Canavarın da küçüğü sevilir mi?

8.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

‘’Enflasyon canavarı gerimi geliyor’’ yazımı yazalı tam beş ay oldu. Canavarın gelişini hepimiz iliklerimize kadar hissettik, hissetmeye devam edeceğiz. Ağustos ayı gerçekleşmelerine baktığımızda TÜFE aylık % 0,52 ve son on iki aylık süreçte % 10,68 arttığı görünüyor. ÜFE de ise durum aylıkta % 0,85 ve son on iki aylık süreçte ise % 12,05 olduğu görülüyor. 

Türkiye’de büyüme ve kalkınma adına uygulanan liberal politikalar tarihimiz, aynı zamanda bir yüksek enflasyon tarihine tekabül eder. 2012 yılında açıklanan yıllık % 6,16 TÜFE ve  % 2,45 ÜFE oranları, bizleri yontma taş devrinden cilalı taş devrine geçiyormuşçasına umutlandırmış, sevindirmişti.  Lakin olmadı olamadı işler bu kadar basit değildi enflasyon  % 150’lerden sihirli değnek değmiş gibi yüzde üçe beşe düşemezdi “nitekim” düşmedi.

1980’den bu yana yaşanan enflasyonist ortam kendi ekonomik anlayışını yaratmış, dengelerini kurmuştu. Geniş kesimler (sabit gelirli olmayan) Enflasyonun iyi bir şey olduğuna kendileri inandıkları gibi herkesi de inandırmak gayretine girişmişlerdi.

Enflasyon Ekonomilerin afyonudur, morfinidir. Ekonomide işler yolunda gitmediği dönemlerde hükümetler ekonomiye iki doz enflasyon yaparlar. Şayet doktor bulunur doğru tedavi yapılırsa hasta bu süre içinde acı çekmez, aksi takdirde ekonomi sizlere ömür.

Enflasyonun orta vadede sürdürülebilir bir durum olmadığını, bizler her üç beş yılda yaşadığımız krizlerle tecrübe ettik. Enflasyon kısa vadede rahatlama sağlasa bile yapısal reformlar ( buda çok klişe bir sözdür) sağlanamadığında, Teknolojik üretim tüketim dengesi sağlanmadığında, ihracat ve ithalat dengesi aleyhimize çalıştığında ve kamu borçlanmasının gayri safi yurt içi hasılaya oranı artmaya başladığında yeni krizler üretme potansiyeli var demektir.

Deprem profesörleri gibi lafı dolandırmayacağım. 2017 yılı verileri malum sebeplerden dolayı  2015 ve 2016’dan iyidir. 2018 yılında da büyük risk görmüyorum ancak ciddi bir çalışma yapılmazsa 2019 seçimlerden sonra için kriz stres ve gerilimi oluşmaya başladı.

Son krizi hatırlayan var mı hani 2001 yılıydı “uçan anayasa krizi” onu çok ararız.

Herkes hesabını iyi yapmalı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...