Sektörde çelik gibi oldular, vergi indirimi ile yıkıldılar

4.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ağır sanayi bir dönem çok kullanılan bir kavramdı. Bunu savunan yöneticiler Türkiye’de üç önemli yatırıma imza attılar.

Karabük Demir Çelik, Ereğli ve İskenderun Demir Çelik ağır sanayi anlamında üç önemli yatırım olarak ekonomiye damgasını vurdu.

Bu üç dev yatırım, çevresinde eko sistem yarattı. Önce haddaneler, ark ocakları kuruldu. Ardından özel sektör bu alanda yatırım yapmaya başladı.

Ekinciler, Tosyalı işte bu noktada devreyi girdi. Türkiye’nin önde gelen özel sektör kuruluşları demir çelik konusunda dünyanın birçok ülkesinde önemli yatırımlara imza atmaya başladı.

Türkiye çelikte çelik gibi oldu. Çeliğe su vermeyi çok iyi öğrendi. ABD’nin çelik ithalatında Türk çeliği öne geçti.

Bir çelik devi olan Çin’e ihracat yapıldı. Uzakdoğu’dan Latin Amerika’ya, ABD’den Afrika’ya çelik satmaya başladık. Çin’in ardında ihracat liginde ikinci sıraya çıktık. Son dönemdeki ihracat artışında çelikçilerin büyük payı oldu.

İşler tam rayına girmişti ki garip bir karar alındı. İnşaat çeliğinde gümrük vergisi oranları düşürüldü. Oysa bu alanda Türkiye dünya ikinciliğine yükselmişti.

Ve bütün dünya çelik sektörünü korumak için gümrük vergilerini yükseltirken, Türkiye’de indirim gündeme geldi.

Peki neden bu karar alındı? Özetle anlatalım. Referandum sürecinde inşaat sektörü frene bastı. Frene basınca inşaat çeliği siparişlerini erteledi.

Ama çelik üretimi öyle bir günde frene basma şansına sahip değildi. Üretime devam etti ve iç pazardaki vazgeçmeyi ihracata hız vererek kapatmaya çalıştı.

Bunu başardı da… Referandum bitti. İnşaatta yeniden işler açıldı. Emlak satışları hızlandı. Sektör bir anda müthiş bir çelik ihtiyacı duydu. Oysa sektör üretimini ihracata bağlamıştı. Çünkü siparişler ertelenmişti.

İnşaatçılar isyan etti. Ve karar alındı. Çelikte gümrük vergisi düştü… Ve inşaat müteahhitleri bu karardan dolayı hükümete teşekkür etti.

Peki son dönemde dev yatırımlara imza atan, Türkiye’nin ihracatına büyük katkı yapan sektör bu gelişmeye nasıl baktı?

Sektörün tartışmasız en önemli sözcüsü Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci ile konuşma şansımız oldu. “Yıkıldık” diye başladı, anlatmaya ve devam etti:

. Bir kere şunun altını çizmek isterim. Siz en iyi buzdolabını yapacaksanız, savunma sektöründe olacaksınız ve dünyada ilk 10 ekonomi içinde yer alacaksınız, çelik sektöründe iyi olmak zorundasınız.

. Bu kararın sektör açısından son derece olumsuz sonuçları olacak. Biz inşaat çeliği ihracatında dünya ikincisiyiz.

. Başta ABD olmak üzere Mısır ve birçok ülke ihracatımızın önünü kesmek için olmadık yöntemlere başvuruyor. Ama biz iç pazarımızı herkese ardına kadar açıyoruz.

. Bu gelişme sektörü olumsuz etkilemenin yanında bir deprem ülkesi olan Türkiye’de kalitesiz ürün kullanımının önünü açacak. Binaların depreme dayanıklı olup olmadığı sorusu gündeme gelecek.

 

Planlama yapmadılar, çelik sektörünü günah keçisi yaptılar

 

Namık Ekinci çelikte gümrük vergilerinin düşürülmesi için inşaat sektörünün kulis yaptığını savunarak şu noktalara dikkat çekti:

. İnşaat sektörü bizi suçlamak yerine önce taleplerini, üreticilerle anlaşarak planlamaları gerekirdi.

. Ama böyle yapmadılar. Plansız bir şekilde hareket edilmesi sektörde sıkıntıya neden oldu.

