İyi ki Nasrettin Hoca var!

13.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"Bir makama getirilirken her şey iyi güzel, ama benim metal yorgunluğu olarak dediğim durumlarda makamı boşaltılmasının istenilmesi niye yadırganıyor?"

Yukarıdaki sözleri hatırladınız mı?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bazı AKP belediye başkanlarının istifalarını istediği zaman gösterilen tepkilere, itirazlara karşı söylemişti bu sözleri… Ve ben son yıllarda sanırım ilk defa Sayın Cumhurbaşkanı'na hak verdim!

Neden mi? Şimdi itiraz eden o zat-ı muhteremler, bunu o biat yeminlerini ederken düşüneceklerdi. Kâr amaçlı, çevre ve kent yasalarına uymayan yapılaşmalara imza atarken, Meclis'e "torba" yasalar getirildiğinde, içinde ne olduğunu bile bilmeden, el kaldırıp "kabul" derken düşüneceklerdi.

Geçmişlerinde başarılı bir iş olmadan, nasıl olup da devletin bu yüce makamlarına gelebildiklerini hiç mi düşünmediler? Dağıtılan nimetten daha fazla pay kapabilme uğruna, olup bitenleri itirazsız kabul edenlerin, hiç ses çıkarmadan el etek öpenlerin, medyun-u şükran oldukları kişiye, şimdi itiraz hakları mı olur?

Seçilmişleri elbette yalnız seçmen, görevini kötüye kullandı ise yasalar görevden almalıdır. Doğru olan budur. Ama hangi doğrumuz ayakta kaldı ki?

Hani hemen herkesin bildiği Nasrettin Hoca fıkraları gibi… Deveyi hayatlarında ilk defa görenler gidip Nasrettin Hoca'ya sorarlar; "Hocam, bu devenin boynu neden eğri?"

Hoca; "Neresi doğru ki?" der.

Nasrettin Hoca'nın evine hırsız girer. Hoca şikayetçi olur. Hoca evde hırsıza karşı tedbir almadığı için suçlu bulunur. Hoca öfkelenir ve patlar; "İyi iyi anladık. Ben suçluyum ama hırsızın hiç mi suçu yok!" der.

Biliyorsunuz, Ampute Futbol Milli Takımı, Vodafone Park'ta oynanan final karşılaşmasında İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek Avrupa şampiyonu oldu. Şüphesiz hepimiz çok sevindik. Onlarla onur duyduk. Hele o heyecanları ve imparator'lardan bile duyamadığımız; "Prim için değil, bayrağımız için oynadık!" derken yüzlerindeki o sahici coşkuyu, o gururu unutmak mümkün mü? .Bütün Türkiye'yi istisnasız tek yürek haline getiren Ampute Milli Takımı, dev karşılaşmanın ardından kupasına kavuşurken, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sahaya inerek takımı kutladı. Umarım adil olurlar ve milli takıma verilen pirimi onlardan esirgemezler.

Kutlamalar esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi gerçekleştiren Bakan Bak, bu görüşmede final için stadın kapılarını açan Beşiktaş'a teşekkür eder. Recep Tayyip Erdoğan Bak'a yanıt olarak;

"Saha Beşiktaş'ın mı? Bizim verdiğimiz paralarla yaptılar!'' der.

11 Ekim, Dünya Kız Çocukları günü...

Aydın Doğan Vakfı'nın tertip ettiği 'Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar Konferansı'ndayım.

Açılış konuşmalarında Philippe Duamelle (UNICEF Türkiye Temsilcisi); "Bugün bizlerin görevi, 2030’a kadar kız çocuklarının geleceğinin toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kısıtlanmasını önlemek ve kız çocuklarına, yetişkinliğe geçerken hak ettikleri tüm fırsatların sunulmasını sağlamaktır." dedi.Ne kadar doğru ve akılcı sözler!

Akılcı diyorum, çünkü bütün araştırmalar; toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayan ülkeler daha iyi ekonomik büyüme gerçekleştirirler diyor. Daha çok kadın çalıştıran kadın yöneticilere sahip şirketler, daha hızlı büyür. Meclisinde daha çok kadın milletvekili olan ülkeler sağlık, sosyal ve eğitim gibi sorunlara daha kalıcı çözümler bulur...

Bunları dinlerken telefonuma düşen bir haber:

"Türkiye'de Medeni Yasa'yı delen kanun teklifine karşı çıkan kadın örgütleri, TBMM'nin kapısından içeri sokulmadılar ve kovuldular" diyor!..

Timur'un zulmünden bıkmış usanmış olan halk, onun getirdiği fillerine de yiyecek yetiştiremez duruma gelmiş. Kasabada ne bağ kalmış, ne bahçe, ne ot!

Halkın derdini dinleyen Nasrettin Hoca, onlarla birlikte Timur'a gidip, şikayetlerini dile getirmeye razı olmuş. Huzura girerken hoca arkasına bir bakmış ki, hiç kimse yok! Arkasında zannettiği halk, sessizce birer ikişer yanından kaçmış! Hoca, Timur'un huzuruna girmiş, el etek öpmüş ve "Ey Büyük Sultanım Timur! Halk beni size elçi gönderdi. Fillerinizi çok sevmişler. Bunlar yetmez daha fazla fil göndersin! Biz memnuniyetle besleriz diyorlar!" demiş.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...