Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bu fuar dünya markası olmaya aday

8.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 Türkiye’nin iyi olduğu sektörlerde marka fuarlara da sahip olması gerektiğini zaman zaman yazıyoruz. Ama sonuç tam istediğimiz gibi değil. Gıda sektöründe yoğun arayışlar var.

Mobilyada tam istenen gelişmeler gündeme geliyordu. Ancak bölünme fuarın başını yaktı.

Geçtiğimiz hafta ‘Tarım ve Teknolojinin Global Buluşması’ ana temasıyla düzenlenen Growtech Eurasia Antalya Tarım Fuarı marka olmasını beklediğimiz etkinliklerin başında geliyor.

Devlette bu etkinlikten olumlu sinyaller almış olacak ki bu fuarı desteklenecek fuarlar arasına aldı.

Bu yıl 17’ncisi düzenlenen Growtech Eurasia Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknoloji Fuarı öyle bir performans gösterdi ki marka olması beklenen fuarlar arasında bir anda öne geçti.

 Antalya Expo Center’da 50 bin metrekare alanda ABD, Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarından 30 ülkeden 800 firma katılımı ile gerçekleşen Growtech Eurasia bu başarısında herkes Marka Direktörü Engin Er’ın adını anıyor.

Engin Er Türkiye'nin tarım konusunda çok önemli bir noktaya taşıyor. Antalya Tarım Fuarı hızla uluslararası alanda da çekim merkezi oluyor.

Fuara bu yıl 85 ülkeden 85 bin ziyaretçinin gelmesi, küçük çiftçiden, büyük işletme sahiplerine kadar rekor katılımın sağlanmasında Engin Er ve ekibinin emeklerinin altını çiziyor herkes

İşte o isim Engin Er de bizimle aynı görüşte… Önümüzdeki süreçte dünya markası olmayı da hedeflerinin arasına koyuyor.

Yılların çabası ile bu noktaya gelindiğini vurguluyor ve ekliyor Engin Er:

  • Bir kere şunun altını çizmek isterim. Bu fuarı düzenleyen UBM 20’den fazla ülkede 3 bin 750’nin üzerinde çalışanı ile yılda ortalama 400 fuar düzenleyen dünyanın en büyük fuar organizatörlerinden biri. Onların bu fuarın arkasında durması bize çok büyük güç veriyor.
  •  Bu yıl uluslararası boyuta çok önem verdik. Katılımcı firmaların yüzde 10'unun farklı ülkelerden geldi. Özellikle Çin 46 firma ile en çok katılım sağlayan ülke oldu. Çin’den sonra Hollanda, İspanya, Güney Kore gibi ülkelerden yüksek katılım var.
  • Sera ve Teknolojileri, Tarım Teknolojileri ve Ekipmanları, Sulama Sistemleri, Tohumculuk, Fidecilik, Bitki Besleme ve Koruma, Biyolojik Mücadele, Tarımsal Makine ve Ekipmanları gibi başlıklarla 5 ana kategoride Fuar düzenliyoruz.
  •  Bir çiftçi buraya geldiğinde bir ürünü yetiştirmek için ne gerekiyorsa tüm çözümleri bulabiliyor. Türkiye bugün 76 ülkeye tohum ihraç ediyor. Bu sektör bu fuarın gözbebeği.
  •  Özellikle sebze tohumunda çok hızlı bir ıslah çalışması içindeyiz. Yurt dışından bu tür tohumları alabilecek firmalar gelmeye başladı. Geçen yılın verilerine bakarsak Growtech Eurasia’da 500-600 milyon dolarlar seviyesinde iş hacmi potansiyeli oluştu. Bu yıl miktar daha da arttı.

 Bu arada Antalya’nın en iyi olduğu alanlardan biri olan seracılık da Growtech Eurasia’a fuarına damgasını vurdu. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Yanmaz, Doktor Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Tanzer Bilgen, Sera Konstrüksiyon, Donanım ve Ekipman Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (SERKONDER) Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Bülent Aytekin ile Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Topakçı’nın konuşmacı olarak yer aldığı etkinlik çok dikkat çekti.

