KGF ve diğer destekler devam edecek mi?

22.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçen yıldan başlayarak ekonomiye çok çeşitli destekler verildi. ÖTV ve KDV indirimleri, kredi garanti fonu destekleri, bazı vergi ve prim tahsilatının da ötelenmelerini bunlar arasında sayabiliriz. Amaç, ekonomik canlanmayı sağlamaktı. Bu yılın ilk çeyreğinde % 5,2’lik ve ikinci çeyreğindeki % 5 lik büyüme oranları dikkate alındığında amaca geniş ölçüde ulaşıldığını söyleyebiliriz.  Aynı gelişmeyi ÖTV ve KDV indirimlerinin uygulandığı otomotiv, mobilya ve inşaat sektörlerinde de görmek mümkündür. Toplamı 250 milyar lira olan ve yaklaşık 200 milyar doları kullanılan kredi garanti fonu kaynaklı Hazine garantili krediler ise, ekonomik büyümeyi hızlandıran ana araç haline geldi. Genel kanı, büyümenin üçüncü ve dördüncü çeyrekte de süreceği ve yıl sonunda büyümenin % 5-6 aralığında gerçekleşeceği şeklindedir.

Son günlerde devlet desteklerinin bundan sonra da sürdürülüp sürdürülmeyeceği konusu hem ekonomi yönetimi ve hem de özel sektör tarafından yeniden tartışılmaya başlanmıştır.

Önce bir tespit yapalım. 250 milyar TL’lik kredi garanti fonu desteğinin 200 milyar liralık bölümü kullanılmıştır. Ancak yetkililere dayandırılarak basında yer alan haberlere göre, verilen desteğin önemli bir bölümü yatırıma, üretime ve ihracata dolayısıyla da istihdam arttırıcı faaliyetlere değil, mevduata, döviz alımına ve yatırımla ilişkisi olmayan sektörlere gitmiştir. Bir başka ifade ile ekonomiyi canlandırmaya ve bunun için iç talep artışını sağlamaya yönelmiştir.

Şimdi, geriye kalan 50 milyar liralık Hazine kefaletinin sadece yatırım ve ihracat şartları ile verileceği ve bu miktar bittiğinde yeni bir paketin açılmasının düşünülmediği açıklanmıştır. Gerekçe olarak ta, ülkedeki bütün kredileri Hazine kefaletine dönüştürmenin riskli olacağı ve bankaları tembel olmaya ve aşırı risk almaya yönlendireceği gösterilmiştir.

Türkiye’nin, cari açığının finansmanını ve büyümesini kendi yatırım, üretim ve ihracatına dayandırması son derece önemlidir. Bu itibarla, Hazine kefaletinin yatırım ve ihracat koşulu ile verilmesini 50 milyar liralık bölümle sınırlanmaması ve yatırım-ihracat projelerine bağlı olarak, kısmi kefalet verilmesi daha uygun olabilir diye düşünüyorum. Proje değerlendirmesi, proje konusu ile ilgili diğer kuruluşlarla birlikte Ekonomi Bakanlığınca yapılabilir.

Vergi indirimleri, tahsilat ertelemeleri gibi geçici desteklerle canlandırılan sektörler, satışlarının arttığını belirtmekte ve bu desteklerin devamını istemektedirler. Olaya sadece sektörlerin satışları açısından bakıldığında isteklerinde haklıdırlar. Ancak bazı kısıtlamalar vardır ve bunların başında bütçe açıkları gelmektedir. Geçen yıl,  25 milyar liralık bütçe açığı ile kapatılmıştır. Bu açık gayri safi milli hasılanın % 1 i civarındadır. Bu yıl ki açığın ise 55-60 milyar lira civarında olacağı ve gayri safi milli hasılanın % 2,5’ uğuna ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Desteklerin mevcut haliyle devamı, bütçe açıklarının kalıcı hale gelmesi, bunun da Hazine’nin yoğun biçimde borçlanmasına ve faiz hadlerinin yükselmesine yol açacağı kaygısı vardır. Üstelik sektörlerin isteği, kurumlar vergisi oranının düşürülmesinin tartışıldığı bir döneme rastlamaktadır.  Ayrıca, üzüm ve fındık başta olmak üzere bazı tarım ürünlerinin tamamının devlet tarafından alınabileceği açıklanmaktadır.  Böyle bir karar üreticiyi elbette memnun edecektir.  Ancak, dış piyasa koşullarına göre, alım kuruluşlarının zarara uğraması ve bu zararın ‘görev zararı’ olarak Hazine tarafından karşılanması olasılığı da vardır. Bunlar, gelir azaltıcı ve gider arttırıcı kalemlerdir.

Türkiye, zaten tasarruf hacmi düşük olan bir ülkedir. Bu itibarla kaynaklarını en verimli ve etkili alanlara yönlendirmek zorundadır. Bu alanlar ise, yatırım, üretim ve ihracattır. Bütün desteklerde bu sektörler öncelikli olmalıdır. Teşvikler genel esaslı değil, uzun vadede rekabet edebilir, istihdam yaratıcı, ileri teknoloji içeren, proje bazlı, selektif esaslı olmalıdır. Aksi halde alınacak önlemler, kısa vadeli ve geçici yarar sağlayan ancak uzun vadede rekabet gücümüzü daha da zorlayan düzenlemeler olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...