Otomobil uçar gider

10.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Size bazı rakamlar vereceğim; bir ülke düşünün geçen yıl, 1 milyon 485 bin araç üretmiş olsun bunların 951 bin adedi otomobil ve bu üretimin 1 milyon 141 binini dış pazarlara satmış olsun. 2017 yılının ilk yarısında ise 1 milyon 90 bin araç üretmiş, bunun 890 bin adedini dışarıya satmış olsun.

Ve öyle bir ülke düşünün ki bu üretim ve ihracat döngüsü içinde tek bir otomobil kendi ismi, markası ve patentini taşımasın. Yok artık, hadi canım sende, olur mu böyle şey, mi dediniz? ,oldu hem de bizim ülkemizde canım Türkiye’mde oldu.

Bildiğiniz gibi markalaşma gelişmiş,  endüstriyel üretimde üst sıralara çıkmış bir ülke olma yolunda, saygın bir yer edinme adına, olmazsa olmaz bir konu.

Nasıl oldu da hala kendi markamızı oluşturamamışız ve bu kadar önemli bir üretim merkezi olmuşken kendi kesemize değil de başkalarının nam ve hesabına üretim yapmakla yetinmişiz.

Bu önemli sorunun cevabı Yeraltı kaynakları çok zengin olmakla birlikte açlıktan ölenlerin yaşandığı Afrika, ya da petrol denizinde yüzen Ortadoğu’nun kan denizinde boğulmasıyla aynıdır.

Açıkçası yıllar öncesi atılması gereken bu adımın, önümüzdeki yıllar içerisinde özgün ve yerli bir marka doğurabileceğine olan inancım olmakla birlikte; 2017 model Devrim marka otomobile binmeyi kim istemezdi ki.

Son iki aydır dolardaki yukarı hareketlilik 3,94 zirve fiyatına yaklaşmasıyla hız kesmiş görünüyor, ABD ile vize krizinin yumuşaması Ortadoğu’nun şimdilik sessizliğe girmesiyle yatay bir seyir izlemeye başladı. Burası kritik eşiktir 3,94 zirvesi geçilemez ise sıkıntı yok, bu seviyeyi aşar ve üzerinde kalıcı olursa doları 4 TL ve üzeri fiyatları telaffuz etmeye başlayacağımız anlamına gelecektir.

Piyasalarda bazen bu dönemdeki gibi süreçler yaşanır. Borsa yukarı, dolar yukarı faiz yukarı enflasyon yukarı. Risk iştahıyla açıklanmaya çalışılan bu durum aslında patolojik bir vakadır. Alınan tedbirlerin gerçekte olan duruma savaş açması sonucu ortaya çıkar. Örnek dolar yüksekse borsa düşmesi beklenir fakat borsaya para girerse borsa düşemez, ya da enflasyon %12 dayandıysa faizler şu an olduğundan daha yüksek bir seviyede olması gerekir ki gösterge tahvilin faizi 13,45 civarında. (Bono faizlerinde yükseliş baskısı devam ediyor.) Hazine bu oranlarla önümüzdeki dönemlerde borçlanmalarına yeterli talep yaratabilecek mi bilmiyoruz. Bu durumun sürdürülebilir olup olmadığını daha doğru ifadeyle normal şartlara dönüp dönemeyeceğini zaman gösterecek, Türkiye bu sıkıntıları aşabilirse rüştünü ispatlayıp yoluna devam edecektir. Aksi takdirde dün büyüklerimizin yapması gerekenleri rafa kaldıracak ve evlatlarımızın yapmasını umacağız.

Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 79. Yılında ideallerini ve vizyonunu saygı ile anıyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...