Dövizle borçlanma kısıtlamaları, faydaları ve bazı sorunlar

15.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Döviz borcu olan şirketlere, yeniden döviz borçlanmalarında kısıtlama getiren sistemin yakında yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Hane halkı için 2009 yılında getirilen benzer bir düzenlemenin bu kez şirketler için de düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Bizce sistemin çeşitli yararları yanında çıkarabileceği bazı sorunları da vardır.

Önce bir tespit yapalım.

Türkiye’de 25.000 döviz borcu olan şirket vardır. Bu şirketlerin toplam açık pozisyonları 212 milyar dolardır. Şirketlerin 23,000 borcu 15 milyon doların altında, kalan 2000 döviz borcu ise 15 milyon doların üstündedir. Toplam borcun % 16’sı 15 milyonun altındaki borçlulara ve % 84’ü 15 milyon doların üstündeki borçlulara aittir.

Düzenlemenin içeriği nedir?

23.000 şirkete gelirlerinin üç katına kadar borçlanma hakkı verilecek,2000 şirkete ise kademeli olarak hedge zorunluluğu getirilmektedir. (hedge, ileri tarihlerde oluşabilecek finansal risklere karşı uygulanan bir sistemdir.)

Sistem geriye dönük krediler için geçerli olmayacak yani daha önce alınmış borçlar bu kısıtlamalardan etkilenmeyecektir.

Makine ve teçhizat ithalatı ile kamu-özel sektör işbirliği ile yapılan projeler de istisna kapsamında tutulmaktadır.

Merkez Bankası,  gerçek ve tüzel kişilerden döviz pozisyonunu etkileyen işlemlerini izlemek için her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilecektir.

Sistemin yararları nelerdir?

Getirilecek dövizle borçlanma kısıtlamaları sayesinde, şirketlerin artan döviz fiyatları nedeniyle oluşacak parite farkından yani zararlardan korunmaları ya da en az zarara uğramaları sağlanmış olacaktır.  Şirketler önlerini daha iyi görebilecektir. Döviz borçları yönetilebilir hale gelince, ülke riski de olumlu yönde etkilenebilecektir.

Büyük şirketlerin,  döviz fiyatı artışlarından kazanç sağlama yoluna gitmeleri, yani faaliyet dışı kara yönelmeleri önlenecek ve kaynakların daha çok faaliyet alanlarına yönlendirilmesi sağlanacaktır.

Muhtemel sorunlar neler olabilir?

Merkez Bankası’nın şirket faaliyetlerinin sürekliliği içinde 25.000 şirketten bilgi toplaması, değerlendirmesi ve gerektiğinde kısıtlamalara gitmesi kolay iş değildir. Şirketlerle Merkez Bankası arasında anlaşamazlıklara sebep olunabilir.

 

 

Döviz borçlusu şirketlerin dışarıdan kredi sağlamasının ana nedeni ucuz ve uzun vadeli olmalarıdır. Kısıtlama halinde ve sağlanan imkanlar ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğinde içeriden borçlanmaya yönelecekler, bu durumda daha pahalı bir kredi ile karşılaşabilecekler, maliyetleri artacak ve rekabet güçleri azalabilecektir.

Bu tür tedbirlerin, getirebileceği bazı sorunlar olsa da, ekonomiye uzun vadede yarar sağlayabileceği söylenebilir. Ancak ekonominin daha temel sorunları vardır. Çözüm de TUSİAD Başkanı’nın Yüksek İstişare Konseyi toplantısında söylediği gibi “İhtiyaç duyduğumuz şey, tutarlı ve verimli üretimi destekleyen, rekabet gücümüzü ve refahı arttıracak reformist ekonomi politikaları, çağdaş bir eğitim anlayışı, dünya ile bütünleşmemizin önemini kavrayıcı bir dış politika, evrensel kurallara bağlı işleyen bir yargı sistemi ve yolsuzlukla mücadele endeksinde yükselen bir ülke olmaktır.”

Bunlar gerçekleştiğinde ülkenin döviz ihtiyacı azalacak, yerli ve yabancı yatırımlar artacak, rekabet gücümüz yükselecektir. Bu tür önlemlere de ihtiyaç kalmayacaktır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...