Şekerbank’tan şeker gibi bir öneri

22.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünyanın neresine giderseniz serbest ticaret nedeniyle resmen yoksa bile insanların kafasında korumacılık var.

O ülkede üretilen otomobili almak en fazla ABD’de yaygın… Sri Lanka diye bir ülkede yabancıların perakende de etkin olmasının önü bir şekilde kesilmiş durumda.

Bir tek Türkiye’de bu konulara herkes dikkat ediyormuş gibi görünüyor ama sonuçta isteyen istediğini yapıyor.

Hatta seramikten mobilyaya, makineden gıdaya Türk ürünleri bütün dünyada beğenilir alıcı bulurken aynı ilgiyi Türkiye’de görmüyor.

Ya da az görüyor. Hemen belirtelim şimdilik böyle ama giderek biz de kendimizi aşıp, daha doğruya doğru koyuyoruz.

Bu koşuda doğru kampanyaların, farkındalık çalışmalarının büyük katkısı bulunuyor.

Şekerbank’ın yaptığı son çalışmayı da bu kapsamda ele almak gerekiyor.

Dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip eden Şekerbank’ın tarıma verdiği desteği biliyoruz. Bu destekler Türkiye’de tarımın önünü açtı diğer bankaların da bu alana yoğun ilgi göstermesini sağladı.

Bu alanda ilklere imza attı. Yine kredilendirmede iklim değişikliği konusunda yaptığı pozitif ayrımcılık çocuklarımızın hatta torunlarımızın gelecekte saygı ve sevgi ile anacağı boyutlar ele alınabilir.

Son kampanya Ahilik Haftası nedeniyle gündeme geldi. Söz ettiğimiz bu hafta dolasıyla esnafa verilen cazip kredi değil…

Bu yıl 30.’su kutlanan Ahilik Haftası’na özel kampanya ile Şekerbank, üç aya kadar taksit erteleme, 36 aya varan vadeler ve uygun faiz oranlarının yanı sıra kampanyada yer alan Hesaplı Paket ile de havale ve EFT işlemlerini ücretsiz sundu.

Ama bizim bahsettiğimiz bu değil. Çünkü Şekerbank bunu hep yapıyor.

Tam 64 yıllık geçmişi olan Şekerbank’ın bu defa ki yenliği başta ifade ettiğimiz farkındalığı öne çıkaran bir çalışma…

Bu çalışmayı Şekerbank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Murat Sabaz şu sözlerle açıkladı:

. 2013 yılında başlattığımız “Kapımız Esnafa Açık” projesiyle esnafımızın kapısı hep açık kalsın diye Türkiye genelinde bir kampanya başlattık.

. Bugün de farklı fazlarla devam eden projemiz kapsamında tüketicileri mahalle esnafından alışveriş yapmaya davet ediyoruz.

. Şekerbank’ın esnafa yönelik gerçekleştirdiği özverili çalışmalar sayesinde 2014 yılında ‘Ahilik Hizmet Ödülü’ne layık görüldü.

. İlk kez bir bankaya sunulan bu ödül esnafın bankası olduğumuzun en iyi teyidi niteliği taşıyor ve bizim için bir gurur kaynağı.

Murat Sabaz’ın bir cümle ifade ettiği mahalle esnafından alışveriş edin çağrısı aslında çok önemli…

Belki bunu yaygınlaştırıp genelleştirebiliriz. Mahalle esnafı bizim önemli bir geleneğimiz. Şekerbank’ın şeker gibi önerisine hepimiz sahip çıkmalıyız.

Mahalleliye kredi açan, veresiye alışveriş imkanı sunan, gerekirse onların çocuklarına sahip çıkan bir esnaf geleneğimiz var…

Mahalleye sahip çıkan esnafa mahalleli de alışveriş yaparak sahip çıksa Türkiye çok şey kazanır..

Şekerbank’ın bu kampanyası yaygınlaştırılmalı… Esnaf ve mahalle ilişkisi yeniden kurulmalı, hatta eskisinden iyi noktaya getirilmeli.

