Çıkış yolu

2.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son dönemde, dünya siyaseti ve ekonomisi önemli çalkantılar yaşıyor. Ülkeler ve halklar, adeta bir meddi cezir yaşarmışçasına dalgalanıyor. Görünen o ki, siyasal ve ekonomik gelişmelerin debisi yükseliyor.

Siyaset ve ekonomi alanlarındaki bu alt üst oluşlar, toplumsal yaşamın diğer alanlarını da doğrudan etkiliyor. Sınıfsal ve toplumsal katmanlar yeni arayışlar içinde. Hayatın içinde yeni duruşlar, yeni konumlanmalar oluşuyor.  

Böylesi bir süreç, siyasal, ekonomik ve sosyal anlamda yeni arayışları ve doğal olarak yeni savrulmaları da beraberinde getiriyor. 2017’lerin dünyasında, yeni bir çıkış aranıyor…

 

Küreselleşme ile sağ popülizm arasında sıkışmışlık
Sosyalist sistemin çöküşü ile birlikte, 1990’lı yıllardan itibaren dünya tek kutuplu hale geldi. Küreselleşme adı verilen bu dönemde, dünya kapitalizmi adeta ‘tek kale’ oynadı. Neo-liberal anlayış tam anlamıyla egemen oldu. 20’nci yüzyıldan 21’inci yüzyıla geçilirken, bütün dünyada küreselleşme rüzgârları esti. Bu rüzgârlar, insanlık için, ülkeler ve halklar için, yeni umutları ve yeni beklentileri de beraberinde getirdi.

Söz yok, ilk dönemde, dünya ekonomisinde yaşanan olumlu iklimin de etkisiyle, bu beklentilerin bir bölümü görece karşılandı da… Ancak, özellikle 2008 uluslararası krizinden sonra, rüzgârların yönü değişti. Küreselleşme denilen rüzgâr, kendi yarattığı sorunları aşamaz hale geldi. Sorunlar büyüdü, işsizlik yaygınlaştı, yoksulluk arttı. Öncelikle yoksullardan ve mavi yakalılardan başlayarak hoşnutsuzluk yükseldi. Ekonomideki alevler büyüyüp yaygınlaşarak, orta sınıfları da içine aldı. Giderek beyaz yakalılar da homurdanmaya ve seslerini yükseltmeye başladı.

Bu durum yeni arayışlara yol açtı. İşte bu yeni arayışa karşılık vererek ortaya çıkan, küreselleşme karşıtı görünen sağ popülist (bir başka tanımla yeni faşist) anlayış, kitleler için yeni bir sığınma noktası oldu. Ama aslında bu tam bir sıkışma, yağmurdan kaçarken doluya tutulma haliydi.

 

Yeni bir seçenek üretmek
Küreselleşmenin yarattığı sorunların ağırlığını omuzlarında hisseden toplumsal kesimler, 21’inci yüzyılın dünyasında, küreselleşme ile otoriter tek adam yönetimleri arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.

Bu durumda, ekonomik korumacılığı gündeme getiren, göçmen ve yabancı düşmanlığını körükleyen, aşırı milliyetçiliği ve ırkçılığı öne çıkaran, tek adamları kurtarıcı gibi sunan anlayışlar; bunalmış kitleleri kolayca etkileyebiliyorlar. İşte son dönemde dünya siyasetinde yaşanan yeni gelişmelerin temelinde bu dinamikler yatıyor.

Oysa bu sıkışmışlığı aşmak, evrensel planda yeni bir seçenek üretmek gerekiyor. Bu görev de öncelikle sola ve sosyal demokrasiye düşüyor.

 

Yeni bir hikâye yazmak
Dünyada yaşanan son gelişmeler karşısında, görüldüğü kadarıyla sol ve sosyal demokrat anlayış da mecalsizdir. Birçok ülkede gerilemiş, kan kaybetmiştir. Biz bu gerilemeyi, kapitalizmin küresel rüzgârlarına karşı doğru bir hat oluşturamamış ve yeterli mücadele verememiş olmakla açıklıyoruz.

Elbette her ülkenin kendi özgün koşulları vardır. Ama bu durum, yalnızca kendi ülkemizin sorunları ile sınırlı kalacağımız anlamına gelmemelidir. Biz, solun, sosyal demokrasinin, günümüzdeki evrensel sorunların da üzerine gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Hem de ivedilikle ve kapsamlı biçimde… Yalnızca mevcut olanı savunmak, onunla yetinmek, solun, sosyal demokrasinin işi olamaz. Çoğunlukla böyle yapıldığı için, sol anlayış, devrimci, yenilikçi özünü yitirmektedir. Aynı zamanda kitlelerin güvenini de kaybetmektedir.

Sol, yeni bir yaklaşımla kitlelerin önüne çıkmalıdır. Sorunlardan bunalmış insanlara umut olmalı ve yeni bir seçenek üretmelidir. Ortaklaşarak, yaşananlardan hoşnutsuzluk duyan toplumsal kesimlerle birlikte, yeni bir çıkış yolu oluşturulmalıdır. Sözün özü; solun, sosyal demokrasinin evrensel değerleriyle, yeni bir hikâye yazılmalıdır. Biz böylesi bir tarihsel birikimin, düşünsel ve eylemsel zenginliğin olduğuna yürekten inanıyoruz. Yeter ki hayatın dinamik akışı zamanında yakalanabilsin; günümüzün sorunları ve ihtiyaçları doğru biçimde analiz edilip, yeterli çözümler üretilebilsin…

2017’lerin dünyasında, meydan; otoriter, baskıcı, tek adam rejimlerine bırakılmamalıdır.   

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...