Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İklim değişikliği zirvesine damga vurdular

17.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çok önemli toplantılara imza atılan Türkiye pavyonunda ebru sanatı da öne çıktı. Uygulama yapılırken katılımcıların büyük ilgisi dikkat çekti.

En etkili olan hiç şüphesiz Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakf’nın (ÇEVKO) düzenlediği etkinlikti. Ancak COP23 olarak bilinen Almanya’nın Bonn kentinde yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na katılan Türkiye etkinlikleri ile öne çıktı.

Türkiye pavyonunda düzenlenen tam 30 etkinlik vardı. COP23’’e katılan 20 bini aşkın katılımcı yakından izlediği konuşmacılar arasında Tansel Timur, Ümit Turhan, Prof. Tanay Sıdkı Uyar, Utku Özeren, Mahir Küçük, Sibel Sezer, Derya Özet Yalgı, Bahtiyar Kurut, Değer Saygın, Fenda Gacal, Melis Bitlis, Selin Okutur, İzzet Arı, Fatih Erol, Zeren Erik, Yavuz Sucu, Engin Mert, İlksen Önbilgin, Dursun Yıldız, Barış Karapınar, Mete İmer, Fügen Soykut, Burcu Coşkun ve  Ramazan Aslan ve adını yazamadığımız onlarca isim yer aldı. Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda yaptıklarını ve yapacaklarını, özel sektörün atılımlarını anlattılar.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı himayesinde kurulan Türkiye pavyonunda ebru sanatı ve çay da en fazla ilgi çeken aktivitelerdi.

En etkili diye nitelendiğimiz ÇEVKO’nun etkinliği öncesi bu kuruluşun iki önemli ismi ile sohbet şansımız oldu.

ÇEVKO Genel Sekreter Mete İmer yıllardır iklim değişikliği konusunun her ayrıntısı ile yakından ilgilenen Türkiye’nin önemli çevrecilerinden biri…

Etkinliğe bütün dünyadan 197 ülkenin katıldığını hatırlatarak başlıyor ve önce bir özet yapıyor:

"İklim değişikliği konusunda iki yıl önce yapılan Paris zirvesi bir dönüm noktası oldu. İlk defa dünyanın bütün ülkeleri bir anlaşmaya imza attı. Artık dünya gidiyor biran önce önlem alalım dedi herkes. 2015 yılında yapılan Paris Anlaşması’nda 3 önemli hedef konuldu. Karbon emisyonunun azaltılması, insanların iklim değişikliğine uyumu ve zengin ülkelerin fakir ülkelere kaynak ve destek aktarması. İki yıldır bu hedeflere ulaşmak için çalışmalar yapılıyor. Çünkü dünya iki dereceden fazla ısınırsa artık yaşam zorlaşacak. Zaten şimdi bile dünya sürekli doğal felaketlerle çalkalanıyor. Önce geçen yıl Fas’ta neler yapıldı toplantısında bir araya gelindi. Şimdi Bonn’da hedeflere ulaşılması noktasında gelişmeler ele alınıyor. Yeşil İklim Fonu’nun daha aktif hale getirilerek dünyanın iklim değişikliği sorunlarının çözümü için herkes elini taşın altına koymalı. Biz bu bağlamda ÇEVKO olarak Türkiye’de sanayinin de bu işe katılımı için 53 üyemizden 10’uyla birlikte İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’nu kurduk. Amaç; iklim değişikliği konusunda yapılan çalışmaların duyurulması, diğer şirketlere örnek olunması ve devletin bu çalışmaların önünü açacak mekanizmaları kurması konusunda koordinasyonu sağlamak."

İklim değişikliği konusunda son dönemde Türkiye’de atılan adımların çok olumlu olduğunu belirtti ve şu noktaların altını çizdi:

"Mesela yenilenebilir enerji konusunda atılan adımlar çok önemli ve sevindirici. Yenilenebilir enerjiye ne kadar çabuk geçebilirsek o kadar önemli olacak. Özellikle yerli otomobilin elektrikli olması Türkiye’nin iklim değişikliğiyle ilgili mücadelede önemli bir atılım olacak. Yerli otomobil elektrikli olacaksa sonuna kadar destekliyoruz."

Genel Sekter İmer’in altını çizdiği çalışma gurubu meselesine ilişkin  Başkan Yardımcısı ve

L’oreal Bilim Direktörü Fügen Soykut eklemeler yapıyor. Dünyanın yaşanabilir hale gelmesi için “Güzelliği Herkesle Paylaş” sloganıyla hareket ettiklerini ve ÇEVKO’nun çalışma grubuyla sürdürülebilirlik konusunda diğer şirketlere örnek olmak istediklerini söylüyor ve ekliyor:

"L’oreal CEO’su Claude Rumpler’in karbon emisyonunu 2020’ye kadar yüzde 60 hedefi koydu. Türkiye L’oreal olarak bu hedefi üç yıl öncesinden yakaladık. Çalışma grubunda yer alan 10’a yakın kuruluş büyük işler başarıyor. Yapılanların örnek olması gerekiyor. Bu çalışmaları bütün dünyaya anlatacağız. Türkiye’de iklim değişikliği konusunda endüstrinin de devreye girmesi gerektiğini anlatıyoruz. Bunu bir eylem planı haline dönüştüreceğiz."

