Zeytin ağacı affetmez!

9.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Zeytin ağacının insanlara Tanrı'nın en büyük hediyesi olduğuna inanırım.

Yaprağından meyvesine, kökünden gövdesine, çiçeğinden yağına kadar tam bir şifa kaynağı olan nedir diye sorsalar cevabım hemen, "zeytin" olurdu!

Doktorların ifadelerine göre de zaten kalp-damar hastalıklarına, tansiyona, ülsere, kanser ve şeker üzerinde olumlu etkileri bulunduğu açıkça belirtiliyor… Binlerce yıl yaşayan zeytin ağaçları barındırdığı anti tümör, antioksidan maddelerle insan ömrüne ömür katıyor.

Kısaca söylemek gerekirse zeytin sahip olduğu bu besin ve ilaç değeriyle insan sağlığını koruyan sırlarla dolu zengin bir kaynak!

Eczanede satılan birçok ilaçların faydalarını içinde toplayan zeytin ve zeytinyağının, zeytinliklerin bu ülkede neden değeri bilinmez? Neden zeytinciliğin geliştirilmesi için değil de koruma yasasının değiştirilmesi için yasa teklifleri hazırlanır, bunu anlamak mümkün değil!

AB'de kayıtlı 2.8 milyon zeytinyağı üreticisi olduğunu duymuş muydunuz?

Bunlardan 2.2 milyonunun her yıl üretim yardımı aldığını, üretim için her yıl AB bütçesinden 2.2-2.5 milyar euro ayrıldığını?.. Bunun yanında üretim için her yıl bir hedef fiyat belirlendiğini, hedef fiyatla piyasa fiyatları arasında fark oluşunca üreticiye prim olarak ödendiğini?..

Arz fazlası yaşanan dönemlerde ayrıca üreticiye stoklama yardımı da verildiğini?.. Zeytinyağı üretimin kalitesini geliştirmek için zirai ve sınai önemler içeren programları ve AB zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üretici birliklerini de unutmadığını, bunlara da idari ve teknik masraflarının karşılanması için her yıl bütçeden destek sağladığını?..

Biz ne yapıyoruz?

2002'den bu yana zeytin alanlarına göz dikmiş, buraları madencilere, sanayiye, müteahhide talan ettirmek için fırsat açan yeni yasa tasarıları hazırlayıp Meclis'e sunmuşuz.

Büyüklüğü 777.000 kilometre kare olan ülkemizde sanki başka boş arazi yokmuş gibi 2002'den bu yana tam altı yasa teklifi verilmiş. Her defasında halkın ve zeytin üreticisinin büyük tepkisi ve itirazları protestoları ile karşılaşılıp yasa teklifi geri çekilmiş.

Şimdi bütün bunlar unutulmuş gibi, Bilim ve Sanayi Teknoloji Bakanlığı'nın bilimin ve yatırımın önündeki engelleri kaldırmayı hedefleyen torba kanun tasarısına eklenen birkaç istisna hükümlerle yedinci defa zeytinlik yasası tekrar delinmek değiştirilmek isteniyor.

Yasa tasarısı, üreticilerin itirazlarına kulak tıkanıp konuşmaları engellenerek komisyondan geçmeyi ne yazıktır ki başardı.

Şimdi TBMM Genel Kurulu'nda tartışılıyor!..

Sanayicileri doğrudan ilgilendiren maddelere kimsenin bir şey dediği yok ama zeytinlik alanları, kıyılar, meralar ne zamandan beri ve hangi akılla bilimin ve yatırımın önünde "engel" görülmeye başlandı, bunu anlayamadık doğrusu...

Zaten Kaz Dağları'nda madenciliğe, kooperatifleşmeyle kıyılara verilen yapılaşma müsaadeleri ile her gün binlerce zeytin ağacının kesilmesine seyirci kalınıyor. Aliağa ve Foça'daki sanayileşme ile bölge nefes alınamaz, denizine girilemez oldu.

Bu ülkede hiç kimse sanayileşmeye karşı değil! Bunun için verilecek teşviklere karşı değil!

Anlamakta güçlük çektiğimiz, İç Ege'de, Anadolu'da bunca boş arazi varken, zeytinlik alanlarının buna engel görülüp yok edilmeye çalışılmasıdır.

Zeytin bu topraklarda binlerce yıldır var olan bir bitki. İnsanlığın ilk ağacı!.. Milyonlarca kişinin geçim kaynağı! Tanesi ile yağı ile yalnız besin değil şifa kaynağı...

Zeytin üreticilerinin göklere çıkan feryadı duyulmaz ve bu yasa TBMM'den geçerse, biliniz ki büyük para babaları zenginliklerine zenginlik katarken zeytinle geçinen halk açlığa, işsizliğe mahkum edilecek, yeşil kalmış tek bölge de betonlaşmış olacaktır.

Ve bu zeytinliklerin ölüm fermanı olacaktır!

Biliniz ki kutsal kitapların kutsal zeytin ağacı bunu asla affetmez!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar