Yerli oto çabaları

17.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulunda yerli otomobil konusunda yaptığı çağrı sanayicilerde büyük bir yankı buldu. Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell ve Zorlu Holding firmalarından oluşan Ortak Girişim Grubu bu işe girişebileceklerini duyurdu. Otomobil üretecek şirket 2018 yılının başında kurulacak. Tümüyle yerli malı kullanılması ana hedef. Bu arada Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobilin tam elektrikli olmasını istediklerini ifade etti.

 

İzmir En Uygun Yer

 

On beş yıl içinde yüzde yüz yerli otomobil üretme hedefi gündeme düşünce, ülkenin dört bir yanından istekli kentler ortaya çıktı. İzmir isteklilerin başında geliyor. Bu isteğin gerekçeleri var. Bugün otomotiv ihracatının yüzde 40’ı İzmir limanından gerçekleşiyor. Ayrıca İzmir ve yakın çevresinde, jant, motor bloğu, balata, yağ pompası, aktarma teçhizatları gibi otomobil parçalarının imal edilip ihraç edildiği bilinen bir gerçek. Halen, otomobil parçalarının üretiminde çalışan nitelikli eleman sayısı da seçimde önemli bir rol oynayacak.

Bu konuda söz sahibi olmak isteyen İzmirli sanayiciler, Başkan Aziz Kocaoğlu’nun girişimiyle bir araya geldi ve konuyu Ankara düzeyinde izleyecek 8 kişilik çalışma grubunu oluşturma kararı aldı. Aziz Başkan, AKP İl Başkanı Bülent Delican ile de buluşarak, İzmir’e destek için çaba gösterilmesini istedi.

 

Yenilikçi Model Seçilmeli

 

İzmirli iş çevrelerinin, siyasilerin, milletvekillerinin kenetlenmesi, İzmir ekonomisi için olumlu puan yazacaktır. Ancak, girişimin başarılı olması için bazı koşulların yerine getirilmesi de önemli. Aksi takdirde çabalar boşa gider; kalıcılık sağlanamaz.

Her şeyden önce bu çabalar, yenilikçi (inovative) çözümlerden yola çıkmalı. Herkesin yaptığı ya da kolaylıkla yapabileceği bir model ile istenilen sonuç alınamayacağı belli.

Yenilikçi çözüm denince akla, şarj düzeni basitleştirilmiş, dolu batarya ile daha uzun yol alabilen,  bünyesinde kullanılan malzemeler açısından çevreye zarar vermeyen, sürücüsüz modele dönüşebilecek bir otomobil üretimi geliyor.

Böylesi bir modeli üretebilmek için devlet katkısının boyutu da önemli. Yatırımdaki kamu payının ciddi bir ağırlıkta olması gerektiğini düşünüyorum. Hükümet, ekonomik sıkıntıların arttığı, dış baskıların yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir yatırım yapabilir mi? Bu soruya cevap vermek güç ama Türkiye’nin yalnızca inşaat yatırımları ile yürüyen kalkınma stratejisinden, başka bir deyişle çıkmaz sokaktan kurtulması da başka türlü olanaksız.

 

Beyaz fil mi?

 

Kamu katkısı konusunda farklı düşünenler de var. Örneğin, iktisatçı Ege Cansen, 16 Kasım 2017 tarihli Sözcü gazetesindeki köşesinde, elektrikli otomobil yatırımını “beyaz fil”e benzetmiş. Cansen, külfeti, nimetinden çok olan yatırımları “beyaz fil” olarak adlandırıyor. Yazara göre “beyaz filler, hiçbir zaman ‘işe yarar’ hale getirilememiştir; fil yetiştirenler, beyaz filleri besleyip çoğaltmamıştır.”

Oysa gerek Türkiye’nin gerekse başka ülkelerin pratikleri kamu desteğinin sanayileşmede itici bir güç oynadığını gösteriyor. Sovyetler Birliği, Çin Halk Cumhuriyeti gibi ülkeleri saymıyorum. Genç Cumhuriyetimizin sanayi yatırımları, Güney Kore, Brezilya, vb. ülkelerde sanayiye verilen destek, hep kamu kaynaklı oldu.

Elbette, bu kamu kaynakları düzgün bir şekilde, birilerini beslemeyecek bir şekilde kullanılmalı. Onda kuşku yok. Bu konuda titiz ve şeffaf olunmalı. İzmir için çaba gösterecek çalışma grubuna kolay gelsin.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...