İşte o zaman bizim peynirimiz daha kolay marka olur. En iyi tereyağı alma şansımız doğar. Balın en iyisi alma şansını yakalarız.

Mahalle esnafı yerli ürün kullanacak, yerli ürün milli ekonomiye katkı anlamına gelecek.

 

 

Ekonomide dışa açılma ile birlikte ekonomide Anadolu’ya kayış da başlamıştı. Türkiye’nin devleri ihracatta başarı öyküleri yazıyordu, ama esas ses Anadolu’dan gelmişti.

Dil bilmeyen, yurtdışı tecrübesi olmayan Anadolu insanı biraz becerisi, biraz da vücut dili ile zoru başardı.

Elinde çantası dünyanın dört bir yanına koşmaya başladı. İşte o günlerde bu başarı öyküsünü yazanlara Anadolu aslanı ya da kaplanı denmeye başladı.

Maraş’ta bir dondurmacı, Antep’te bir iplikçi, Malatya’da hazır giyimci, Biga’da mobilyacı ve yüzlerce orta ölçekli işletme dünyanın her yanında Türk ürünlerini götürme yarışına girdi.

İşte o günlerde bu işadamlarının dernekleri de kurulmaya başlandı. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) bunlardan biriydi.

Toplantılar yapıyor, yeni pazarlara açılmak için bilgi paylaşımı yapıyor, sorunların çözümü için Ankara’ya öneriler götürüyordu.

Derneğin başkanlığını uzun yıllar yapan Mustafa Koca medya ile de iyi ilişkiler kurmuştu.

Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde başarılı ekonomi gazetecilerini ödüllendirmişti… O günlerde ödülümüzü bizzat Recep tayyip Erdoğan’ın elinden almıştık.

Geçtiğimiz günlerde ASKON’un 10. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurul hiç istenmeyen olaylara sahne oldu…

Öncesinde genel kurula katılacağı bildirilen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu olaylar nedeniyle gelmemişti.

Bu gelişmeler üzerine ASKON’dan yapılan açıklamada üzüntü şu ifadelerle paylaşıldı…

“. Ne var ki, ASKON değerlerine uyan, bir bayram ve şenlik havasında geçeceğini umduğumuz 10. Olağan Genel Kurul öncesi istemediğimiz, tasvip etmediğimiz ve şiddetle kınadığımız olaylara şahit olduk.

. Mustafa Koca’nın aday olmayacağını belirtmesi üzerine Genel Kurulumuzda, başkanlık için iki adayın listesi delegelerimizin teveccühüne sunuldu.

. ASKON tüzüğünün gayet açık ve net olmasına, Genel Kurul çalışmalarının bu tüzüğe göre noksansız yapılmasına rağmen ASKON başkan adaylarından Adnan Danışman’ın ekibi tarafından delege kayıt büroları işgal edilip, Genel Kurul sabote edildi.

. ASKON’un değerlerine zarar veren, ASKON kültürünün dışında gerçekleştirilen bu zorbalığı ve bu zorbalığı yapanları şiddetle kınıyoruz.

. Biz hukuk devletine olan inancımızı taşımakla birlikte, hukuksal olarak haklılığımıza inanıyor, zorbalık yapanları da hukuka davet ediyoruz.”

. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Genel Kurul öncesi bu saygısızlığa şahit olan tüm katılımcılara ve üyelerimize kamuoyu nezdinde özürlerimizi iletir, saygılarımızı sunarız.

Bu açıklama mevcut yönetim tarafından geçilmişti. Diğer tarafın ileri sürdüğü sıkıntılar da vardı. Söylentiler ASKON’a zarar verici boyuta ulaşıyordu.

Sonuç Mustafa Koca’nın yıllarca başkanlığını yürüttüğü ASKON koca bir yara almıştı.

Yeni seçilen yönetim bunun altından kalkmak için performansını ikiye katlamak durumunda.

