Gölge basına, Gölge vatandaş!..

4.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir’de yaşayan bütün insanları ilgilendiren “enteresan” bir haber, önümde duruyor. “Önü de, arkası da enteresan olan” haberin “açıklanan” önünü sütunuma alıyorum:

“Hizmet ve projelerindeki vatandaş odaklı çalışmalarıyla ‘üç büyükşehir içinde “ISO 10002 Müşteri Memnuniyet Sistemi” belgesini alan ilk belediye’ olarak kayıtlara geçen ve hizmetlere ilişkin şikayetlerin etkin ve kalıcı yöntemlerle çözüme kavuşturulması için uluslararası standartlarla çalışmalar yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi, şimdi de ‘Gölge Vatandaş’ uygulaması başlatıyor.

Amacı, halkın Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnuniyet derecesini ölçmek olan uygulama, bu konuda eğitim almış uzmanların Belediye birimlerini ziyaret ederek farklı hizmetlerden faydalanmak isteyen vatandaşlar gibi davranması ve önceden belirlenen ölçüm kriterlerine göre hizmet kalitesine not vermesi temeline dayanıyor. Değerlendirme, sadece yüz yüze verilen hizmetlerle sınırlı kalmayarak telefon ve e-belediyecilik üzerinden sunulan hizmetleri de kapsıyor.

Büyükşehir Belediyesi, bu çerçevede geniş kapsamlı bir vatandaş memnuniyet anketi de yaptırarak vatandaşın kalite beklentisi ve kalite algısını tespit edecek; hizmet süreçlerinin iyileştirmesi için çözümler üretecek.”

Bütün İzmirliler gibi ben de merakla “uygulamayı ve de vereceği sonuçları” bekliyorum, amma…

Bugün “peşin olarak” söyleyeceğim birkaç cümle var, zira bu haberin “bir de arka yüzü” var.

Düşünüyorum; “Eğer bir ülkede ‘gerçek bir basın olsa’, acaba ‘gölge vatandaşa’ ihtiyaç olur mu” diye.

Ve de hele hele “Belediyeyi denetleyecek olan “bu gölgeler” de, “Belediyenin kendisinin seçtiği” denetleyiciler mi olur?”

“Basın nedir”; basın, dünyada “demokrasinin yaşadığı ve hukukun üstünlüğünün kabul edildiği ülkelerde yasama, yargı ve yürütme organlarını halk adına ve hür olarak denetleme ile yükümlü olduğu için ‘Dördüncü Kuvvet’ olarak nitelendirilen” güçlü bir Anayasal organdır!..

Peki, bugün OHAL Türkiye’sinde “bir avuccuk istisnası hariç”, yukarıda özetlediğim niteliklere sahip ve de “bu Anayasal hakkını özgürce kullanabilen” bir basın var mıdır?

Elbette Büyükşehir Belediyesi’nin “gölge vatandaşları” İzmir’e ve İzmir’de yaşayanlara yararlı hizmetler yapacaklardır ama “gerçek ve hür bir basının bu konuda yapabileceklerini” yapabilecekler midir?

“Çok yıllar önce ‘öyle’ bir basının mensubu olarak yaşamış” bir gazeteci olarak, “bu haberi okurken” içim sızladı; nerede o günlerimiz, nerede o Türkiyemiz? 

Türkiye’nin geleceğini teslim etmek!..

Bir yanda Atatürk düşmanlarının gazete ve dergi sayfalarında, ekranlarda ve meydanlarda yaptıkları ihanetler, “Milli eğitimi dini eğitime dönüştürme” çabalarının hızlandırılması ve “müfredat değişimi” adı altında yapılanlarla çocuklarımızı, gençlerimizi,  orta çağın karanlık dehlizlerine götürme gayretlerinin arttırılması, 5 – 6 yaşındaki minicik çocuklara “hangi zihniyetliler ve kimler tarafından hocalık yaptırılacağı” kolayca tahmin edilebilen bir tablo içinde, “cihatın okutulması”,  ülkenin başkentinin Kızılay Meydanı’nda “cüppeleriyle, sarıklarıyla zikir töreni yapan” tarikatçıların gövde gösterisi, “ahlak polisliğine soyunan” şehir içi zorbaların caddelerde, parklarda kadınlara, giyim kuşamlarına karşı açtıkları savaş, öte yanda her türlü silahlı tekil ve çoğul cinayetlerin, kadın ve çocuklara karşı işlenen taciz ve tecavüz suçlarının, kumar ve uyuşturucunun “azgın bir hızla” yayıldığı bir ülke; nereye gidiyoruz?

“Bu acı tablonun sonunda, Türkiye’nin geleceğinin hangi nesillere teslim edileceğini düşünmeyi”, bugünü yaşamanın ve olanları düşünmenin üstüne koyduğumuzda, “aydınlık” beyinlerin ne hâle geldiğini, ancak “bu süreci izleyen, tartan, düşünen ve çare arayanlar” bilebilir. Bilebilir de, “acaba” ne yapabilir; işte bütün mesele!..

Sözün Özü

Ey Hilmi Özkök, ey Yaşar Büyükanıt, ey İlker Başbuğ, ey Necdet Özel, ey Hulusi Akar Paşalar, Türkiye “böyle bir Yüksek Askeri Şura ile 30 Ağustos’a giderken” ve de “her türlü festival yapılır” ve binlerce, on binlerce kişi orada burada toplanırken, “gene” evet, gene,  “güvenlik bahane edilerek” 30 Ağustos Bayramı töreni başkent Ankara’da iptal edilirken, aynaya bakın ve vicdanınızın sesini dinleyin lütfen; acaba ne diyor, size?

Emlak Vergisinin hatırlattıkları!..

Türkiye’nin dört bir yanından “daha da acısı, CHP’li belediyeler etiketli kasaba ve kentlerin çoğunlukta olduğu” yerlerden, binlerce, on binlerce, yüz binlerce vatandaşın feryatları yükseliyor; “Evimizi, bağımızı, bahçemizi mi satalım; bu kadar yüksek emlak vergisi olur mu?”

GÖZLEM’in bu haftaki sürmanşetinde, gazetemizin yayın kurulu üyesi sevgili Burak Oğuz’un “bu çok haklı feryatlar konusundaki” haber / yorum / araştırması yer alıyor!

İçinde her şey var; okuyup bitirdiğinizde, içinizden “Bu haksızlık, bu insafsızlık nasıl yapılır” diye haykırasınız geliyor!..

Metrekareye 120 liralık değer, 2000 liraya nasıl yükselir ve de 195 liralık değer 3000 liraya, “enflasyon yüzde10’larda, 4 yıl için toplam yüzde 40 ancak eder”, ama “emlak vergisi artışları birçok yerde yüzde 800’leri buluyor, geçiyor”; olacak şey mi?

Dahası tam bir komedi; “iki temsilcisinin bulunduğu 7 kişilik ‘kendi’ komisyonunun, sadece Ticaret Odası temsilcisinin ‘Değerler çok yüksek, katılmıyorum’ şerhini koyduğu kararının iptali için ‘komisyonun takdir ettiği değerler çok yüksek’ gerekçesiyle mahkemeye başvuran belediyelerimiz bile var”, ortada!..

Mesela bir dahası daha var; “metrekaresini 30 / 60 lira arası kiraladığı neredeyse dağ başındaki Pazar yerinin önünden geçen” cadde civarına “metrekaresi için 850 lira emlak vergisi koyan” komisyon kararının altına “komisyona verdiği üyelerinde ‘itirazsız’ imza attığı” belediyelerimiz bile varmış, anlayın gerisini; yani, “Emlak vergileri kararlarının nasıl alındığını” Türkiye’de!..

Gelin de, Selahattin Eyyubi’nin valilerinden “Hükm-ü Karakuşi” nitelendirmesi ile ünlenen  Bahâüddin Karakuş (Selçuklu / Osmanlı kadısı olduğu da söylenir)’un kararlarını, “Dedem Korkut’un Deli Durul’unun köprübaşı uygulamalarını” hatırlayıp da gülümsemeyin bakalım!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...