Ahmet Özer gıdayı güvenilir uçuracak, Hezarfen’i sollayacak

16.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ahmet Özer, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) son dönemdeki en renkli isimlerinden biri. Özer, halen Meclis Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Toptan Gıda ve Temizlik Ürünleri Komite Başkanlığı görevini yürütüyor.

Ahmet Özer, perakende sektörünün dünü, bugünü ve geleceği ile ilgili görüşlerini zaman zaman herkesle, üniversite gençliğiyle paylaşıyor.

Ben onu yeni fikirleri ve radikal çıkışları nedeniyle Hezarfen Ahmed Çelebi’ye benzetiyorum. Bildiğiniz gibi Hezarfen önemli bir Türk bilginidir. Ve Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçmayı başarmış çok sayıda ilklere imza atmış bir isimdir.

Şimdi soracaksınız Ahmet Özer hangi ilke imza attı diye? Atmadı ama atacak. Hem de öyle bir ilk ki İstanbul’un ve Türkiye’nin kaderi değiştirecek dev bir gıda kompleksi ortaya konacak.

Geçtiğimiz günlerde Ahmet Özer ile Meclis Üyeleri Murat Kılıç, Murat Kasap ve Emrullah Öz’ün ortak imzası olan bir toplantı daveti yapıldı. Davette şu ifadelere yer verilmişti:

  • Malumlarınız olduğu üzere sektörümüzün İstanbul nüfus ölçütünde bir toptan gıda depolama ve dağıtım merkezi yoktur. Komiteniz olarak;
  • Anadolu ve Avrupa yakasında İstanbul’a yakışır bir toptan gıda depolama ve dağıtım alanı olması gerekliliğini anlatmak çerçevesinde, birçok alan ve kurumda çalışmalar yapmaktayız.
  • Bu çalışmalar çerçevesinde büyükşehir belediyemizin yapmış olduğu İstanbul gıda merkezi çalışmalarını ve düşünülen projeyi anlamak ve anlatmak düşüncesi ile bir araya gelelim.

Toplantı daveti üzerine onlarca sektör yetkilisi İstanbul Ticaret Odası’nın Cemile Sultan Korusu tesislerine akın etmişti.

Toplantıya gelenler karşılarında Yaşar Parlak (İBB Emlak Yönetim Daire Başkanı), Mevlüt Bulut (İBB Genel Sekreter Yardımcısı) ve Bayram Ali Çakıroğlu’ndan (İBB Muhtarlıklar Gıda Tarım ve Hayvancılık Daire Başkanı) oluşan, bu işin ekibini buldular.

Ahmet Özer ve konuyla ilgili İTO yetkilileri kısa sunumlar yaptıktan sonra, kürsüye gıdada tarihi adımın ön projesini anlatmak için Bayram Ali Çakıroğlu geldi.

Rize doğumlu Çakıroğlu İstanbul’da uzun süredir yaşamasına karşın Karadenizli heyecanını yitirmemişti.

Çakıroğlu, konuşmasına ne, nerede, neden, nasıl, ne zamanla başladı ve kimle noktalayarak 5N1K anlayışı ile projenin içeriğini ortaya koydu ve sordu: “Bu dev projeyi nerede yapalım? Nasıl yapalım?”

İlginç bir durum ortaya çıktı. Belediye bir kamu kurumu olarak ön hazırlıklarını yaptığı projenin esas sahiplerini de işe dahil etmek, onların fikirleri ile yola devam etmek istiyordu.

Çok sayıda öneri gündeme geldi. Birincisi yıllar önce Kapalıçarşı’yı yapmış olanların torunları olarak çok daha iyisini yapmak üzerinde görüş birliğine varıldı.

İkincisi yapılacak en iyisi olmalıdan hareketle liman, metro vb altyapı imkanlarına sahip bir gıda merkezi üzerinde duruldu.

Üçüncüsü ve belki de en önemlisi, yılların belediyecisi Mevlüt Bulut’un şu ifadelerde anlattığı konuydu:

“Ben Dalan döneminden beri belediyecilik yapıyorum. Bu proje sıradan olmamalı. Gıda, tarımı tetikleyen bir unsur. Bu açıdan Türkiye ekonomisini harekete geçirecek bir merkez inşa etmeliyiz. Bir de bu merkezden elde edilecek ürünler, gıdalar güvenilir olmalı. İstanbul güvenilir gıda tüketen bir kent olarak dünyada öne çıkmalı. Bu merkez bunu sağlamalı. Merdiven altı bu merkez ile devre dışı kalmalı. İstanbul bu merkez sayesinde dünyada güvenilir ürün konusunda öne çıkmalı.”

Çok önemli bir nokta... Mevlüt Bulut belediyecilik konusunda en tecrübeli isimlerden biri... Bu projenin başarısı Türkiye’yi tarımda İstanbul’u gıdada öne çıkarabilir.

Ve Ahmet Özer de böylece kendi döneminde ilk ilke imza atmış olur...

