Geleceğe bakmanın ağırlığı...

21.4.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünya rekabet koşullarında hukuk, demokrasi, özgürlükler toplumu olmak, halkımızın çıkarları açısından ne kadar gerçekse; Anayasa değişikliği kanun teklifinin halk oylamasından çıkan sonucu (hukuksal itirazlar sonucu değiştirmezse) bir o kadar gerçektir.

16 Nisan referandumu ile halkımız, anayasa değişikliğine onay vererek, hükümet sisteminde yapılacak kapsamlı değişikliğe az farkla da olsa "evet " demiştir...

Fakat Türkiye'nin okur yazar oranı yüksek, milli gelirin yüzde 80'ni üreten, dünyayı tanıyan, hukuk devleti ve demokrasinin nimetlerini bilen büyük şehirleri , "hayır" demiştir.

Buna bir de anayasanın hazırlanışından kampanya sürecine ve oylama gününe kadar görülen adaletsizlikleri, eşitsizlikleri, YSK'nın hukuk dışı uygulamalarını koyarsak bu anayasanın bir toplumsal uzlaşma metni olmadığını görürüz.

Şimdi yöneticilere düşen tıpkı bir orkestra şefi gibi; toplumun farklı kesimlerinin seslerine kulak verip çoğulcu ve uzlaşmacı bir siyasi kültür oluşmasına katkıda bulunmak olmalıdır.

Demokrasiye inanan ve isteyen vatandaşlara düşen de; şimdi daha güçlü bir Türkiye için, toplumsal dayanışma içinde ve zaman geçirmeden geleceğe bakmanın yolunu aramak olmalıdır.

"Evet" ve "hayır" diyenler, farklı düşünse de unutulmaması gereken gerçek, aynı ülkede, aynı geleceği birlikte yaşamak zorunda olan vatandaşlar olmamızdır.

Önemli olan birbirimize olan "saygı" ve "hoşgörümüzü" kaybetmeden bir arada durmasını bilip geleceğe birlikte bakabilmektir!..

Çünkü toplumları asıl demokratik yapan değerler bunlardır...

Halk oylamasına giden süreçte tüm tarafların dile getirdiği güçlü demokrasi, güçlü ekonomi, istikrar güvenlik taahhütleri doğrultusunda yapılması gereken kurumsal reformların şimdi gündeme alınma zamanıdır.

Bu yapısal reformların yapılması daha önceki dönemde de dile getirdiğimiz gibi bugün de ülkemizin ve halkımızın milli çıkarları doğrultusunda bir an önce yapılması gerekenlerdir.

Bunların en başında gelen de, iletişim ve bilgiye erişim hakkının güvence altına alınmasıdır.

Özgür medya ve internet ortamının güçlendirilmesi, siyasi partiler ve seçim yasalarında reform yapılması, kamu yönetiminde "liyakat" kriterlerinin tavizsiz uygulanması, yargı erkinin anayasada yazdığı gibi bağımsız ve tarafsız kalmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması, uygulamaların yürürlüğe konması, hem ülkemizin demokratik ve ekonomik gelişmesini sağlayacak hem de uygar ülkeler arasında saygınlığını arttıracak olan yapısal reformlardır.

Parlamenter sistem bitmiştir! Bu doğru...

Şimdi yeni bir hükümet sistemi yürürlüğe girecektir...

Denge denetleme mekanizmaları açısından parlamenter sistemde de sıkıntılar vardı; bu sistemde ise denge denetlemenin yok denecek kadar az olduğunu referandum öncesi de hep söyledik.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde en kısa zamanda denge denetleme temelinde sistemi güçlendirecek düzenlemelerin yapılması gerektiğine inanıyor ve bunu talep ediyoruz.

Yargı, yasama ve yürütme alanında hukukun üstünlüğü, şeffaflık, katılımcılık ilkelerinin temel alındığı kapsamlı kurumsal reformların yapılması seçim sürecinde gerilmiş toplumu rahatlatacak, endişeleri dağıtacaktır.

Bundan önceki yazılarımda da Türkiye'de demokrasinin güçlenmesi için kurumsal reformlar ve bu yolla denge denetleme mekanizmalarının güçlenmesi üzerinde hep durdum.

Türkiye demokrasisinin en büyük eksiği gerek devlet - hükümet ilişkilerinde gerekse devlet - vatandaş ilişkilerinde ve hükümet -  muhalefet ilişkilerinde kurumsallaşmanın çok zayıf olmasıdır.

Bu nedenle önümüzdeki günlerde yapılacak tüm değişiklikleri daha adil ve demokratik bir ülkede yaşama imkânını güçlendirecek fırsat olarak görüp çalışmaya şimdiden başlamalıyız.

Siyasetler ve gündemler değişir, yeter ki biz aynı ülkede aynı yaşamları paylaşan vatandaşlar olarak birbirimizi farklılıklarımızla kabul etmesini bilelim, uzlaşarak sorun çözmesini öğrenelim. Saygı ve hoşgörümüzü kaybetmeyelim.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar