10 dil 10 insan: Gertrude Durusoy

4.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili-Edebiyatı öğretim üyesi Prof. Dr. Gertrude Durusoy 74 yaşında aramızdan ayrıldı. Bu, çok bağlı olduğu ailesi kadar, İzmir’in entelektüel yaşamı için de büyük bir kayıptır.

Kendisi 2. Dünya Savaşı çocuğu idi. Çekoslovakya’nın Almanca da konuşulan Bohemya’da bulunan Sosen adlı bir köyde doğmuştu. Aslında bir Felemenk olan babası savaşta Almanlara esir düşmüş ve zorla çalıştırılmak üzere bu köye gönderilmişti. Gertrude, Fransa’da büyüyüp okudu. “Alman Dili ve Edebiyatı” konusunda bir burs ile geldiği Almanya’nın Münster kentinde, Türkiye’nin ilk spor sağlığı uzmanlarından eşi Fikret Durusoy ile karşılaşıp 1965 yılında onunla evlendi. Sonra ver elini İzmir.

Fikret Hoca, 1967 sonunda davet edildiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzman olarak çalışırken, Gertrudeda Fransız Kültür Merkezi’nde Fransızca dersleri vermeye başladı. Eşi 1971 yılı sonunda Hacettepe Üniversitesinde Sporcu Sağlığı ve Kardiyak Rehabilitasyon birimini kurarken, Gertrude Durusoy, aynı üniversitenin Alman Dili ve Edebiyatı anabilim dalında göreve başladı. En sonunda Durusoy çifti, başladıkları yere, Ege Üniversitesine döndü.

 

10 dil 10 insan  
Değerli  Gertrude Durusoy’u Konak Belediyesi olarak düzenlediğimiz “Uluslararası Şiir Günleri” sürecinde yakından tanıma şerefine eriştim. Sessiz sedasız bir şekilde tüm çeviri işlerini üstlendi. Çeşitli dillerden çevirileri hem yazılı hem de sözlü olarak ana dili gibi rahatça yapıyordu. Bildiği diller şaşırtıcı derecede çoktu: İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe, Rusça, İtalyanca, İspanyolca, Flamanca, Latince ve Çekçe. Bu kadar da değil. Derdini anlatacak kadar Yunanca ve Japonca da biliyordu. Yeni Asır gazetesi onun için “10 dil 10 insan” manşetini boşuna atmamıştı bir zamanlar.

 

Alçakgönüllü bir derinlik
İçindeki bu cevhere karşın her zaman son derece alçakgönüllü ve sevecendi. İçin için kaynayan bir volkandı sanki. Kendisiyle ilgili bir anımı paylaşayım:

Belediyenin İzmir ile ilgili Fransızca tanıtım metnini basımdan önce görmüş pek beğenmemiştim. Ankara’ya yaptığım bir seyahat sırasında yanıma almış, kırık dökük Fransızcam ile metni düzeltmeye çalışıyordum. Esenboğa hava limanının bekleme koltuklarında bu işi yaparken, birisi sessizce yanıma yaklaştı ve ne yaptığımı sordu. Soruyu soran Gertrude Durusoy idi. Yaptığım işi öğrenince, üzerinde çalıştığım metni elimden aldı ve kısa zamanda mükemmel bir Fransızca ile baskıya hazır hale getirdi. Hem de hiçbir karşılık beklemeden. Hem de değerli eşi Dr. Fikret Durusoy’un ciddi bir rahatsızlık geçirdiği, ayrıca yeni doğan torununa göz kulak olduğu bir dönemde…

 

Çok sevdiği kızı Raika annesini şöyle anlatıyor:
“Bir çocuk olarak arada annemin işyerine gittiğimde güzel vakit geçirdiğimi hatırlıyorum. Annemin odasında hep güzel çiçekler ve bitkiler olurdu. Aynı koridordaki meslektaşlarıyla bitki alışverişinde bulunurdu. Hatta ben onların odalarını da ziyaret ederdim, evdeki bitkileri de çoğaltır birbirimize verirdik. Annemin lisansüstü öğrencileri arada evimize gelirdi. Onlarla iyi bir iletişimi olduğunu hatırlıyorum. Çalışkandı, evde de çok çalışırdı. Bir yandan kardeşime ve bana da zaman ayırır ve iyi olanaklar sunardı.”

 

Ödüller
Aldığı ödülleri sıraladığımda şaşıracaksınız: 1990 yılında Fransızların “Pierre-François Caillé Çeviri Ödülü” (Ferit Edgü’nün “Hakkari’de Bir Mevsim” romanının çevirisi ile), 1991 yılında“Avusturya Bilim Bakanlığı Çeviri Ödülü”, 2003 ve 2004 yıllarında“Benal Nevzat Başarılı Kadın Önderi Onur Ödülü”, 2005 yılında Fransız hükümetinden “Chevalier de l'OrdreduMérite” (Ulusal Liyakat Nişanı Şövalye Mertebesi)ödülü,2007 yılında Avusturya’dan “GoldenesVerdienstzeichen der Republik Oesterreich”  ve İtalya’dan “Cavaliere del Ordine : Stelladella SolidarietaItaliana” ödülleri, 2009 yılında “Kadın Yazarlar Derneği Onur Üyeliği”.  Say say bitmez derler ya.

Bunları ve yaşamı ile ilgili diğer ayrıntıları Ege Üniversitesinin kendisi için hazırladığı ve Ekim 2017’de basılacak olan “anı kitabında bulabileceğiz. Aramızdan erken ayrılmasaydı kendisi için de “sürpriz bir kitap” olacaktı.

Çok bağlı olduğu ailesinin ve tüm tanıyanlarının başı sağ olsun.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...