Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dürüst Olmama Halleri…

17.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bugün sizlere, toplumsal ilişkilerimize hakim olduğunu gözlemlediğim bir davranış biçiminden bahsetmek istiyorum. Bu davranış biçimi çoğu zaman "kibar olmak adına susmak", "korkudan susmak", "çıkarı adına susmak" şeklinde görülse de konuşurken gördüğünü, düşündüğünü değil de karşı tarafın hoşuna gideceğini tahmin ettiği sözleri söylemek şeklinde de olabiliyor.

Toplumsal iletişimin çökmesinin nedenleri arasında sayabileceğimiz bu davranış biçimini, bu yapmacık durumu; birine önemli bir şey söylemeniz gerektiğinde kibarlık göstermek için, korktuğunuz için, çıkarınız için kendinizi zapt etmek olarak da tanımlayabiliriz. Zararsız gibi görünen bu tavra birkaç kez başvurmak bir soruna neden olmayabilir. Uzun bir süre devam ettiğinde bu dürüst olmama hâlinin, herkes üzerinde olumsuz bir etki bırakacağını ve ilişkileri yıkıcı bir hâle getirebileceğini düşünebiliyor musunuz?

Örneğin bir işyerine, bir ekip çalışmasına bu tür bir davranış modelinin hakim olması; az çalışanların az çalışmaya, bencil çalışanların bencilliğe devam etmesine neden olur. Kalite düşer verimlilik biter. Sonuçta o işyeri çöker.

Eğer bu davranış biçimi kamu yaşamına hakim olmaya başlarsa, sonuçları daha da yıkıcı olabilir. Halk kibarlıktan ya da korkudan suskun kalırsa, basın yazması gerekenleri korkudan ya da çıkar kaygısından yazamaz duruma düşerse, yargı taraflı olduğu için adil olamazsa güç odakları da denetlenemez olur. Denetlenmeyen kurumlar dengelenemez. Böylece halka hizmet vermekle yükümlü kurumlar denetlenemediği için de hem kaliteleri hem de verimlilikleri düşer. Zamanla çöker gider...

Meclisin çıkardığı yasalar gittikçe Anayasaya uygunluğunu kaybeder, halkın beklentilerine cevap vermekten uzaklaşır. Sonuç olarak siyaset halkın sorunlarına çözüm oluşturamaz hale gelir. Liyakatsiz yöneticiler, ülkeyi kötü yönetmeye devam eder. Ortada ne yasa kalır, ne adalet, ne de değerler...

Haftalar, aylar, yıllar geçtikçe toplumda tansiyon yükselir, çatlaklar artar, huzursuzluk başlar… Suskunluk uzadıkça öfke birikir ve kimse ne olduğunu anlamadan bir gün patlamaya neden olur. Toplumun verimliliğini ve mutluluğunu sekteye uğratır.

Bu zararlı alışkanlığı yenmek için doğal olarak yapılması gereken, gözlemlerimizi kendimize saklamak yerine başkalarıyla paylaşmak olmalıdır. Yani yalın gerçeği söylemek cesaretini göstermek!! Bunu söylemek ne kadar zor olsa da birey düşüncelerini olumlu ve yapıcı ifadelerle nezaketle söylemeyi, kurumlar yasalar çerçevesinde kalarak kendini savunmasını öğrenmek zorundadır.

Söyleyeceklerinizin karşı tarafın hoşuna gitmeyeceğinden, sevilmeyeceğinizden ya da size güceneceğinden mi korkuyorsunuz? Yoksa geçiminizi sağladığınız işinizi kaybetmekten mi endişe duyuyorsunuz?

Bu zoraki suskunluk hali veya gerçekten uzak hoşa gitsin diye söylenen yapmacık sözler, çoğu zaman kişinin kendi hedef ve çıkarını, ekibin ya da toplumun hedef ve çıkarından üstün tutmasından başka bir şey değildir!

Siz kibarlıktan ya da korkudan sustukça, vatandaş olmanın sorumluluğundan kaçtıkça, basın gördüklerini, bildiklerini yazmadıkça, bürokrasi ve siyaset görevinin gereğini yasalar çerçevesinde kalıp yerine getirmedikçe, bütün bu korkular şimdi değilse yarın, zaten gelip sizi bulacaktır.

Küçükken annenizin size tembihlediği "Büyüklerine, arkadaşlarına kibar davran. Onların hoşlarına gitmeyecek bir şey söylemektense sus daha iyi" sözlerinin aile çevrenizde geçerli kalmasının hiçbir sakıncası yok. Hal ve gidişatından sorumlu olduğunuz toplumsal ve kamusal alanda kibarlık etmek, susmak ne demek? Karşınızdaki insanın hatalı olduğunu ve bu durumun hem kendisi hem de toplum için yıkıcı bir neticeye varacağını bildiğiniz halde yalan söylemek mi?

Bu nedenle hepimiz için doğru olan can sıkan konuları, korkuları, endişeleri "masaya yatırıp" sorun neyse, açık ve düzenli bir şekilde konuşmak olmalıdır. Sorunların çözümsüz kalmasının getireceği sıkıntıların yayılıp yıkıcı olmasına izin vermeden önlemek!

Eğitimcilerin, ana-babaların daha erken eğitim yıllarından başlayarak çocuklarına, yapıcı eleştiride bulunmanın ve münazara etmenin güvenli yollarını öğretmesi elzemdir. Yönetici iseniz ekibinize sağlıklı tartışmanın önemini anlatın. Herkesin dürüst geri bildirim almak istemesi konusunda hemfikir olmasını sağlayın. Dürüst olmayı bir gereklilik hâline getirin. "Dürüstlük" ve onu sağlayacak olan "özgürlük" toplumun en temel değerleridir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test