Elektrikli otomobiller konuşuldu neden sadece Arçelik ve Garanti diye soruldu

Bonn’da şirketler de masaya yatırıldı. Türkiye’de bir üniversitenin yürüttüğü uluslararası bir çalışmaya yanıt veren şirketler arasında iklim değişikliği mücadelesinde sadece iki şirketinin adının yer alması en çok eleştirilen konular arasında yer aldı.

Bilindiği gibi CDP’ye tüm dünyadan yanıt veren ve iklim değişikliği ile mücadele konusunda üstün performans göstererek “CDP Global A Listesi”ne girebilen şirketler içerisinde bu sene Türkiye’den de Arçelik ve Garanti Bankası yer almıştı.

İklim değişikliğine nereden bakarsanız bakın karşınıza ekonomi çıkıyor görüşü Bonn etkinliğinde ortak akıl olarak öne çıktı.

Belki de bu yüzden şirketlerin çalışmaları da konuşuldu. Otomotiv ele alınan sektörlerin başında yer aldı.

Otomotiv sektöründe, aralarında Volvo, Renault, Toyota, Hyundai, Honda, Tesla ve Nissan’ında bulunduğu büyük üreticilerin hidrojenli ya da elektrikli araçlara yönelmeleri olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.

Benzinli ve dizel motorlu araçlardan kademeli olarak vazgeçmeye başlayan ve sayıları gün geçtikçe artan kuruluşların açıklamaları memnuniyetle karşılandı.

Bu sırada, 40 katolik kurumun da fosil yakıtlara yaptıkları yatırımları sonlandıracakları açıklaması da yenilenebilir enerjiye geçiş sürecine ruhani bir boyut kazandırdı.

 

Bu yıl COP23'te önemli açılımlar yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki geçen yıl da Marakeş'te yapılan zirveye katılmış iş dünyası ile önemli görüşmeler yapmıştı. 

 

Yeni havaalanı yeşil adımları anlattı

Onları MIPIM’da görmeye alışmıştık. Bu defa COP23’e çevre konusunda yaptıkları çalışmaları anlatmak için gelmişlerdi…

Üçüncü Havalimanı işletmecisi İGA’dan bahsediyoruz. İGA Çevre ve Sürdürülebilirlik

Direktörü Ülkü Özeren ve ekibi dünyanın en büyük çevre etkinliklerinden biri olan COP’te yerlerini almıştı.

Önemli sunumlar yapıyor, atılan  yeşil adımları anlatıyorlardı. Biz de sorduk. Verilen yanıtların içindeki en çarpıcı olan şuydu: "Yeşil havaalanlarının yolunun açık olduğunu biliyoruz. Ve çalışmalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz. Yapılanları da anlatıyoruz. 19 bin evin yıllık enerjisi kadar enerjiyi tasarruf ettik. 5 bin 500 evin yıllık tüketimi kadar su tasarrufunda bulunduk. Üçüncü havalimanının çevreyle ilgili biriminde 31 kişinin çalışıyor ve bunun 7’si de kuş bilimcisi. Bu bile çevreye ne kadar duyarlı olduğumuzun somut göstergesi."

 

ÇEVKO Başkan Yardımcısı Fügen Soykut COP23'te yaptığı açıklamada oluşturdukları çalışma gurubu ile endüstrinin iklim değişikliği konusunda önemli adımlar atmasının yolunu açtıklarını belirterek, "tedarikçiden tüketiciye kadar olan sürecin iyi organize olması halinde başarının geleceğini yaptıklarımızdan biliyoruz" dedi.

Fiji Başkanlığı ve İklim Kırılganlığı

 

İklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden olan Fiji, COP23 Başkanlığı sırasında, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek olan ülkeler için önemli adımların atılmasını hedefledi.

Bu durum aşırı hava olaylarının yaşandığı bir yılın ardından yapılacak ilk COP’ta beklentileri yükseltti. Tüm ülkeler iklim risklerini azaltacak politikalarda ilerleme kaydedilmesini bekliyor.

Paris Anlaşması’nın tüm dayanışma unsurlarına (adaptasyon, finansman, kayıp ve zarar, kapasite geliştirme) değinilecek, ama özellikle kapasite geliştirme, adaptasyon fonu, kayıp ve zara ve kırılgan toplumların güçlendirilmesine konularına odaklanılması muhtemel görünüyor. Başkanlık kırılgan toplumların güçlendirilmesi konusunu öncelliklerinden biri olarak tanımladı ve COP23’ün cinsiyet eylem planını kabul etmesi ve yerli haklar platformunun da faaliyete başlaması önemli sayıldı.

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test