15 Temmuz, Terim ve defolmak!..

21.7.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kovmak. Kim kimi neden ve nereden kovuyor? Ağabeyim sahilde masasına gelip, sohbet esnasında 15 Temmuz’da “kontrollü darbe” vs. türünden bir şey söyleyen bir hanıma “Defol!” demiş. Bana anlatırken hâlâ kızgındı, “250 insan ölmüş, hâlâ kontrollü darbeden bahsediyor” diye.

Köken itibariyle her türlü darbeye karşı yetiştik, Elhamdülillah. Ama Ağabeyim ile AKP olayını çok farklı değerlendiriyoruz. Bu darbe teşebbüsünün oluşmasında AKP iktidarının sorumluluğunun çok büyük olduğunu düşünenlerdenim.

 

Darbe sonrası da her türlü muhalefete olan tahammülsüzlüğün çok arttığını düşünüyorum. Hal bu ki AKP’nin ülke olarak darbe girişimine karşı olduğumuz gerçeğini kucaklaması gerekirdi. Kucaklamayı bırak, tek bildiği yol olan ötekileştirmeye devam etti. Yani ayni köken ve epey farklı değerlendirmeler.

 

AKP vesayete karşı olduğu için başa geçti, vesayetin kendisi oldu. Eğitim seviyesi çok ürkütücü hale geldi. Ben “evrimi anlayamayacak” bir yönetimin ülkenin başında olmasından ve bunun tüm yönetime yansımasından tedirginim.

 

Bunlar da geçer. Babası 1960 darbesinden sonra Yassıada’da yatan ama CHP rozeti ile Kızılay’da dolaşanlar da vardı, bilirim. “Artık ötekileştirme yönteminin sonuna geldik” diye inanıyorum ve ülke olarak bunu aşacağız. Belki ilk seçimde, belki ondan sonrakinde.

 

Olayları içinde yaşarken tam anlayamıyoruz. Allah bilir daha neler öğreneceğiz, 15 Temmuz hakkında. Akla 1957 sonunda yaşanan “Dokuz Subay Olayı” geliyor. Rahmetli Samet Kuşçu darbe girişimini ihbar etmiş ama “tek mahkûm olan” da o olmuştu! Darbe ise, iki buçuk yıl sonra 27 Mayıs 1960’da gelmişti. Aman bu Dokuz Subay Olayını okuyun, aklınızda tutun. Ah, pardon, Vikipedi hâlâ kapalı mı? Başka yerden okuyun canım.

 

Samet Binbaşının hikayesi güncel bir olayı anımsatıyor: Terim damatları ile bir mekan basıyor, kavga çıkıyor, çeşitli iddialar var, Terim susuyor. Basılan Kebapçının sahibi Futbol Federasyonu yedek üyesi ve Adana Demirspor Kulübü eski başkanlarından Selahattin Aydoğdu, gazete ve TV haberlerine göre Alaçatı’da “Terim’i tehditten” ifadeye çağrılıyor; Adalet böyle bir şey olabiliyor işte!

 

Neyse ki, sosyal medyada Terim’in ve damatlarının gece baskınına tepkiler var; hem de gazetelerimizdeki, TV’lerimizdeki tepkilere göre çok daha sert; “Görevden alınmalı, istifa etmeli” diyenlerin yanında “Defol git” diyenler de var.

 

“Defol” deyince de aklıma Çetin Altan’ın anlattığı bir hikâye gelir. Aydın Doğan ile Paris’te bir cafede buluşmuşlar.   Tartışma olmuş, bir safhada Aydın Doğan “Kovuldun, git” türünden bir şey söylemiş. Çetin Altan da “Gazetenden kovabilirsin de bu cafeden kovamazsın, sen git” deyip istifini bozmamış. Aydın Doğan masadan ayrılmak zorunda kalmış. Yıllar sonra gene Aydın Doğan’ın gazetesi Milliyet’te yazmaya başlamıştı, Çetin Altan.

 

İlahi Adalet uzlaşmadadır. Umalım Terim ve Aydoğdu da uzlaşırlar Alaçatı’da.

 

Onu bunu bilmem kendi düşüncemi net ortaya koyayım: Terim gibi bir insanın hâlâ “hoca” olmasından ve Milli Takımın sıradan takımlara yenilgilerinden hiç memnun değilim. Umarım Terim artık emekli edilir, bu olay vesile olur mu? Keşke!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...