Otofaji!..

17.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Bu nedenle de yaşanan gelişmeler gerektiği ölçüde değerlendirilemiyor. Kamuoyu olan biteni izlemekle yetiniyor. Yaşananların arka planı yeterince irdelenemiyor.

Örneğin, iktidar partisinde yaşanan seçilmiş belediye başkanlarının zorla istifa ettirilmesi olayı üzerinde yeterince durulmadı. Hele Balıkesir’in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un istifa ederken söyledikleri, sabun köpüğü gibi dağıldı gitti. Oysa Uğur’un söyledikleri bizce çok önemliydi. İktidar partisinde yaşananlara içeriden neşter vuruyordu.

 

Seçimle gelip, emirle gitmek

 

Üç dönem milletvekilliği de yapan, iktidar partisinin genel başkan yardımcılığı ve kurucu il başkanlığı görevlerinde bulunan Uğur, neler söylemişti? Gelin bir anımsayalım: “… Kamuoyunda seçimle gelen seçimle gider prensibimiz rafa kaldırılmış, emirle gider şeklinde anlaşılmaya başlanmıştır. ‘Millet iktidarından devlet iktidarına mı dönüşüyoruz? Yeniden başa mı dönüyoruz?’ sorularını sormak istiyoruz. Siyasetin ancak demokrasi ile var olduğu unutulmamalıdır. Esas olan demokrasidir. Demokrasi açığı her zaman cari açıktan da önemlidir. ‘Metal yorgunluğu’ adı altındaki bu değişim ve yenilenme süreci, Ak Parti’de bir otofajiye dönüşmektedir.”

Sözlükler ‘otofaji’yi hücrenin hücreyi yemesi olarak açıklamaktadır. Uğur tarafından gündeme getirilen bu sözcük, iktidar partisinde yaşananların belki de en özlü ve çarpıcı ifadesi olarak anlaşılmalıdır.

 

15 yılın bilançosu

 

İktidar partisi ülke yönetiminde 15 yılını doldurdu. Doğal olarak bir yorulmayı, yıpranmayı da yaşıyor. Kendilerince ‘metal yorgunluk’ olarak ifade edilen bu tükenmişlik halinden kurtulmanın yollarını arıyorlar.

Ancak vatandaşımız bu geçen dönemin ekonomik ve toplumsal yaşamdaki değerlendirmesini kendi aklında ve vicdanında yapıyor. 15 yılı sorguluyor.

AKP’nin iktidardaki 15’inci yılı nedeniyle TBMM’de bir konuşma yapan kadim dostumuz, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, karşılaştırmalı rakamlarla 15 yılın bilançosunu çıkardı. İşte rakamlar:

Toplam Dış Borç: 2002 yılında 149 milyar dolar, 2017'de 411,5 milyar dolar, Artış oranı; yüzde 277

İcralardaki Dosya Sayısı: 2002 yılında 10 milyon, 2017'de 24 milyon adet.

Kredi Kartı Borçlu Sayısı: 2002 yılında 277 bin 133 kişi, 2017'de 2 milyon 700 bin kişi... Kredi kartında borç derdine düşenler AKP döneminde yaklaşık 2,5 milyon kişi artmış.

Ekmek, 1 lira iken 4 lira olmuş; benzin 1,66 TL iken 5,41 TL olmuş!

İşsiz sayısı AKP iktidar olduğunda 2 milyon 269 bin iken, AKP'li yıllarda 4 milyon 231 bin kişi daha işsizlik girdabına sürüklenmiş.

Vatandaşın banka borcu 2002'de 6,5 milyar TL'den, 2017'de 428 milyar TL'ye yükselmiş! Yüzde 650 borç artışı! Ekonominin içinde bulunduğu durumu gösteren çok çarpıcı bir ekonomik veri!

Bir başka rakam, altın fiyatı... Türkiye'nin istikrarsızlığının da bir göstergesi olarak; çeyrek altın 28 TL'den 239 TL'ye yükselmiş... Bu örnekler elbette daha da çoğaltılabilir…

 

Türkiye yönetilemiyor

 

Aslında bu rakamlar, 15 yıllık siyasal iktidarın ekonomideki görünümünü çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Peki, ekonomide durum böyle de diğer alanlarda çok mu iyi? Diğer alanlarda da büyük sıkıntı var. Hukuk ve eğitim sistemleri çökmüş durumda. Terör maalesef artarak sürüyor. Dış politikada yapılan yanlışlıklar nedeniyle, ülke olarak uğradığımız kaybın haddi hesabı yok. Kısacası, sıfır sorundan sırf soruna gelinmiş durumda…

Sözün özü, ‘metal yorgunluğu’ ile kendi durumunu açığa vuran siyasi iktidar, Türkiye’yi yönetmekte zorlanıyor.

Bütün bu yıpranmışlıktan kurtulmak için, şimdi yeni bir siyaset ve iletişim stratejisi uyguluyor. Geçmiş 15 yılın eksilerini, hatalarını, yetersizliklerini yıpranmış simalara fatura ederek; halkın gözünde kilometreyi sıfırlayıp yenilemek istiyor.

Son zamanlarda muhalefet sözcüsüymüş gibi konuşmaları, sanki yeni iktidara gelmişler gibi tutum takınmaları elbette boşuna değil!.. Amaç, otofaji yöntemiyle eski AKP’den kurtulup, vatandaş ve kamuoyu nezdinde ‘yeni ve yenilenmiş bir parti’ algısı yaratabilmek…

Vatandaş bu algı oyunlarına gelir mi? Onu önümüzdeki süreçte hep birlikte göreceğiz. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...