 Tarıma teknoloji girdi

  •   Fuara teknoloji de damgasını vurdu. Anamas Tarım’ın siyah sivri biberi ile normal biberlere göre 30 kat antioksidan ve 6 kat C vitamin içeren mor dolmalık biberi, İstanbul Tohum’un topraksız tarımda kullanılabilen tek çeşit olan bandita domates tohumu, Yüksel Tohum’un Çikoköy kahverengi iri köy domatesi teknoloji ile neler yapılacağın gösterdi. Ayrıca bu ürünler çiftçilerin de ilgisini çekti.
  •  Bu etkinlikte teknolojide var. Japon firması Yanmar’ın bir çiftçinin traktörüyle yapabileceği her işi sürücüsüz yapabilen ve uzaydan bile kontrol edilebilen sürücüsüz YT3 serisi robot traktörleri fuarda büyük ilgi gördü.
  • Dijital donanıma sahip traktörler, GPS sayesinde kaç kere sağa sola döndüğünden, ne kadar yakıt tükettiğine kadar anlık takip edilebiliyor, çalınması durumunda uzaydan müdahale edilerek kontağı kapatılarak motorun çalışması durdurulabiliyor.
  •  Aynı firmanın hem toprağı sürebilen hem de saatte 2 bin fide dikebilen yarı otomatik fide döküm makinesi de fuar alanında toprak dökülerek oluşturulan mini tarla da uygulamalı olarak sergilendi.
  •  Bütün bu gelişmeler Antalya Sanayi ve Ticaret Odası ile birlikte yapılan Tarımsal İnovasyon Ödülleri ile taçlandı. Ödül törenine Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Durali Koçak ile  ATSO Başkanı Başkanı Davut Çetin’in konuşmaları damga vurdu.
  •   Bu yıl  Az Tohum, Özyüreksan, Suyabakan - Yonca Teknoloji, Safa Tarım ödül alan firmalar arasında yer aldı. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi’nden Doç.Dr. Ayşegül İnce de özel ödül alma başarısı gösterdi.

İşte turizmin bankacısından sektör analizi 

Sektörün en renkli isimlerinde biri olan Hakan Ateş Denizbank'ı turizm sektörünün en etkili bankalarından biri haline getirdi.

 

Turizm sektöründe son yılların en garip olaylarından biri TÜRSAB’ın başına gelip, bu kuruluşta seçimler ertelenirken sektör çok önemli bir aktiviteye imza attı.

TÜRSAB’ın doğal olarak katılmadığı bu aktiviteye yani

“Uluslararası RESORT Turizm Kongresi”ne sektörün bankacısı haline gelen Denizbank Genel Müdür Hakan Ateş damgasını vurdu.

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş sektörün dünyadaki durumun rakamlarla ve şu ifadelerle paylaştı:

. Turizm sektörü 2009 ve 2015 haricinde hep dünya ekonomisinin üzerinde büyüme gösterdi. Önümüzdeki 3 yıllık dönemde dünya ekonomisinden 1.8 kat daha hızlı büyümesi, 2027’de 2 katına (16 Trilyon Dolar’a ) çıkması bekleniyor.

 . Bugün 8 trilyon Dolar olan turizm ekonomisinin 2020’ye kadar yüzde 23 büyüyüp 10 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Turist sayısı ise 2017’de yüzde 7 artıp, yıl sonunda 1.3 milyara ulaşacak.

 . Turizm harcamaları gelecek 10 yılda 1.4 Trilyon Dolar (2 kat)artacak. 2017’de toplam turizm harcamaları 1.4 Trilyon Dolar / En büyük pay 309 Milyar Dolar ile Çin’in. 2027’de toplam turizm harcamaları 2.8 trilyon Dolar / En büyük pay 924 Milyar Dolar ile Çin’in…

Özekle aktardığınız Hakan Ateş’in dünyada turizmin gelşimine ilişkin tespitleriydi. Hakan Ateş sonra Türkiye’yi anlattı:

. Türkiye Çevresinde 4 saatlik uçuş mesafesinde 56 ülkede toplamda 1,6 milyar nüfus ve 28 trilyon Dolar GSMH büyüklüğü mevcut.

. Türkiye, 2015 yılında turist sayısında dünyada 6. sırada konumlandı ancak 2016 yılında ilk 10’a giremedi. 2017 yılında turist sayısında tekrar ilk 10’a girmesi bekleniyor.

