Kendi Otomobilimize Doğru…

10.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"Yok mu bir babayiğit" dedi Cumhurbaşkanı, beşibiryerde gibi, beş babayiğit birden meydana fırladı! İşin magazin tarafını bir yana bırakacak olursak, haber sevindirici.

Öncelikle bu işadamlarımızı kutlamak gerekiyor. Her birinin yüz ifadesi bu işe neden ve nasıl katıldıklarını ifade ediyor olsa da; iyi bir reji ile pekâla istenilen ortak hedefe varılabilir. Şimdi asıl önemli olan bu süreci iyi yönetebilecek o tam yetkili orkestra şefini bir an önce bulup işin başına koymak olmalı.

Bu haber aynı zamanda düşündürücü.

Neden derseniz, aklıma ilk yerli otomobil "Anadol" deneyimi, Oyak Renault'un 2011 yılında Bursa'daki tesislerinde ürettiği elektrikli araba modeli ve sonuçları geldi de ondan!

Elbette Renault markası Fransız'dı. Ama netice itibari ile bir Türk ortakla, Türkiye'de ve Türk işçilerle üretilen bir araba modeliydi.

Bu üretim de başladığında Türkiye'yi bugünküne benzer bir heyecan dalgasının sardığını hatırlıyorum. O günlerde gazetelerde çıkan haberleri hatırlıyorum. O yıllarda Başbakan olan Sayın Erdoğan da aynı heyecanı paylaşmış, elektrikli arabanın direksiyonuna geçmiş, test etmiş ve bir tane de satın almıştı.

Bunu gören bakanlarımız, valilerimiz, belediye başkanlarımız da hemen yükseklerden uçup, çevre dostu bu arabalardan yüksek sayıda siparişler vereceklerini söylemişlerdi tabii...

Gün geçti, heyecan bitti! Malum Akdenizliyiz! Çabuk heyecanlanır, o yoğun duygularla da çabuk söz veririz. Aklımız başımıza gelince de, gördük ki; bu arabaların kullanılabilmesi için gerekli olan alt yapı şehirlerimizde yok!

Yerel yönetimlerin meclis kararı alıp, gerekli alt yapıyı hazırlamak için derhal faaliyete geçmesi gerekirdi. Merkezi yönetimin de yerelin paralelinde onları teşvik eden ve destekleyen politikaları belirlemesi beklenirdi değil mi? Hiçbiri olamadı. Yapılmadı.

Sonuç itibari ile vazgeçtim vatandaşları; her yıl binlerce araç alan bakanlıklar, valilikler, belediyeler bile ne satın aldı, ne de kiraladı. İki yıl içinde satılan araba sayısı üç yüz civarında kaldı. Pazar bulunamadığı için de üretim durdu. Bursa'daki fabrika sökülüp, Güney Kore'ye taşındı. Böylece bu hikaye de bitti derken; görüyoruz ki ülkeyi yeniden benzer bir heyecan sardı.

Her şeyi ile yerli bir "milli otomobil" üretme heyecanı! Hiç karşı değilim. Yukarda da dediğim gibi kutlanacak bir olay bence. Birinci deneme başarısız oldu diye, işin peşini bırakmak zaten doğru olmazdı. Ama birinci denemede yapılan hatalardan, dersler çıkarılarak yola devam edilmesi kaydıyla!

Bu nedenle yol haritası belirlenmeden önce, Renault Mais'te Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden emekliye ayrılan Sayın İbrahim Aybar'ın da mutlaka görüşü alınmalı, deneyimlerinden faydalanılmalıdır düşüncesindeyim.

Hiç şüphe yok ki konsorsiyumdaki beş kuruluş, Türkiye'nin gururudur. Her biri kendi alanında öncü kuruluşlardır. Birlikte geliştirecekleri yeni nesil elektrik motorlu, yenilenebilir enerji kullanan,

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...