyon dolarlık yatırımla Elite World Europe hizmete açıldı. İstanbul Güneşli Basın Ekspres Yolu’nda tam 401 oda, 802 yatak kapasitesi ile bir dev tesis turizmin sıkıntılı günler yaşadığı bugünlerde devreye girdi.

Açılış sektörde moralleri düzetti. Hatta geçtiğimiz ay otel yok sattı. Bugünlerde normal seyrine dündü. Düğünde edata kampanya varmış gibi sıra oluştu. Otel yetkilileri düğünlerin morallerini düzelttiğini söylüyor.

İki kardeş direniyor dedik ya... Bakın işin yatırım ayağındaki ismi Elite World Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Elik bu direnişi nasıl anlatıyor:

“Sektörümüz özellikle son 2 yıldır oldukça zorlu bir sınav veriyor. Elite World Hotels olarak ülkemize güveniyoruz ve yakın gelecekte turizmin yeniden eski performansını kazanacağına inanıyoruz. Bu nedenle yatırımlara ara vermeden devam ediyoruz. Elite World Europe’u 120 milyon dolarlık yatırımla hizmete açtık. Burası zincirimizin en büyük oteli. 2018’de 120 milyon dolarlık ikinci yatırımımız Elite World Asia’yı Maltepe’de açacağız. 2019 yılında ise Sapanca’da Elite World Sapanca’yı hizmete açacağız. Sizlere her yıl bir yeni yatırım müjdesi vermekten mutluluk duyuyoruz. Umarım Elite World’un hızı sektöre de bir ümit kaynağı olur”

Bu sözleri duyunca Emel Elik’in en sıkıntılı günlerdeki vurgusunu hatırlattım. Şöyle demişti:

“Mutlaka bir yol bulmalıyız. Sıkıntı bizim. Ben Talimhane’de otel açılmadan odaları satmıştım. O günlerden bugünlere geldik. Ama bu günleri de aşmak zorundayız. Bu ülke bizden bunu bekliyor. Bu yıl içinde işlerin düzeleceğini düşünüyorum. Yeni yollar, yeni pazarlama teknikleri bulmalıyız. Ekipleri ona dizayn etmeliyiz. Artık hiçbir şey kolay değil. Ama biz zor şartlarda da liderliği yakalamaya çalışmalıyız. Pazarlamada yeni teknolojiler kullanmalıyız. Türkiye ve İstanbul’u daha çok anlatmalıyız. Terör her yerde oluyor.  Biz bir başka Paris’ten, Londra’dan daha az güvenli değiliz.”

Duayenle birlikteler

Turizm sektörünün duayen isimlerinden Ünsal Şınık, Elite World Hotels Zincir Genel Müdürü olarak görev yapıyor.  Onun söyledikleri de çok önemli:

“Zincirimizin en büyük halkası olan Elite World Europe Hotel’de çok özel bir hizmet tanımı kurguladık. İş dünyası bugüne kadar B2B ve B2C iş modellerini konuştu. Yeni nesil toplantı konsepti olarak tanımladığımız ‘B2H: Business to Hapiness’ ile sektöre büyük bir farklılık ve farkındalık kazandıracağız. Elite World Europe, bu anlamda gerek mimarisi, gerek kapasitesi, gerekse hizmet yaklaşımı ile zincirin en kapsamlı yatırımı ve bölgenin en gösterişli oteli oldu. Toplantı salonları son teknolojiye göre yapıldı. Sağlık kulübü yaklaşık 2 bin kişiye hizmet verebilecek. Tüm Elite World otellerinde bulunan outlet’ler bu otelimizde de yer alıyor.”

 

Mermercilerin en teknolojik atağı

Ali Kahyaoğlu dünyayı dolaşıyor... Daha çok Türk mermeri satmak için günde 25 saat çalışıyor. Bir de kendine güveniyor. Büyük mücadele sonunda İstanbul’da yeni yapılan havaalanında Türk mermerinin kullanılmasını sağlayacak.

Ali Kahyaoğlu’nun son çıkışı dünyanın en büyük gayrimenkul etkinlikleri arasında gösterilen MIPIM’de oldu.

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) tarafından uluslararası gayrimenkul fuarı MIPIM 2017'de Türk doğal taşları muhteşem bir gösteriyle tanıtıldı.

İMİB Türkiye’nin en değerli ihracat ürünlerinden olan doğal taşı tanıtmak ve ihracatını artırmak amacıyla Cannes’da tam bir çıkarma yaptı.

Ali Kahyaoğlu gelememişti ama İMİB Başkan Yardımcısı Rüstem Çetinkaya oradıydı. Birlik olarak ilk kez katılmışlardı... Bu önemli atağı şöyle anlattı Çetinkaya:

  • Amaç “Turkish Stones” markasını tanıtmak. Birebir görüşmeler yapmak.
  • Fuarda olmamızın temel nedeni ‘Turkish Stones’ markamızın bilinirliğini artırmak.
  • Çünkü MIPIM uluslararası bir platform. Dünyanın önemli mimarlarının yanı sıra global yatırımcılar, müteahhitler, inşaat firmaları burada.
  • Dolayısıyla bu aslında herkesin arayıp da bulamayacağı, gayrimenkul dünyasındaki bütün oyuncuların birleştiği önemli bir pazar.
  • Geçen sene fuarı etüt ettik ve bu sene de katılmaya karar verdik. Türkiye'deki doğal taş çeşitliliğini, aslında gücünü, dünyada biraz daha fazla bilinen ülkelere nazaran kendi markamızı öne çıkartmak istedik.
  • Aslında bir imaj çalışması yaptık. Burada yakaladığımız iş fırsatlarını daha sonra kendi üyelerimizle buluşturacağız.
  • Buraya farkındalık yaratmak amacıyla katıldık. Daha önceki fuar katılımlarımız genelde taşlarımızı sergilemek ve çeşitlerimizi göstermekten ibaretti.
  • Burada ise biraz daha sanatla bütünleşmek, Türkiye'nin kültürel bakış açısını ortaya koymak istedik.
  • Çağla Cabaoğlu’nun artistik direktörlüğünde, sanatçı Ozan Türkkan’ın tasarladığı yeni medya üç boyutlu görsel bir çalışma hazırlandı.
  • Mermer ocaklarından başlayan ardından fabrika prosesleri ve taş çeşitliliğini gösteren bir proje oldu.
  • Ayrıca doğal taşa modern bir yorum getiren ve sanatsal kurgusu olan stant tasarlandı. Böylece çağdaş sanatla doğal taşı buluşturmayı amaçladık.
  • Bu çalışmamız çok ilgi gördü ve istediğimiz etkiyi sağladık. Markamızı pekiştirmek için uluslararası platformlarda bu ve benzeri çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...