Ahmet Kasap da Dursun Topçu da oradaydı
Toplantıya çok önemli isimler katıldı... Tevfik Dinçer bakliyat sektörünün önde gelen isimlerinden biri olarak bu merkezin önemine dikkat çeken bir sunum yaptı. İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Bulut, projenin dünyanın en büyük odası olarak arkasında durduklarını vurguladı. Çay dendiğinde akla gelen en önemli isimler arasında yer alan ve İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Kasap heyecanla projeyi takip etti. Aynı zamanda Ticaret Odası üyesi olan AK Parti İl Başkan Yardımcısı Muharrem Ödemiş de projenin sektörü götüreceği noktayı çok net cümlelerle ortaya koydu.

Malatyalıları hayır işlerinde yarıştırıyor
Artık geleneksel hale gelen Malatya İşadamları Derneği’nin (MİAD) iftarı için Başkan Yunus Akdaş aradı: “Geliyorsun değil mi? Bu sene yine önemli açılımlarımız olacak.”

Başkan Akdaş’ın açılımları genellikle hayır işleri üzerine yoğunlaşıyordu. Başka sivil toplum kuruluşları bu konuda henüz MİAD’ın önüne geçmeyi başaramadılar.

Konu hayır işi olunca gerisi ayrıntı dedik ve iftar noktasına ulaştık. Biraz erken gelmiştik ama bizden erken gelenler de vardı. Hamdi Topçu’nun (o zaman THY’nin başındaydı) verilerine dayanarak en meşhur Malatyalı olduğunu yazdığımız Şaban Taçyıldız bizden de erken gelmişti.

10 ay önce İnönü Üniversitesi’nin başına rektör olarak atanan Prof. Ahmet Kızılay şu sözlerle tanıştırdı: “25 yıldan bu yana üniversiteye emek veriyor. Bizim içimizden biri. Çok doğru bir isim rektörlük için. Çok önemli işler yapacağına inanıyorum. İyi ki geldin bu gece burada hastane ikinci misafirhanenin ilk adımı atılacak.”

Hatırlamıştım... İlk misafirhanenin yapılmasında Şaban Taçyıldız’ın da emekleri vardı. Ve büyük bir sıkıntıyı ortadan kaldırmıştı. Çünkü İnönü Üniversitesi’nin karaciğer naklinde bir dünya markası. Türkiye’nin dört bir yanından hatta dünyada hastalar geliyor. Ekonomik imkanları yetersiz olduğu için günlerce banklarda yatmak zorunda kalıyorlar. Oysa misafirhane bu sorunu çözüyor. Ama kısa süre içinde ilk misafirhane yetersiz kaldı.

Şimdi ikincisi yapılıyor... Heyecan verici bu adıma tanıklık edecektik bu iftarda.

Sonra Malatyalı dostlarımız tek tek gelmeye başladı. Beşiktaş’ın efsaneleşmesinin gizli kahramanlarından  Ahmet Ürkmezgil hemen yanıma oturdu. Matbaacılıkta Türkiye’de örnek isimlerden biri olan Ürkmezgil’e herkes Beşiktaş’ı sordu. TOKİ’de başarılara imza atan Aliseydi Karaoğlu’nu gördük, Oyak’a transfer olmuştu. Yüksel Çengel, Naci Ekşi gibi dostlukları sonsuza taşıyan isimler oradaydı. Bilal Aslan ile tanıştık, başarılı eşi bize Halil Yüksel’i tanıştırdı. Hosrof Köletavitoğlu’nun yaşanmış fıkralarını dinledik. Sevgili meslektaşlarımız Vahap Munyar ile Günseli Özen’i Malatyalıların nasıl bağrına bastığını gözlemledik. Muammer Şahin’in yeni vakıf çalışmalarını öğrendik.

Sonra son yıllarda Malatya’nın çıkardığı tek bakan olan Bülent Tefenkci geldi.

Oruç açıldı. Yunus Akdaş sahneye çıktı. Yanına Toplantıya AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar’ı, Rektörü ve Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık’ı da aldı.

Bakan Bülent Tüfenkci’yi de tanık olarak davet ettikten sonra ikinci misafirhaneyi yaptırmayı üstlenen işadamı Şahin Nalbant’ı davet etti.

İmzayı attılar. Ve yüzlerce insanın hastane önünde çektiği sıkıntıyı bitirecek çok önemli bir adımı attılar.

Projenin oluşmasına her türlü katkıyı veren ünlü işadamı Tavit Köletavitoğlu’ndan oda sayısının 101, yatak sayısının ise 202 olduğunu öğrendik.

İmzalar atıldıktan sonra kürsüye Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci geldi. Önce Malatya için yapılanları anlattı...

  • MİAD'ın ikinci konuk evi ve Kızılay'a tahsisi yapılan Gezici Aşevi için "hayırlı olsun" diyorum.
  • Malatya'yı bölgede lojistik merkez haline getirmeye çalışıyoruz.
  • Son dönemde 336 firma Malatya'ya yatırım için başvurdu.

