‘İzmir Marşı’ ve İzmir’in önemi

16.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Günümüzde değişik vesilelerle, farklı ortamlarda ve yerlerde, ‘İzmir Marşı’nın çokça çalınıp söylendiğine tanık oluyoruz. Bazen bu marşla ilgili tartışmalar da gündeme düşüyor. Sonuçta, siyasal toplantılardan sosyal etkinliklere, statlardan salonlara, düğünlerden şölenlere, halkın toplu bulunduğu alanlarda ‘İzmir Marşı’ çalınıyor ve hep birlikte söyleniyor…

Bu marş halkımızın ortak duygu zenginliğini, düşünsel bütünlüğünü ve coşku selini ifade ediyor. Dilden dile, gönülden gönüle, yürekten yüreğe adeta ırmak olup akıyor… Marş çalındıkça, söylendikçe, giderek daha çok yaygınlaşıyor...

Bizce, ‘İzmir Marşı’, aynı zamanda güzel İzmir’in adını ve değerlerini de paylaşıyor. Marşla birlikte, adını taşıdığı kentin değerleri de öne çıkıyor… Doğrusu, bir İzmirli olarak bundan göneniyoruz, mutluluk duyuyoruz…

 

Direnişin marşı
‘İzmir Marşı’nın öyküsü, güftesi ve bestesi ile ilgili olarak, değişik kaynaklarda faklı bilgiler var.  Amacımız bu iddiaları tartışmak değil. Fakat özellikle sözlerinin ortaklaşa bir imeceyle bugünlere ulaştığını söylemek mümkün. Aslında bu ortaklaşa imece hali de doğrusu bu marşa çok yakışıyor.

Marş, ulusal kurtuluş savaşının utkuyla noktalandığı İzmir kentinde, mücadelenin genel bir bilançosunu çıkarıyor. Ulusal kurtuluşun, yurtseverliğin, haklılığın, direnişin altını coşkuyla çiziyor. Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bu soylu mücadeleyi selamlıyor. Kurtuluş sonrası kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin umudunu, heyecanını yansıtıyor ve geleceğe taşıyor.

Beş kıtalık marşın bestelenmiş iki kıtasının sözleri şöyle: “İzmir’in dağlarında çiçekler açar / Altın güneş orda sırmalar saçar / Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar / Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa / Adın yazılacak mücevher taşa / İzmir’in dağlarında oturdum kaldım / Şehit olanları deftere yazdım / Öksüz yavruları bağrıma bastım / Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa / Adın yazılacak mücevher taşa”

 

Kurtuluşun ve kuruluşun kenti
Bu güzel ve anlamlı marş, doğrusu adını taşıdığı kentle de çok bütünleşiyor. Aynı zamanda İzmir’in önemini ve farklılığını bir kez daha gösteriyor. Çünkü direngenliğin en güzel örneklerini her daim göstermiş bir kenttir İzmir... İşgale, baskıya, dayatmaya karşı hep dik durmuştur.  Kısacası İzmir, hem kurtuluşun hem de kuruluşun kentidir...

İzmir, öncüdür; cumhuriyetçi, demokrat, ilerici, yurtsever değerleri ifade eder. Aynı zamanda çağdaş dünyaya açılan bir penceredir. Birçok ekonomik, sosyal ve siyasal harekete öncülük etmiştir. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin yapı taşları İzmir’den örülmüştür. İktisat Kongresi’nin İzmir’de toplanması, ülkemizde fuarcılığın İzmir’den başlaması gibi birçok ekonomik ve sosyal gelişme tesadüfü değildir. Bunlar İzmir’in öncü kent olmasının somut örnekleridir.

İzmir toplumsal ve siyasal alanda da farklı dönemlerde farklı duruşlar sergilemiştir. Çok partili yaşama geçişte İzmir’in oynadığı aktif rol, yakın geçmişte 12 Eylül döneminde siyasal yasaklara karşı gösterdiği duruş ve son dönemlerdeki muhalif tavrı, İzmir için çarpıcı siyasal örneklerdir. 

 

İzmir tavrı ve İzmirli duruşu
Elbette her şehrin ve bölgenin kendine has değerleri, özellikleri ve kimliği vardır. Bu kimliğe ve özelliklere saygı duyarız. Ama artık günümüzde İzmirlilik, bir kente ve bir yöreye aidiyetin çok ötesinde, hayat içinde bir duruşu, bir yaşam biçimini ve bir kültürü simgeliyor.

İzmirli olmak, barış içinde birlikte yaşamayı içerir. Farklılıklara saygıyı öne çıkarır. Sorgulamayı; iyiyi, doğruyu ve güzeli aramayı temel alır. İzmirli, kenti ve yöresi gibi hep yenilikçidir. Yeninin, çağdaş olanın peşinden gider. Yüzünü, yönünü her daim yeniliğe, çağdaşlığa çevirir. İzmirli moderndir, modern yaşamayı sever ve modern yaşam ilişkileri kurar. Özgürdür ve özgürlükçüdür… Kendi değerleriyle yaşar ve değerlerine saygı gösterilmesini ister. Yaşam biçimine müdahale edilmesine, dayatmalara karşı çıkar.

İzmirlilik, doğrusu biraz da Kordon’un imbatında özgürlüğü doyasıya yaşamaktır.

İşte ‘İzmir Marşı’ her çalındığında ve söylendiğinde, bizim usumuzda ve yüreğimizde böylesi çağrışımlar yaratıyor… İzmir ve ‘İzmir Marşı’, ülkemiz için adeta bir ‘kutup yıldızı’ oluyor…

Son günlerde ‘İzmir Marşı’nın bu denli öne çıkıp yaygınlaşması, elbette tesadüfü ve boşuna değildir… Unutmayalım ki, 21’inci yüzyılın çağdaş yaşamına güzel bir örnek oluşturan İzmir, Türkiye’nin geleceğidir…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...