Bu olaylı genel kurul sonunda Hasan Ali Cesur’un başkanlığındaki liste oyların neredeyse tamamına yakınını alarak yönetime geldi.

Hasan Ali Cesur özellikle işyerinin bulunduğu Perpa çevresinde çok sevilen, başarıları nedeniyle çok takdir edilen biri isim… Üstelik ASKON’un bugünlere gelmesine büyük katkılar vermiş biri.

Cesur bir önceki dönem ASKON’da Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu.

ASKON’un dünyaya açılmasına katkıda bulunmaya çalıştı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünü iyi derece ile bitirdi.

Özel sektörde mühendislik ve üst düzey yöneticilik yaptı. İyi derecede İngilizce ve orta derecede Almanca biliyor.

Cesur evli ve üç çocuk babası. Ve en önemlisi elektrik, elektronik ve robotik ürünler üzerine kafa yoruyor, çalışmalar yapıyor.

Genel Kurul sonrası dile getirdiği şu ifadeler çok önemli…

. Hedefimiz yerli ve milli kavramının içini tam olarak doldurup, bu pozisyonuyla bölgesel ve küresel projeler, işbirlikleri ve markalar çıkarabilmek.

. Ülkenin geleceği için nitelikli fikir ve proje üretmeye devam etmek ve bu çalışmaları raporlaştırıp kamuoyuyla paylaşmak.

Olaylı genel kuruldan sonra Hasan Ali Cesur’un bu çıkışı oldukça cesurca… Önümüzdeki dönem ASKON’u izlemeye devam edeceğiz.

 

 

Güneş enerjisi ile ilgili farkındalığı artırmak amacıyla 2016 yılında kurulan Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği (GÜYAD ) Genel Sekreterliği’ne Ahmet Oktay Kavas getirildi.

1995 yılından beri elektrik enerjisi sektöründe çalışan yeni Genel Sekreter ETKB Yap-İşlet-Devret, Yap-İşlet projelerinde Bakanlığa danışmanlık yaptı. Elektrik Piyasası Kanunun yayımlanması sonrasında yeni piyasa yapısının ilk oyuncusu olan Elektrik Üreticilerinin kurduğu Derneğin Müdürlüğünü yapmıştı.

Sonrasında portföyünde HES ve JES projeleri olan bir şirkette Genel Müdürlük yapan Kavas, HES projelerinin devreye alınması sonrası şirketin enerji sektörüne yeni yatırım yapmak istememesi sonrasında işi bırakmıştı.

Elektrik Enerjisi sektörünün önemli şirketlerinin katılımları ile kurulan Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Özkök atama ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Yönetim Kurulu Üyeleri ve sektörün değerli üyelerinin katkıları ile elektrik enerjisi piyasasında sadece güneş enerjisi yatırımcılarını temsil etmeyip tüm sektörün kamu ile birlikte geliştirilmesine katkı sağlamak amacındayız, bu amaca ulaşmak için GÜYAD Genel Sekreteri olarak Ahmet Oktay Kavas'ın bilgi ve birikiminin GÜYAD ve Elektrik Sektörüne katkı sağlayacağını ummaktayız.”

Akfen Holding, Altek Alarko, Borusan Enbw, Cengiz Enerji, EnerjiSa, Enerya, Engie, Erikoglu Yatırım, Güriş Holding, Kibar Holding, Limak Enerji, Polat Enerji, Seul Holding, T Dinamik Enerji, TeknoRay, Turcas ve Zorlu Enerji gibi sektörün önde gelen 17 şirketi derneğin kurucuları arasında yer alıyor.

 

Herkese bir Bahadır Baş gerekli

Neredeyse her ilde şubesi bulunan Muhasebeciler Odası’nın en çalışkan ve verimli işler yapan birimlerinden biri Ordu Mali Müşavirler Odası…

Mesleki çalışmalar konusunda çok atak… Ama kentin ve Türkiye’nin sorunları konusunda da fikir üretiyor.

Oda’nın başında bulunan Bahadır Baş ve arkadaşları adeta her konuda bir ARGE merkezi gibi çalışıyor.