 . Rusya pazarı telafi edilebilir durumda. Ocak-Eylül 2016 döneminde 0.5 Milyon olan Rus turist sayısı, Ocak- Eylül 2017’de 4.1 Milyona yükseldi. Ancak Avrupalı turist sayısında azalma gözleniyor.

 . Son dönemde devlet desteğiyle turizm sektörüne vergi ve SGK ödemelerinde indirim ve taksitlendirmeler yapıldı, turist getiren uçaklara 6000 USD’ye kadar yakıt desteği sağlandı.

 . Devlet ve özel sektör işbirliği ile turizm sektörüne verilen destekler neticesinde sorunlu kredi oranı makul düzeyde kaldı. Turizm sektörüne verilen krediler 2015’ten 2017’ye yüzde 15 oranında artarken, DenizBank da bu süreçte sektöre destek olmaya devam etti.

 . Turizm sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lere 12 Milyon TL, KOBİ dışı firmalara ise 200 Milyon TL’ye kadar %100 kefalet sağlandı.

Hakan Ateş bu özetten sonra bankaların Türkiye’de turizm sektörüne kullandırdığı 20 milyar dolar kredinin 3 milyar dolarını DenizBank’ın sağladığının altını çizdi ve devam etti:

. DenizBank turizm sektöründe sadece büyük firmalara değil, KOBİ sınıfına giren küçük oteller, restoranlar, işletmecilere de destek oluyor.

. Müşteriler nezdinde oda fiyatları/sezonluk turizm sözleşmelerinin Ruble kote ediyor.

Bankanın özellikle Rusya’daki avantajlarını anlatıyor Hakan Ateş ve gelecekte sektörün faiz yükünün azaltılması amacıyla, Eximbank aracılığıyla, ödemesiz dönemli 5-7 yıl vadeli, düşük faizli, sadece turizm işletme belgesi ibraz ederek kredi kullandırılabilecek bir program oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

Bir de tur operatörleri ve oteller arasında yapılan kontratların Eximbank tarafından politik ve ticari risk sigortasına tabi tutulması ve bu alacakların otelciler tarafından finansman erişiminde kullanılabilmesinin de önemli olduğunu ifade ediyor.

Turizmi iyi bilen bir banka genel müdürü olarak sektörün dikkatini çekecek açıklamalar yaptı Hakan Ateş bu önemli etkinlikte…

Bankaların sektörler konusunda yetkinleşmesini eskiden beri hep savunduk.

Bu noktada Denizbank’ın iyi bir örnek oluşturduğunu düşünüyoruz.

İstanbul’da inovasyon rüzgarı esti

Mehmet Büyükekşi ihracatın artırılması için inovasyonun da büyük önem taşıdığını düşünüyor ve bu yüzden bu alandaki çalışmalar tam destek veriyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin en çok heyecanlandığı etkinliklerden biri geçtiğimiz günlerde yapılan Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftası oluyor.

Bu etkinlikle ülkenin geleceğini yatırım yaptıklarını düşünüyor Mehmet Büyükekşi ve ekliyor:

. İnovasyon birlikte başarmayı başarabilmektir. Bu çiçeklerde tozlaşmayı sağlayan arılara benziyor. Böyle etkinliklerle farklı kültürlerden gelen insanlar birbirinden çok farklı şeyler öğreniyor. Böylece farklı şeyler ve yenilikler üretebilmenin önünü açıyoruz.

. İnovasyon kavramının yerleşmesine ve gelişmesine katkı verdik. Ancak artık olayı bır tık yukarı çektik. İnovasyon Haftası bu yıl Born Global (Doğuştan Küresel) etkinliğine dönüştü.

. 4  gün boyunca Türkiye’de inovasyon kültürünün ve girişimcilik ruhunun yayılmasına katkı verecek yerli ve yabancı konuşmacılar 19 konferans ve 36 panelde konuşma yaptı.

. Konuşmacıların arasında kadavralar üzerinde yaptığı kafa nakli ile dikkatleri üzerine çeken Sergio Canavero, robotik ve yapay zeka alanlarında görüşlerine sıkça başvurulan Noel Sharkey, başta bitcoin olmak üzere önde gelen sanal varlık uzmanı John Matonis’in yanı sıra Wired editörü David Rowan gibi isimler yer aldı.

