Adalet Yürüyüşü

7.7.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 15 Haziran Perşembe günü Ankara Güvenpark'tan yola çıktığı tarihi "Adalet" yürüyüşü, her gün biraz daha çoğalarak İstanbul'a doğru devam ediyor...

Hindistan'da Gandi'nin İngiliz sömürge yönetimine karşı başlattığı unutulmaz "Tuz yürüyüşü" ve sivil itaatsizlikler sonucunda yönetim etkilenmiş ve isteklerine karşılık verilmişti. Bizde henüz böyle bir yaklaşım görülmüyor. Kılıçdaroğlu, "Biz duvara doğru yürüyoruz" diye ifade ediyor bu durumu.

İktidar kanadından bu yürüyüşe tepkiler yağmaya devam ediyor. "Yollar yürümekle aşınmaz. Elde adalet pankartıyla dolaşmakla adalet gelmez. Yarın yargı sizi de davet ederse şaşırmayın!"

9. 
Cumhurbaşkanımız rahmetli Demirel'in söylediği bilinen ve dillerden düşmeyen bu "Yollar yürümekle aşınmaz" sözü aslında bugünkü iktidarın kullandığı anlamın tam tersini anlatmak için söylenmiştir.

Yıl 1968. Demirel Başbakan ve Adalet Partisi Genel Başkanı. Partisinin Ankara İl Kongresi'nde, öğrenci eylemleri ve yürüyüşleri konusundaki eleştirilere cevap verirken söylüyor bu sözü. "Kudretli iktidar eline sopa alan ve her önüne gelenin başına vuran iktidar değil, vatandaşın hak ve hukukunu gözeten iktidardır. Memleketin huzura sükuna ihtiyacı vardır. Memleketimiz hareketlenmiştir. Bu sebepten bir takım rahatsızlıklar olacaktır. Bir takım yürüyüşler oluyor diye asabınız bozulmasın. Yürümekle sokaklar eskimez. Takati olan yürür". Bu cümle orijinalinde olduğu gibi "Sokaklar eskimez, takati olan yürür" olarak yazılsa eminim, Demirel’in bu sözü hangi bağlamda ifade ettiği de daha rahat anlaşılırdı. Bu kadar farklı yorum ortaya çıkmazdı.

Şimdi sözü Adalet yürüyüşüne katılan bir arkadaşıma bırakıyorum; "Çok güzel bir gün yaşadım. Duygularımı seninle de paylaşmak istedim. Sabah saat 5 gibi Kadıköy'den arabalarla yola çıktık. Saat 8 gibi adalet yürüyüşçülerine ulaştık. Önce durup Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçişini alkışladık ve biz de korteje katıldık. Kemal Kılıçdaroğlu'nda en ufak bir yorgunluk belirtisi görülmüyordu. Hızlı adımlarla yürüyüşüne devam ediyordu. Kendisine yetişmenin imkanı yoktu. Çizgi film kahramanı Atom Karınca sanki! Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine, tekerlekli sandalye ile katılanından, ailece çoluk çocuk ile katılana, sanatçısından akademisyene kadar her çeşit insan var kortejde. Tek slogan var afislerde; ADALET! ADALET! ADALET!

Yaklaşık 5-6 km'lik bir yürüyüşten sonra saat 10 gibi kamp yerine ulaştık. Mükemmel bir kamp yeri kurulmuş. Çimler içinde çadırlar, gölgelikler, sandalyeler, masalar... Sanki festival alanı. Kahvaltı dağıtımı yapılıyor. Yanında oturan hiç tanımadığın insanlar bakıyorsunuz dağıtılan kumanyadan size de alıp getirmiş. Bando sürekli şarkılar çalıyor. Seyyar el yüz yıkama arabaları karpuz, su dağıtım istasyonları, telefon şarj istasyonu, çay istasyonu, yemek dağıtım yerleri ve sayılmayacak kadar çok wc karavanları. Yok yok yani... Hiç bir şey tesadüfe bırakılmamış. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. 

Öyle anlaşılıyor ki, bütün belediyeler görev paylaşımı yapmış. Çöp arabaları ile belediye çalışanları ve gençlik kolları her yerdeler. Kavurucu bir sıcak var. Sıcak 45 dereceyi bulduğu için ikinci etap yürüyüşe saat 17.30 gibi başlama kararı alınıyor.

Bu sürede konserler sayıları yaklaşık 30-40 bini bulan adalet yürüyüşçülerini eğlendiriyor. Şarkılar marşlara, marşlar türkülere karışıyor. Herkes dost, herkes arkadaş, herkes saygılı...

Bu arada birçok değerli kişi ile tanışıyorsunuz. Onların hikayelerini dinliyor, kendi hikayenizi onlara anlatıyorsunuz. Hani ne derler, kırk yıllık dost gibi... Sanki ben de onlarla günlerdir birlikte yürüyorum, sanki herkes benim yol arkadaşım.

Saat 17.30'da yürüyüş tekrar başladı. Kalabalık arttıkça arttı. Hak hukuk adalet dışında slogan yok. İnanılmaz provokasyon var yolda. Rabia işareti yapanlar, küfredenler var. Yollara hayvan pisliği dökenler, kullanılmamış mermi atanlar, el kol hareketleri ile tahrik edenler var. Ama kortej bunları sadece alkışlıyor, en ufak bir cevap verme, öfke, sataşma yok. Bu da onları çıldırtıyor sanırım. Saldırmaya çalışanlar olmadı değil. Emniyet güçleri göz açtırmıyor anında grubu oradan uzaklaştırıyor. Güvenlik çok sıkı.

Yoldan gecen insanlar, çoğunlukla arabalarını durdurup bizi alkışlıyorlar. Destek inanılmaz. Yol da belli yerler de belediyeler su püskürtme makineleri ile yürüyenleri serinletmeye çalışıyor. İnanın hiç yorulmuyorsunuz.

Geri dönüş için arabalara binince içime hüzün doluyor. Daha şimdiden hafta içinde de acaba nasıl gelebilirim planları yapmaya başlıyorum. Ve içim gururla doluyor. Bu tarihi olaya tanıklık ettiğim için gururluyum... En azından İstanbul mitingine katılmaya söz veriyorum içimden. En azından o cesur, Adalet yürüyüşçülerine bir kere daha teşekkürlerimi sunmak için... Hepimiz için, ülkem için, demokrasi için..."

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...