Meslekle ilgili ilk açıklama onlardan geliyor. Kentin sorunlarına kafa yoruyorlar. Ülkenin meseleleri konusunda çözüm önerileri üretiyorlar. Bahadır Baş ve arkadaşları hem kendi meslek gurupları tarafından hem de kamuoyu tarafından ilgiyle ve yakından izleniyor.

Oda’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı etkinlik bu söylediklerimizi doğrulayıcı nitelikte. Başkan Bahadır Baş çok iyi hazırlanmış bu etkinliğe ve yörenin en önemli sorunu fındık meselesinde söyledikleri not alınacak nitelikte.

Bir ARGE çalışması olan bu sözleri aktaralım…

. Fındık bu salonda oturan herkesin gözünün nuru, elinin emeğidir. Biz fındık sayesinde evimize ekmek götürüyoruz.

.  Hepimiz mali müşaviriz ama hepimiz fındık üreticisiyiz. Fındık bizim için ortak ve değerli bir üründür. Fındık üreticisinin son zamanlarda yaşadığı sorunları hep beraber kamuoyunda izliyoruz.

“.  Geçen dönem 15-16 liraya sattığı ürününü bu dönem 8 liranın altında bir fiyata satmak durumundadır.

.Tabii bu üreticinin fakirleşmesine, üreticinin yoksullaşmasına, üreticinin tepki göstermesine sebep oluyor. Bizler de birer üretici olarak bu durumdan rahatsızız.

. Belirli dönemde doğrudan gelir desteği vererek fındığın sorunları çözülmüyor. Dünya’da fındığın 4/3’ünü biz üretiyoruz.

. Bundan üç milyar dolara yakın bir ihracat elde ediliyor.  Biz çözümün bu şekilde gidemeyeceğinin farkındayız.

. Doğrudan gelir desteği ile değil üreticinin yaşamını etkileyen bir anlayışla fındığın çözülmesi, tarım politikalarının değiştirilmesi gerekiyor.

. Köklü bir reforma, fındığın toplanmasında, fiyatın artırılmasında avantajlarından yararlanılmasını umut ediyoruz.

. Fındık üreticisi bu şartlar ve bu durumda fındık üretimine devam etmez. Bu sorunun geçici olarak değil kalıcı olarak çözülmesini talep ediyoruz.”

Bahadır Baş sadece fındık meselesini gündeme getirmedi… Son dönemde Türkiye’nin en büyük sıkıntısı olan orta gelir tuzağına da dikkat çekti. Sözleri şöyleydi…

. Türkiye ekonomisi uzun zamandır on bin dolar civarında kişi başına düşen milli gelire sahiptir. 2010 yılından 2017 yılına kadar yaklaşık olarak on bin yedi yüz elli ile on bin üç yüz arasında gidip gelen genel bir ortalama kişi başı milli gelire sahiptir.

. Orta gelir tuzağı dediğimiz bir tuzağa yakalanmış durumdayız. Hedefimiz yirmi beş bin dolarsa, buna ulaşabilmemiz için orta gelir tuzağından çıkmamız gerekiyor. Teknoloji yatırımlarına ihtiyacımız var.

. Elli beş kişinin çalıştığı whatsapp Türkiye’nin bütün kurumlarından daha fazla ekonomik büyüklüğe sahiptir.

. Bizimde bu alanda üretim, yatırım, gelişme ve teknolojik hamleler yapmamız lazımdır. Dünya’nın birinci, ikinci, üçüncü sanayi devrimini kaçırmış bir ülkeyiz. Dördüncü sanayi devrimini kaçırmamalıyız.

Bu sözler önemli… Türkiye’nin en fazla sayıda üyeye sahip meslek odalarından İstanbul SMMM Odası Başkanı Yücel Akdemir bu çalışmaları değerlendirip şu sözleri ifade ediyor…

“Herkese, her kuruma bir Bahadır Baş gerekiyor... Ordu bu konuda çok şanslı...”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...