. Bu arada bu işi iyi planlayan çok sayıda kurumsallaşmış inşaat şirketinin olduğunu da hatırlatmak isterim.

. Yaşanan sıkıntı geçici olmasına rağmen bir bardak suda fırtına koparılmasına anlam verememiştik.

. Çelik sektörü kısır hesaplar için günah keçisi yapıldı. Bu süreçte yaşananlar devlet yetkililerinin bu kararı almasında etkili oldu.

. Görünen o ki asıl niyetleri ucuz ithalatın önünün açılması olan müteahhitler amaçlarına ulaştı.. Açık ve net söylüyorum. Doğru planlama yapmayanlar çelik sektörünü günah keçisi yaptılar.

 

Satılacak değer, değerine satacak kurumla buluşunca iş daha kolay oluyor

 Önce Referandum… Sonra Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak AK Parti’nin başına geçmesi… Son olarak da kabine değişikliği… Bütün bunlar iş dünyasının bir bakalım diye yatırımlarını yavaştan almasına neden oldu.

En azından bu bahaneler nedeniyle işi yavaştan alanlar az değildi. Ama Hamdi Akın’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Akfen Holding sürekli yeni arayışların peşinde oldu.

Bunun karşılığı da gördü. Geçtiğimiz hafta Mersin Uluslararası Limanı’ndaki yüzde 40 hisseyi Avustralyalı altyapı fon yönetim şirketi IFM Investors’a devretti.

Bu son çıkıştı. Daha önce de iki önemli dev adım atılmıştı. Akfen, Yenilenebilir Enerji’nin yüzde 33’ünü EBRD ve IFC’ye, TAV Havalimanları Holding’deki yüzde 8.1’lik hissesini de Fransa merkezli Aéroports de Paris şirketine devretmişti. Bu satışlarla güçlü bir uluslararası destek sağlandı ve 7 milyar liraya yakın bir kaynak elde edildi. Gelişmeyi Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın şu noktaların altını çizerek yorumladı:

. Türkiye’ye yapmış olduğumuz yatırımlara yabancı sermayeyi ortak ederek ‘taze döviz’in ülkemize girişini blok hisse satışı yoluyla yapmaya çaba gösteriyoruz.

. Bu tür hisse ihraçları en değerli ihracat kalemi sayılmalıdır. Şirketlerimizi ölümsüzleştirmek için yapılan bu hisse ihracı Türkiye ekonomisine duyulan güvenin önemli bir göstergesidir.

Akfen’in bu önemli satışının arkasından ise yine bildik bur kurum çıktı. Daha önce Ülker’in önemli alış-satışlarını idare eden son dönemde İİbrakom, Asset Medikal Tasarım A.Ş’nin Pera Capital ile ortak olması ve Korozo Ambalaj'ın Actera Group ile gerçekleştirdiği ortaklık sürecini yöneten ÜNLÜ & Co bu defa da bu önemli satışı gerçekleştirdi.

Süreç ile ilgili bilgi ÜNLÜ & Co Kurumsal Finansman Yönetici Direktörü İbrahim Romano’dan geldi:

. Bu işlem uluslararası yatırımcıların Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyeline olan inancını teyid eden önemli bir gösterge olmuştur. Biz de yatırım bankacılığı hizmetlerimizle böylesine önemli bir ortaklığa aracılık etmiş olmaktan dolayı gururluyuz.

Evet, önce elinizde başarı öyküsü netleşmiş satılacak bir değer olmalı. Sonra da bu değeri değerine satacak bir kurumun önderliği. İkisi birleştiğinde işler daha kolay oluyor.

 

Kemal Şahin’in gibi işadamları daha fazla öne çıkmalı

Kemal Şahin, Konya'dan gidip Almanya’da zirveye çıkmış bir işadamı… Önce tekstille başarı merdivenlerini çıkan Kemal Şahin sonra turizm ve başka alanlarda da yatırımlara imza attı.

Almanya'da "Yılın İşadamı" seçildi. Avrupa’da “Onur Girişimcisi" ödülünü aldı. Zaman zaman inişli çıkışlı dönemleri olsa da son olarak geçtiğimiz günlerde Modavizyon firması ile Türkiye’nin ikinci 500 sıralamasında liderliğini ilan etti. İstanbul Sanayi Odası tarafından belirlenen listenin ilk sırasında yer alan Modavizyon, Edirne’de binlerce kişiye iş ve aş sağlarken, dünyanın en önemli markaları ile de işbirliği yapma başarısı gösterdi.

