Bir tuhaf büyüme hikayesi

15.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu sabah evden iş yerine gelirken gazetede okuduğum bir haber beni çok güldürdü. Efendim Zarrab'ın yalısına yaptırdığı kaçak kata yıllar sonra yıkım kararı çıkmış! Günaydın mı demek gerekiyor?.. Bunca zaman neredeydiniz?

Değerli ve hayırsever iş adamı diye protokole alınan Zarrap, etrafındakilere paralar saçıp ceplerini doldururken istisnai haklara sahipti. Boğazın ortasında, çivi bile çakılması yasak olan tarihi yalılarına kaçak katlar çıkarken, ilgili kurumlar "Körebe" mi oynuyordu?

Ne zamanki Zarrab, Amerika'da itirafçı ve tanık olmaya başladı, oyun bitti!

Bir ülkede fiili durumlar hukuki ve kurumsal işleyişin önüne geçerse olacağı budur!

Bu haliyle her şey beş-altı yaşındaki çocukların oynadığı evcilik oyununa benziyor… Hatırlayan olur mu bilmem. Ege'de bir çocuk oyunu vardı. Cebindeki şekerleri bizimle paylaşmaya yanaşmayan çocuğa, orta parmağımızın üstüne koyduğumuz işaret parmağımızı uzatır; "Boz, sana küsüm!" derdik. O günden sonra küstüğümüz çocuğun adından, "ilezirim" diye bahsederdik. Bu yetmez, diğer arkadaşlarımızı da yanımıza toplar, el çırparak,"İlezirim sen misin, Amerika'ya gider misin, Amerika seni sever, kol kola gezer misin?!" tekerlemesini tekrar tekrar söyleyerek onu kızdırır, sokağa çıkamaz hale getirirdik!..

O günlerden bu günlere bir ömür geçti... Biz hala ayni zeka seviyesinde kalmış sokakta oynamaya devam eden çocuklar gibiyiz..

Cumhuriyet'in kurulmasından bu yana geçtiğimiz dönüşüm sürecinin bizi gelişmiş bir ekonomiye ve demokrasiye ulaştırması beklenirdi… Gönül isterdi ki, bu süreçte yasama, yargı, yürütme birbirini denetleyip dengeler duruma gelebilsin. Hatıra, çıkara, taraf değil, hukuk devletine taraf olabilsin.

Hani şimdilerde zekaları yetmediği için anlayamadıkları, anlamadıkları için kızdıkları Atatürk var ya, bakın ne demiş: "Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."

Geçtiğimiz günlerde üçüncü çeyrek ekonomik büyüme verileri TÜİK tarafından açıklandı. 11.1'lik rekor büyüme bizi şaşırttı doğrusu. Her toplantıda hallerinden şikayetçi olan iş dünyasının yüzlerine bakıp beyhude bir sevinç ifadesi aradık.

Bir tebessüm bile göremedik. Sevinenler, sadece ekranlarda coşkulu nutuklar atan siyasilerdi...

Ne yazık ki elimizde ikna edici bir büyüme tablosu yok. Derinlemesine verilere de sahip değiliz. Üstelik bu işin uzmanı da değiliz.

İşin garibi uzmanlardan da tam ikna edici bir büyüme hikayesi duyamıyoruz.

O zaman "Nerede bu büyüme" diye sormak hakkımız değil mi?

Coğrafya dersinde öğretmen bir öğrenciyi tahtaya kaldırır ve sorar; "Söyle bakalım Ahmet, Afrika nerede?" Ahmet soruya cevap veremez. Bir başka öğrenciden oturduğu yerden soruyu cevaplamasını ister. O da bilemez. Öğretmenin canı sıkılır. Gözü sınıfta olup bitenden habersiz pencereden dışarısını seyreden bir öğrenciye takılır ve seslenir; "Cengiz, nerede olduğunu sen söyle bakayım." Sadece "Nerede?" sorusunu duyan Cengiz suçüstü yakalanmanın korku ve endişesi ile ayağa kalkar, şaşkın gözlerle etrafa bakar ve "valla billa bende değil!" diye cevaplar.

Çok ünlü bir alime sormuşlar: "Lafı gereksiz yere uzatanlara nasıl davranmalıyız?" "Uzun konuşanları kısa dinlemelisiniz" demiş.

Ben de lafı uzatmadan kısaca ve sadece şunu söyleyeyim; Anlaşılan şu ki, bu yıl Kredi Garanti Fonu ile dağıtılan krediler ve OTV, KDV de sağlanan teşvikler sayesinde, tüketime dayalı bir büyüme sağlanmış oldu. Bu yılsonunda sona erecek olan teşvikleri düşününce bu büyümenin sürdürülebilir olmayacağı da ortada. Elbette yeni teşvikler konabilir. Ama bu şekilde nereye kadar gider? Atalarımız ne demiş;"taşıma suyla değirmen dönmez."

O nedenle, teşvik ve tüketime dayalı ekonomiden çıkıp, bir an önce katma değeri yüksek üretime dayalı ekonomiye geçmek, ülkenin istikrarlı büyümesi için yapılması gereken en doğru yoldur. Yanlışın neresinden dönsek kârdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...