“Müslüman” Atatürk’ü halka götürmek!..

12.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Bakıyorum, sözlükte ne kadar “hakaret” sözcüğü varsa, “o adamlar için” kullanmakta yarışılıyor; işin en kolayı bu!..

Aç, “hakaretler sözcüğünü” hangi hakareti yakıştırıyorsan, konuşmanda ya da yazında onları arka arkaya sırala, sonra da “Görevimi yaptım” diyerek, başını yastığa koy, “rahat rahat” uyu!..

Evet, açık açık söyleyeyim, “Atatürkçü, Kemalist geçinenlerin”, yani “hepimizin yaptığı bu!..”


Biraz daha öne çıkanlar, “o hayasızların, yalan söylediklerini, iftira attıklarını belgelerle ortaya koymaya çalışıyorlar”; işte o kadar; ama onları kim dinliyor, kim okuyor; “kendileri gibi, yani bizim gibi düşünenler!..”

Sonra, “o hayasızların yeni hakaretleri, TV ekranlarına, gazete sayfalarına, konferans halinde kürsülere yansıyınca”, yeniden başlıyoruz, yarışa; “kim onlara daha fazla hakaret edecek” yarışına!..

Yetiyor mu, yetmiyor, “bir şeyler” değişiyor mu, değişmiyor; sadece “göstermelik” bir savcılık soruşturması”; o kadar!..

Bakınız, ben “Kemalist değilim”, dahası “Atatürkçü de değilim”; zira “Kemalizmin, her ‘izm gibi’ tarihin yaprakları arasına gömüldüğüne” inanıyorum; “Atatürkçülüğü de, ‘İslamcılık gibi’ bir militan inanç hâline getirildiğini gördüğümden” çoktan terk ettim.

Ben “Müslümanım, İslamcı değil”; ben “Allah’ın, Kuran’ın, Muhammed’in yolundan giderim”, İslam’da olmayan, “olmaması gereken” ruhban sınıfının doğması ile ortaya çıkarak İslam’ı yüzlerce parçaya bölenlerin “uydurduğu” İslamcı “sapkın yolları” hep reddettim, reddederim.

Aynen “Müslümanlık anlayışım gibidir”, Atatürk’ü anlayışım. İslam’da nasıl Allah ile arama, “Kuran ve Hazreti Muhammed’ten başka kitap ve insan sokmamışsam”, Atatürk’le de arama, bugüne kadar Nutuk’tan başka bir kitabı ve kimseyi sokmadım”, sokmam. Ben “kendi okuduğum, kendi anladığım, kendi sevdiğim ve inandığım kendi Atatürk’ümün yolunu, kendim buldum” ve o yoldan bugüne kadar ayrılmadım, “ölene kadar da ayrılmam!..”

“Çü’lü, çi’li, cü’lü, ci’li takılar” beni hep ürkütmüştür ve aklıma çoğu zaman “ticareti, satışı, kazancı, menfaati” getirmiştir, örneklerini çok görmüşümdür!..

“Öyle” ruhbanlar tanımışımdır ki, “küçücük çocuklara musallat olmuşlardır”, öyle “Atatürkçüler tanımışımdır” ki, “ordudan, rüşvetle iş yaptıkları için kovulmuşlar” ama, “Atatürk adını taşıyan derneklere üye, hatta yönetici bile olmuşlardır!..”

İşte onun için “bu ülkede Atatürk’ümüzü ‘ölümsüz’ olarak yaşatmak istiyorsak”, Atatürk’ün yolunu yol seçenlerin, Atatürk’ü sevenlerin bana göre “yapacağı ilk şey”; bu hayasızların yapmak istediklerine, “aynı silahla karşılık vermektir!..”

Aslında bunu devletin, Milli Eğitim Bakanlığı kanalıyla okullarda, Diyanet İşleri kanalıyla camilerde; Kuran kurslarında, dahası “en yaygın eğitim örgütlerimizden biri olan” Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kışlalarda yapması gerekir ama, yapmıyorlar, yapamıyorlar, yaptırılmıyorlar!..

