Ekonomik performans, nereden baktığınıza bağlıdır

23.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ekonomik parametreleri değerlendirirken olaya nereden baktığınız çok önemlidir. Aynı gelişmeyi, kendi ekonomik ve siyasi bakış açınıza daha yakın bulduğunuz için olumlu olarak niteleyebilirsiniz veya tam tersi bir değerlendirmede bulunabilirsiniz. Doğrusu, meseleyi tarafsız bir gözle, olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya koyarak yorumlayabilmektir.

Bu yılın ilk yarısında elde edilen % 5,1’lik büyüme gerçekten olumludur. Ekonominin canlanmaya başladığının işaretidir. Ancak bunun sürdürülmesi kolay değildir. Çünkü büyümenin temelinde, ihracatın bir ölçüdeki katkısı hariç tutulursa, hane halkının ve kamunun tüketim harcamaları vardır. Uzun vadede, talep artışı ile büyümenin sürdürülmesi çok zordur. Eğer önlem alınmazsa, piyasadaki likidite fazlası talebi arttıracak, enflasyon hadleri yükselecek, buna bağlı olarak faizler artacak ve fazla likiditenin bir bölümü de dövize kayacağından, kur oynaklığı ile yeniden karşılaşılacaktır. Aynı zamanda bütçe açık verecektir. Nitekim Hazine  de bunu görmüş ve borçlanma miktarını arttırmıştır. Açıklanan verilere göre, 5 aylık dönemde bütçe dengesi, geçen yıl 9,1 milyar lira fazla vermişken, durum bu yıllın aynı döneminde 11,5 milyar lira açığa dönüşmüştür. Likidite fazlası bu yılın ilk aylarında gördüğümüz vergi indirimleri, prim ertelemeleri, yeniden yapılandırmalar ve çeşitli, kredilerin bir sonucudur. Büyüme, üretime, yatırıma ve ihracata dayalı olmadığı sürece, kısa vadeli olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Yerli ve yabancı yatırımcılar için güvenli, istikrarlı ve karlı bir yatırım ortamı yaratılması bunun için de, ekonomi yanında, eğitim, hukuk ve benzeri alanlarda yapısal reformlar yapılması, teşvik sisteminin selektif baza ve proje bazına indirilmesi gerekir.

İşsizlik oranları Ocak ayında % 13, Şubat ayında % 12,6 ve Mart ayında % 11,7 olmuştur. Bu rakamlara bakarak, işsizlik oranlarının düşme eğiliminde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak, işsizlik oranlarının azalmasına etki yapan istihdam seferberliğinin tekrarı veya benzer sonuçlar vermesi kaç defa mümkün olabilecektir? Kaldı ki, geçen yılların aynı dönemleri ile karşılaştırıldığında, işsizliğin yine de yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Çare yine, yatırım ve üretimin arttırılması, turizmin ve diğer hizmet sektörlerinin eski düzeylerine çıkarılabilmesidir.

Bu yılın ilk çeyreğinde ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre % 10,6 oranında artmış ve ilk 3 aylık dönem büyümesine  % 2,39’luk bir pozitif katkıda bulunmuştur.  Bu durum uzun zamandan beri düşme gösteren ihracatın yeniden canlanmaya başlamasına bir işaret sayılabilir. Doğrudur da. Ancak bu hızla ihracat yine, geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirdiğimiz düzeylerin altında kalabilir. Çünkü ihracatın teknik yapısında önemli bir gelişme yoktur ve artış dünya piyasalarındaki pazar genişlemelerinden kaynaklanmaktadır.

FED’in faiz artışlarını sınırlı tutması ve AB ile Japonya Merkez Bankaları’nın parasal genişlemeyi sürdürmesi bizim gibi gelişmekte olan ve dış kaynaklara bağımlı ülkeler için ucuz ve bol paranın devamı demektir. Yılın ilk 4 ayında gelişmekte olan ülkelere gelen sermaye miktarı 300 milyar dolar civarındadır ve bu rakamın yakın gelecekte 1 trilyon dolara ulaşabileceği söylenmektedir.  Borsalar yükselmiş, yerel paralar dolara karşı değer kazanmıştır. Sermaye girişleri ile birlikte, gelişmekte olan ülkelerin riskleri azalmış, bankalar ve şirketlerin karlılıkları artmıştır. Ancak aynı FED, muhtemelen Eylül ayından itibaren, bilançosunu daraltmaya başlayacağını ve bir zaman sonra bilançoyu, bir politika aracı olarak kullanmayacağını açıklamıştır. FED’in para politikasındaki bu gelişme, önümüzdeki yıllarda ucuz ve bol paranın devam etmeyebileceğini göstermektedir.  Aynı durum Avrupa ve Japonya Merkez Bankaları’nın politikaları için de söz konusu olabilir.

Petrol fiyatlarının düşüklüğünün sürmesi, enerji  ithal eden ülkelerin  ve bu arada Türkiye’nin ithalat faturasını azaltmış ve cari açıklarının gerilemesine neden olmuştur. Bu olumlu durum daha ne kadar devam edecektir? Bilinmemektedir.

Gelişmekte olan ülkeler bu olumlu konjönktürün geçici olabileceğini göz önünde tutup, uzun vadeli programlarını ve reformlarını tamamlamak durumundadır.

Türkiye de bu ülkelerden biridir.

Not: Bütün Gözlem Ailesi’nin ve değerli okurlarımızın bayramlarını kutluyor, esenlikler diliyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...