Evrim ve 18 yaşında erişkin olmak

28.7.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Öğrencilerin iki kişi ayni odada yatması yasaklanmış. Bir apartman dairesi kiralasalar bile! Kararnameyi yazanlar şaşırmışlar! Ya 18 yaşındadır, istediği yerde yatar, ya da değildir.

Popülizm ve doğa bilimlerinin dengesini bulmak gerek. 18 yaşında seçmek tamam. Seçilmek? Bir hekim olarak bence erken. 30 olarak uzlaşmayı öneririm. 18 yaşında askere gidebiliyorsa elbet seçecek. Kişiden kişiye ve özgeçmişe göre değişir de, hukuken 21 yaşına kadar tam erişkin kabul edilip cezai ehliyeti olmasında sakınca görürüm. Bu düşünceleri daha da uzatmak istemiyorum. Düşünülüp uzunca konuşulmalı.

Ama 18 veya 21 yaşındaki bir daire kiralayanın kaç kişi ayni odada yatacağına karışamazsınız. Karışmak isterseniz de komik olursunuz. Güç sarhoşluğu içinde karışabileceğinizi bir an için sansanız da!

Ağrı’da Kuran kursunda 17 yaşındaki Kuran Hocası tarafından cinsel tacize maruz kalan 9 yaşındaki çocuk gönlümde bardağı taşıran son damla oldu. Artık Boston Globe gazetesinin 2002’de ortaya çıkardığı skandal olsun, İrlanda olsun, Regensburg’daki koro çocuklarına yıllarca yapılan sistematik taciz olsun,  bana, “batı dinlerine çocuklarımızı kayıtsız şartsız teslim zamanımızın geçtiğini” düşündürüyor.

Batı dinlerinin yani Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlığın “din kisvesi altında devlet idaresindeki siyasi güç ile olan ilişkilerinin tamamen kesilmesi gereği” giderek daha net olarak ortaya çıkıyor çağımızda.

“Abuk cübbeler giyen” yaratıklar, “mehdiler” hakkında ahkam kesiyorlar, “deve sidiği içilmesini” tartışıyorlar, hatta “doğanın anayasası olan evrimin yasaklanmasını” bile sağlayabiliyorlar. Bilimi temsil etmesi beklenen rütbeli memur bilim insanlarının da çoğunlukla susmaları apayrı bir acıklı öykü tabii. Mahalle baskısı halinde evrim hakkında yayın yapamamaya doğru giden bir baskı, bu. Yaparsan “Doçent / Dekan / Rektör” ney olmazsın vs. silsilesi ile!

Baskı o denli artıyor ki, Dokuz Eylülde ders verdiğim dönemde ülkedeki ilk “evrim farkındalık” anketini biz yapmıştık. Sonra ODTÜ de yaptılar o zamandan beri de yapan yok. 

Sadece, “Adı üstünde bu bir teori” falan diye yazan sosyal bilimciler var.  A güzel bayan hocahanım kızım, sosyal bilimci olsan da böyle bir konuda yazmadan biraz zahmet edip okusan?  Evrim tabii ki yaşayan doğanın anayasası. Ve tamamen bir gerçek, öyle kuram falan denildiğine bakmayın.  O kuram sayesinde transplantasyonlar yapılıyor, ilaçlar geliştiriliyor. İnsanlığın “iki adım ileri, bir adım geri” ileri doğru yürüyüşü sürerken bazen karanlık veya yarı aydınlık çağlar olabiliyor. Kesin olan bir şey var ki teknoloji sayesinde bilgiye ama bu arada dezenformasyona da erişim hızlanıyor. Ve biz tür olarak masalları seviyoruz ve öyle yüzde seksen, yüzde altmış falan aptal değiliz. Tür olarak safız. Ama işin trajikomik tarafı kendimizi akıllı sanıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...