. Özellikle hafta etkinlikleri içinde bulunan Born Global İstanbul’un, Türkiye’yi uluslar arası bir girişimcilik merkezi haline getirmek ve bu merkezden küresel doğan şirketler çıkarmayı hedefliyoruz.

. Born Global İstanbul’un startup ve teknoloji firmalarının en önemli buluşma noktalarından biri olarak girişimcileri, yatırımcılar ve destek hizmet kuruluşlarıyla bir araya getirerek işbirliği fırsatları sunacak bir platform olarak tasarladı.

. Etkinliğe melek yatırımcı olarak Birleşik Arap Emirlikleri, Belçika, Lübnan, İngiltere, İsrail, Amerika, Güney Kore, Suriye, Cezayir ve Rusya’dan katılımlar oldu.

TİM Başkanı Büyükekşi, İstanbul’da 4 gün süren inovasyon etkinliğinin, dünyadan ve Türkiye’den sanayicileri, akademisyenleri, üniversite öğrencilerini, teknoloji liderlerini, girişimcileri, melek yatırımcıları, sivil toplum kuruluşları ile Ar-Ge ve bilim teknoloji merkezlerini aynı çatı altında topladığını vurguladı ve ekledi:

. Türkiye’nin ekonomi gündemine  katkı vermeyi önemsiyoruz. İnovasyon ve girişimcilikle ilgili konu ve konuşmacıların da ziyaretçi ve katılımcılarla buluşma noktası olmayı hedefliyoruz.

Çöpçatanlık yapıyoruz

5 yıldır inovasyon haftası etkinlikleri düzenlediklerini belirten TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Buna rağmen bugün hala inovasyon nedir, diye soran firma sahipleri var. İnovasyonun ne olduğunu ve nasıl yapılması gerektiğini bilmiyorlar. İnovasyonun nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili üniversite - sanayi işbirliğini içeren bir proje başlattık. Bu bir mentörlük çalışması… İlana çıktık. Buraya firmalar başvurdu. Firmalar arasından 47’sini programa aldık. Bu firmalar içinde 500 milyon dolar ihracat yapan ve bünyesinde bin kişi çalıştıran işletmeler var” diye konuştu.

Üniversite – sanayi inavosyan işbirliğinin nasıl çalıştığı ile ilgili bilgi de veren Büyükekşi, firmalar ile üniversiteler arasında inavosyon konusunda çöpçatanlık yaptıklarını belirterek, “Firma bize müracaat ediyor. Üniversitelerden hocalardan birini mentör olarak o firmaya atıyoruz. O hoca firmaya haftada 1 gün, ayda 4 gün gidiyor ve ayda 4 bin lira para alıyor. Program 11 ay sürüyor. Hoca başı programın bedeli 44 bin lira. TİM 44 bin liranın 11 lirasını ödüyor. Geri kalan 33 bin lirayı da TİM, ihracatçı birlikleri karşılıyor” dedi.

200 firmalık program hazırladık

Bu yıl programı 200 firma ile gerçekleştirmeyi düşündüklerini dile getiren Mehmet Büyükekşi, “Şu anda 50 firma tamam. Ocak ayında ikinci dönemin 50 firması, Nisan ayında üçüncü dönemin 50 firmasını belirleyeceğiz. Bu program 200’e kadar devam edip gidecek. 200 firmanın maliyetinin yarısını KOSGEB’in karşılayacak. Yüzde 25’lik kısmını biz, diğer yarısını da firma ödeyecek” şeklinde konuştu.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’deki firma sayısı düşünüldüğünde bu programın denizde bir damla olduğunu dile getirerek, “Biz bir maya atıyoruz ve bu mayanın daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Hem hocaları üniversitelerden dışarı çıkarıyoruz. Para da kazanıyorlar. Firmalar da üniversitelerle işbirliği imkanına kavuşuyor. İnşallah ileride firmalar kendi hocasını, kendi mentörünü kendi bulacak. Bu inovasyon eğitimi daha da yaygınlaşacak" ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test