Ateşe benzin dökmek

15.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı, ortalığı karıştırdı. Büyük çatışmaların, gerginliklerin yaşandığı Ortadoğu coğrafyasında, ipler daha da gerildi.

Ortadoğu zaten için için yanıyordu, bu karardan sonra alevler yükseldi!.. Trump’ın kararı, bir bakıma ‘ateşe benzin dökmek’ anlamına geldi!..

Yaşanan bu tehlikeli gelişmelerin ardından, şimdi ortalık adeta yangın yeri!..

Otoriterliğin maceracılığı

Dünyada savaşlar, çatışmalar, gerginlikler giderek artıyor. Yaşanan bütün bu olumsuzluklar, barışın, demokrasinin, uzlaşmanın, hoşgörünün hareket alanını alabildiğine daraltıyor.

Otoriterleşme yarışına giren devlet başkanları, liderler; şimdilerde üst perdeden atışmanın, dünyayı karıştırmanın peşine düştüler. Kim daha çok üst perdeden posta koyarsa, böylece üste çıkacağının hesabını yapıyor.

Sözün özü; giden cana, akan kana, gözyaşına aldıran yok!.. Onlar hesaba bile dahil edilmiyor!..

Bu arada olan halklara, günahsız insanlara oluyor. Ekonomik problemler artıyor. Zorunlu göçler gündeme geliyor. Yoksul insanlar evlerinden, yurtlarından, işlerinden, aşlarından oluyor. Yaşanan acılar giderek katmerleşiyor.

Otoriterleşen liderler, ülkelerini yeni maceralara sürüklüyorlar. Kendi siyasal çıkarları için, ülkelerini, vatandaşlarını ateşe atmaktan çekinmiyorlar.

Trump, Netanyahu ve Erdoğan

 

ABD’de kendini kabullendirmekte zorlanan Trump, ardı ardına yeni hamleler yapıyor. Kendi ülkesinde yerini sağlamlaştırmak, ABD’de güçlü Yahudi lobisinin desteğini yanına çekmek amacıyla; Kudüs meselesini gündeme getiriyor. Böylece kendi konumunu sağlama almaya çalışıyor. Ortadoğu, dünya barışı onun umurunda bile değil!..

İsrail Başbakanı Netanyahu ise kendi ülkesinde yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıyaydı. O da, hem ülkesinde gündemi değiştirmek ve hem de kendine prim sağlamak amacıyla, ABD’den uzatılan bu can simidine dört elle sarılıyor. Kudüs meselesi üzerinden uluslararası politikada başarı sağlayarak, içeride durumunu sağlama almaya çalışıyor.

Kudüs konusunun alabildiğine köpürtüldüğü bir başka ülke de Türkiye. Ülkemizde dış ve iç politikada sıkışan iktidar, bu konuyla gündemi değiştiriyor. Bütün dikkatleri bu meselenin üstüne yöneltiyor. Toplumun dinsel duyarlılıklarını hareketlendiriyor.

Aslında bunca hesap kitap içinde, en temiz ve masum olanı, kadersiz Filistin halkı ve onların yıllardır süren haklı davaları oluyor. Pek çok çıkar hesabının yaşandığı, uluslararası güçlerin karşı karşıya geldiği Ortadoğu coğrafyasında, Müslüman ülkelerin tamamı bile Filistin halkının haklı davasına tam anlamıyla destek olmuyor. İstanbul’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nde alınan önemli kararları, bakalım ne ölçüde uygulayacaklar? Bunu hep birlikte göreceğiz.

Yıllardır kan ve ateşle yoğrulan Ortadoğu ise, için için yanmaya devam ediyor!..

 

Lozan’ı tartışmaya açmak

 

Geçtiğimiz günlerde coğrafyamızı yakından ilgilendiren bir başka önemli gelişme de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan’daki temasları oldu. Erdoğan, Atina’da görüştüğü Yunanistan yetkililerine ‘Lozan’ın güncellenebileceği’ mesajını verdi.

‘Lozan’ı tartışmaya açmak’ anlamına gelebilecek bu mesaj, haklı olarak muhalefetin tepkilerine yol açtı. Bu arada gündemde olan adalar meselesi ile Yunanistan’a iltica eden Fetöcü askerlerin iadesi konuları, arada kaynadı gitti!..

‘Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi’ olarak kabul edilen Lozan antlaşmasının, bunca yıl aradan sonra gündeme getirilip tartışmaya açılması hatalı oldu. Önemli olan bu antlaşmaya tam anlamıyla sahip çıkıp, doğru ve etkin biçimde uygulanmasını sağlamaktır.

Ege kıyılarında yaşayan İzmirli ve Egelilerin, doğal olarak daha yakından izledikleri; Ege’nin iki komşu ülkesi arasındaki ilişkiler, bakalım nereye doğru evirilecek?

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...