Türkiye’nin sıkıntılarının çaresi yok mu?

23.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Evet, ülkemizin içte de dışta bir hayli problemleri var. Hepimiz “Ne olacak bunlar” diyoruz. Ama acaba bir noktada birleşebilir, çare üretebilir miyiz diyerek işin bu tarafına bakabilmenin yollarını da aramamız gerektiği ortada.

Peki, Türkiye nasıl bir yol izlemeli?

Öncelikle iktidar partisi ve hükümet cenahında işin kotarılması gerekir. Çünkü bu iş devletin siyasetçileri ve bürokratları tarafından yapılacaktır. Ancak bu taraftaki sıkıntının asıl nedeni olan husus, “liyakat” esasındaki seçim ve tercihlerdeki  hatalardır. Dikkat ediniz, AKP iktidarı ilk yıllarında bayağı başarı elde etti ekonomi ve siyaset cenahında. Ancak bunun sebebini araştırdığımızda, o yıllardaki bürokrat kadrosunun daha önceki yıllarda yetişmiş ve görev alan kesim olduğunu görüyoruz.

AKP iktidarı ne yazık ki bu kıymetli kadroların ve devamının elde tutulmasında başarı bir tarafa, mevcutları hızla tasfiye ederek kendi yandaşlarını buralara “ehliyet ve liyakat” göz önünde bulundurulmaksızın yerleştirdi ve kendi hegemonyasındaki bu görevlilerle başarı devam edecek sandı. Ne yazık ki bunlar olmadı. Yandaş ve biat eden kadrolar dönemi başladı. Bir anda çarklar geri dönerek başarısızlıklar ortaya çıktı ve bunların sonucunda da sertlikler başladı.

Halbuki Türkiye’nin sıkıntılarını tespit ederek bürokraside bir “ehliyet ve liyakat” sistemi kurulabilse idi, bütün bunların çareleri üretilebilirdi.

Bu durumda yapılması gereken, tekrar kararlar alarak ve istenen sistemi kurarak bunun devamının teminini sağlamaktır.

Acaba AKP iktidarı Türkiye’yi bu yöne çevirebilecek mi? Cevap, ülkemizin geleceğini tayin ve tespit etmenin anahtarıdır.

Bunun için de etrafımızı sarmış olumsuzluklara karşı mutlaka iktidar ve muhalefet partilerinin bir araya gelmesi, ŞARTTIR...

BURADA GÖREV CUMHURBAŞKANIMIZA DÜŞMEKTEDİR.

Ülkemizin içinde bulunduğu şartlarda başka bir kurtuluş çaresinin olmadığını kabul etmek elzemdir.

Öncelikle ön şartlarda birleşip “kırmızı çizgilerimizi” belirlemek ve sonra çareleri ve yapılması gerekenleri tespit ederek tam bir anlaşma imzalayıp kamuya ilan etmek... Bu, işin çaresinin ilanı olacaktır.

Her ne olursa olsun, bir araya gelmemizden başka çaremiz yoktur.

İçte ve dışta ateş çemberi gittikçe daralmaktadır.

Biz dostu olmayan bir ülke durumuna düştük. Ama çözülmeyecek hiç bir problem olmaz. Üstelik bunu yapabilecek “insan gücüne, düşüncesine ve maharetine” sahip kadrolarımız mevcuttur.

Elzem olan, siyasetçilerimizin “ısrar ve iradesinin” ortaya çıkmasıdır. 

* * *

Önümüzde bir bayram var, “Ramazan Bayramı.” Milletimiz inanç çoğunluğunun bayramı bu. Bu bayram, kavganın, münakaşanın ve inadın olmaması gereken mübarek günlerin bayramı. Emin olun Yüce Yaradan’ın bize bahşettiği bu günlerde sıkıntılarımıza da çare ve yön üreteceğine inanarak, bütün okurlarımın ve milletimin bayramını kutlar, güzel günlerde hep beraber mutluluklar dilerim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar