Bodrum / Akyaka / Akçapınar!..

25.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bodruma gidince tekrar bu güzel denize rağmen bu yerleşimin ve nüfusun benim için olmadığını fark ettim. Yolda Halikarnas Balıkçısı’nın torunu Kuki Noonan Kutup ile beraberdik. Dedesi Bodrumda bir ana caddeye Cevat Şakir Kabaağaçlı ismi verilince “Şimdiye kadar Devlet içime ediyordu, şimdi eşekler ve atlar üstüme edecekler” demiş. O zaman malum epeyce at ve eşek varmış Bodrum yollarında ama bugünkü trafiği görünce de büyük yazara hak vermemek elde değil.

Gündoğan kışın belki 5-10 bin yazın muhtemelen 150 bin nüfusa hizmet veriyor.

Enfes denizin yanında bir yürüyüş yolu. Yolda, “Tempolu yürüyüş sağlıklıdır. Selamlaşma da medeni ve barışçı bir alışkanlıktır” mealinde bir afiş asılmış. Bu bilgiyi herhalde her fakültenin ikinci sınıf öğrencisi de paylaşabilir. “Yere çöp atmayın, yere tükürmeyin” falan türünden ikazları da her daim yapmak gerek. Ama altında bir isim “Prof. Dr. Bilmem kim! Hayrola? Bilmem nere Belediye Başkanı veya muhtarının özlü sözü mü? Yok, altında sadece titr ve isim. “Evladım hangi konuda profesörlük tezini yazdın?” diye düşündüm. Eğer bir meslektaş ise, tez konusu, “kaslarda zart enziminin tempolu yürüyüşte artışı” veya “saç dökülmesinde bağışıklık sorunlar”ı bile olabilir. Yok bir sosyolog ise, örneğin selamlaşmanın sosyal yaşamda faydaları da olabilir. Veya bir kağıt kurutma cihazının faydaları üzerine bile olabilir mi? Olabilir.

Ee bana ne? Halka ne? Bu abuklukları genelde Belde Belediye Başkanları yapıyorlar; “Bayramınız kutlu olsun! / Çemişkezek Belediye Başkanı Acayip Şehsuvar, Tekstil Yüksek Mühendisi” gibilerinden)   şimdi vatandaşlar da başladı bu işe anlaşılan.

Güzel bir tabela veya afiş koymuşsun ve cebinden bu afiş için 95 TL harcamışsın, aferin. Şayanı takdir bir duyarlılık. Parayı verince ismini de yazmışsın afişe, haydin ona da eyvallah da, titrinden yürüyene ne ya’hu?!

Gündoğan enfes bir coğrafya, bir de karşıdaki tepeleri ağaçlandırsalar. O kadar organize olamıyor anlaşılan sakinler. Yolda Milas, Tuzabat köyündeki Cevizli Büfede nefis bir kahvaltı yaptık, cüzdanımı bahçede düşürmüşüm. Bahçe sahibi Ersin Yavuz ismimi kimlikten öğrenip Jandarma ve 118 yolu ile cep telefonumu bulmuş, beni aradı. 50 kilometre dönüp cüzdanı aldım. Ödül almamakta direndi.

Akçapınar / Akyaka

Akyaka’da benzer bir izdiham. Ama anlaşılan oteller burada da beklediklerini bulamamışlar. “Azmak” diye buz gibi suları var, doğa harikası.

Güneş enerjisi ile çalışan tertemiz pırıl pırıl tekneler ile deltaya girmek mümkün. Çevre tertemiz. (Şaka – tabii ama inşallah on yıl içinde olacaktır bunlar.. Eğer genç dostum Afif Sıddıki başarı ile birkaç projesini orada hayata geçirebilirse. Ama korkarım kendisi kendisine çelme takabilir. “Daha az’ın daha fazla ve daha yavaş’ın patinaj yapmadan daha hızlı olduğunu” anlayacak  donanıma dünya çapında fizikçi olarak O sahip) Neyse yeni evli çifte en iyi dileklerimi iletip oradaki kalabalıktan Akçapınar’a kaçtım.

Akçapınar Muhtarı yakındaki plaja epey emek vermiş ama çevre koruma örgütleri tarafından dava edilmiş ve sonunda sadece para cezası ile kurtulunca o plaja diktiği palmiyeleri de sökmüş. Devlet plaja el koymuş veya muhtar devretmiş.

Enfes bir plaj; şimdi Surf ve Kite Surf için kullanılıyor. Ama boş. Bu denli güzel doğayı korumak gerekli. Surf plajının çöpü de girişte yığılmak ile meşgul.

Ben umutlu yaklaşımı sürdürmekte kararlıyım. Keşke bu plajdan gelir devlet memurlarını görgü seyahatlerine taşıyacak yerde muhtar ve heyeti taşınarak elde edilse idi. Kite surf olayı çok güzel bir girişim, umarım çok başarılı olur ve gelişir bu güzelim plajda. Kadın Azmağı ve Oğlan Azmağı bu Gökova körfezinin can damarları, o bariz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...