Öyleyse “Atatürk’ün yolunda gidenlerin yapması” gerek; “Atatürk’ü savunmak ve Nutuk’u dağıtmak” da elbette “bir şeydir” ama asıl yapılması gereken şudur:

“Okuma yazma bilen” herkesin, 10 yaşından 100 yaşına kadar yaşayan Türk vatandaşlarının, “kadının, erkeğin, gencin, ihtiyarın okuyup anlayacağı bir üslup ile yazılmış, bir kitapçık hazırlamak” ve bütün yurda (BEDAVA) dağıtmak!..

Ne kitabı; “Atatürk’ün İslam Dini, Kuran – ı Kerim ve Hazreti Muhammed için neler söylediğini, Balıkesir Hutbesi başta, İslam’ı, Kuran’ı, Muhammed’i nasıl anlattığını, Ezanı ve Kuran’ı neden “TÜRKÇE OKUTMAK” istediğini, İslam Dini için neler yaptığını” anlatan, çok değil 70 / 80 sayfalık bir kitap!..

Edirne’den Kars’a, Hakkari’ye, Sinop’tan, Antakya’ya, Datça’ya kadar her yerde, herkese ulaşacak bir “dev adım!..”

Üstelik de, bu kitap “sadece Diyanet’in Atatürk ve Din ile ilgili olarak bastırdığı kitaplardan yapılacak alıntılar ile” hazırlanmalı ki, “bu hayasızların söyleyecek sözleri” kalmasın!..

Ve benim halkım, benim milletim, benim gencim, bu hayasızların “Atatürk’ü ‘dinsiz ve kafir olarak tanıtmak için’ ortaya attıkları iftiraları, yalanları” görsün ve “yüzlerine tükürsün!..”

“Onlara inanan” benim saf vatandaşlarım, gençlerim, “kimin çirkin ve tüyler ürpertici yalan ve iftiralarıyla İslam’a, Kuran’a ihanet ettiğini, kimin günahkar ve kafir olduğunu” anlasın!..

“Atatürkçü” partiler, Atatürkçü sivil toplum örgütleri, Atatürkçülerin iktidar olduğu belediyeler, Atatürkçü yazar – çizerler, Atatürkçü ekranlar, gazeteler neredesiniz; “bunu yapmak” çok mu zor?..

Evet, “İşte Atatürk / İşte İslâm Dini / İşte Gerçekler; ey Türk Halkı, oku ve bu hayasızları göm” demek ve bunun için gereğini yapmak çok mu zor?..

 

İnternetten al haberi!..

Çok değil, 10 yıl önce, dünyanın en büyük beş şirketi şöyleymiş:
1- Exxon Mobil 540 milyar dolar.
2- General Electric 463 milyar dolar.
3- Microsoft 355 milyar dolar.
4- Citigroup 331 milyar dolar.
5- Bank of America 290 milyar dolar.

Bugünün listesi ise şöyle:
1- Apple 794 milyar dolar.
2- Google 593 milyar dolar.
3- Microsoft 506 milyar dolar.
4- Amazon 429 milyar dolar.
5- Facebook 414 milyar dolar.
İki listede sadece Microsoft var ve de üçüncü; ama dikkat eden, “ilk” liste “gerçek” dünya, “ikinci” liste ise “sanal” dünya!..

Dünya nereye gidiyor, belli de; ya insanlık?..

Sözün Özü

 

 

Nereye?..

Çok açık olarak görülüyor ki, “Amerika da, Rusya da, PKK ve paydaşları ile Suriye konusunda anlaşmışlar, bizimle masa tenisi oynar gibi oynuyorlar” ve istiskal ediyorlar!..

Türkiye, “Dış politikada, büyük Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ politikasının terkedildiği” ve de “İç politikaya, tabana dönük ‘altı doldurulamayan’ Höt Höt politikasının onun yerine konulduğu” bir rotada, yelkenleri boşalmış, dümeni bozulmuş ve esen günlük rüzgarlara kendini kaptırmış, meçhule giden” bir gemiye döndü; çok yazık!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...