Kemal Şahin yakın geçmişte Almanya’da düzenlediği toplantılarda Erdoğan’ın o günlerin Alman Başbakanı Gerhard Schröder ile buluşmasına katkı yaptı.

 

Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin’i son olarak Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde, Türkiye'de faaliyet gösteren önde gelen 19 Alman firmasının temsilcileriyle bir araya geldiği toplantı sonrası açıklama yaparken gördük.

 

Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de katıldığı bu toplantıda iki ülke arasındaki gerginliğin son bulması noktasında önemli adımlar atıldı.

Kemal Şahin ‘in işte bu toplantıya ilişkin izlenimlerini paylaştı bizimle… Özetle şu noktaların altını çizdi:

. Görüşmede Başbakan Yıldırım'ın, Türkiye'de yatırım yapan şirketlerle ilgili hiçbir resmi soruşturma olmadığını ve buradaki şirketlere Türk şirketi gibi baktıklarını söylemesi çok önemliydi.

. Hem Başbakan'ımız hem Ekonomi Bakanımız, Türkiye-Almanya ve Türkiye-Avrupa ilişkilerinin çok önem taşıdığını, bunun farkında olduklarını söyledi.

. Esasen biraz daha siyasetin kapalı kapılar ardında olduğu görüşmeydi. Yoğun iletişim kurulması ve karşılıklı birbirimizi iyi anlamamız gerektiği konusunda görüş birliği oluştu.

. Gelecekte de Türkiye'nin hem ekonomik hem siyasi olarak Avrupa ile iyi ilişkiler kurmasının önemli olduğu, özellikle yatırım gelmesi için iyi ilişkiler kurulması gerektiği konuşuldu.

. Almanya'dan gelen turist sayısında geçen yıl yüzde 30, bu yıl da yüzde 30'a yakın bir kayıp yaşanıyor. Bu olumsuzluğu ortadan kalkması için güven ortamı oluşmalı.

. Bu noktada özellikle Almanya'da, Alman halkında oluşan önyargıları azaltacak mesajlar verilmeli. Türkiye’nin darbe girişimi yaşadığını çok sayıda terör örgütü ile mücadele ettiği daha iyi anlatılmalı.

. Buradaki şirketlerin Avrupalı şirketlere burayı iyi anlatması ve iyi iletişim kurulması hatta belki gelecekte büyük şirketlerle bizzat Ekonomi Bakanı'nın (Nihat Zeybekci) da katılacağı toplantıların düzenlenmesi gibi konuları konuştuk.

. Başbakan'ımız bunları değerlendireceğini, uygulanabilir olanları yapacaklarını söyledi. Acilen Türkiye-Almanya ekonomik ve siyasi ilişkilerinin daha tandansı düşük, özellikle ekonomiye yansımayacak şekilde devam etmesi konusunda mutabık kaldık.

Önümüzdeki süreçte sivil toplum kuruluşlarının ilişkilerde daha etkin rol oynaması gerekiyor. Bununla ilgili çalışmalar yapılmalı. Biz bunu geçmişte yapmıştık. Almanya Türkiye’ye tam destek vermişti.

Kemal Şahin bunu anlatırken gözümüzün önünü Almanya’da düzenlenen ve Erdoğan’ın Türkiye Başbakanı, Gerhard Schröder de Almanya Başbakanı olarak katıldığı ortak toplantıyı hatırladık.

O toplantının sunuculuğu Almancayı da çok iyi konuşan bir Türk kızı yapmıştı. Gerhard Schröder Almanca’yı benden iyi konuşuyor demişti.

Yine Erdoğan’ın konuşması iki ülke işadamları tarafından heyecanla karşılanmıştı. Çok sıcak mesajların verildiği bir toplantı olmuştu.

O günler çok eski değil. Yeniden o günlere dönülür mü? Nasıl dönülür? Kim ne yapmalı?

Bütün bunları düşünmek tartışmak gerekiyor. Bu noktada da Kemal Şahin başta olmak üzere metal yorgunluğu olmayan, doğruları dile getirecek işadamlarına büyük ihtiyaç olduğunun altını çizmek doğru olur düşüncesindeyiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...