Sonra Türkiye için şu mesajı verdi:

  • Türkiye bu seneyi “sıçrama yılı” ilan etti. Daha fazla üreteceğiz, daha fazla ihraç edeceğiz, daha fazla istihdam imkanı sağlayacağız. Türkiye ekonomisi, 2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü. Bu, Türkiye üzerine düşünen ekonomistlerin yanıldığı ve öngörmediği, kredi derecelendirme kuruluşlarının öngörmediği bir büyüme, dünyanın şaşkınlıkla seyrettiği bir büyüme.

Sonra bu önemli projeye destekleyen Şahin Nalbant ile bir iki cümle konuşma şansımız oldu...

Önce bundan 6 ila 7 sene evvel MİAD’ın Başkanı Yunus Akdaş’ın hazırladığı konukevi projesinde 5 ila 6 odayı da kendisinin yaptırdığını söyledi sonra ekledi: “Bu gibi yatırımları, hayırları Allah herkese nasip etsin. İkinci konukevine de ben talip oldum. Malatyalı Tavit Köletavitoğlu (Atlas Proje ve Arazi Geliştirme Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı), “Bu projeyi ben çizeceğim, para almayacağım” dedi. Yaptı da... Arkadaşım diye demiyorum; Yunus Akdaş’a Allah çok güzel sezgiler veriyor.

Haydi bu defa İstanbul alışveriş çılgınları ile dolsun
Aslında yıllardır İstanbul’u alışveriş kenti yapmak için değişik projeler yapılıyor. Bu çalışmalar bir türlü istikrara kavuşmadı. Bu yüzden de istenen sonuç alınamadı.

Bu defa 7’inci defa yapılan İstanbul ShoppingFest (İSF) organizasyonu sanki biraz istikrarı yakaladı.

Bu etkinlik Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Valiliği tarafından destekleniyor.

Yani olayın arkasında devlet var. İşi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Ticaret Odası işbirliği ile yürütüyor.

Yani yerel yönetim ve iş dünyası da olayın arkasında. İSF bu yıl 1 ile 16 Temmuz  tarihleri arasında yapılacak.

Çalışmalar KÜLTÜR AŞ, TÜRSAB, Tüm Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) ortaklığında yürütülüyor. İSF Platform Başkanlığını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir Topbaş, İcra Kurulu Başkanlığını ise İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar yapıyor.

Amaç, İstanbul'u alışveriş destinasyonu olarak cazibe merkezi haline getirmek. İstanbul'u yeniden keşfetme fırsatı sunan İstanbul ShoppingFest, alışveriş merkezlerinde kurulacak “Design İSF” alanları ve Kapalıçarşı rotalarıyla modern ve geleneksel alışveriş keyfini bir arada sunmayı hedefliyor.

Bu sene çok ses getirecek değişik etkinlikler de gündeme gelecek. Bu defa İstanbul’un büyüklüğü ile örtüşecek bir alışveriş şenliği yapılması için herkes seferber olmuş durumda. Bakalım sonuç ne olacak...

Gömlek deyip geçmeyin
Son günlerde en agresif satış çıkışlardan birini yapıyor Tudors Gömlek... Ayaydın Tekstil Grubu’nda Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev alan Yaşar Ayaydın, baba mesleği gömlekçilik işini Cobalt markasıyla başladı.

Daha sonra kardeşiyle beraber radikal bir karar aldı ve bir dizinin isminden esinlendi ve Tudors markası ile gömlek üretmeye başladı.

Yaşar Ayaydın bu defa işe iddialı girmişti... Kısa sürede bu işte iddialı hale geldi. 1998 yılında girdiği perakende sektöründe kısa sürede en önemli oyuncu haline gelen Tudors, yatırımlarına aralıksız devam ediyor.

Yaşar Ayaydın 2017 yılı sonuna kadar 50 yeni mağaza açmayı hedefliyor ve şirketini vizyonunu şu cümlelerle özetliyor:

  • Tudors, Türkiye dâhil 13 ülkede faaliyet yürütüyor. Yurtdışında mağazalaşma stratejilerini doğru kurduk. Şu anda 42 mağazaya ulaştık yurtdışında. Hedef dünya markası olmak.
  • İstanbul odaklı mağazalaşmayı Anadolu’ya da taşıdık. Yurt içinde 159 mağazaya ulaştık. Böylece toplam mağaza sayımız 201’e ulaştı.
  • Tüketicinin isteklerini modern mağazacılık anlayışı içerisinde karşılayarak sürekli yenilenen bir marka olmaya çalışıyoruz. Yılsonuna kadar 50 mağaza daha açacağız.
  • Erkek giyiminde büyümeye paralel olarak yeni ürünler geliştirmeye odaklandık. Tudors, ArGe’ye de yatırım yapıyor. Yenilik peşinde koşmak bizim şirket felsefemiz.

İşte bu isim son günlerin en agresif çıkışını yaptı. Gömlek deyip geçmedi. Bayram öncesi büyük kampanya başlattı. Genç bir girişimci olarak gittiği yeri merak ediyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...