Yeni yılda umutlarımız sönmesin

29.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yılın son günlerinde vatandaşlara soruyorlar: “Geçtiğimiz yıl sizi kaygılandıran en önemli olayları sıralayın?” Cevap üç noktada yoğunlaşıyor: Bir, ekonomik durum, iki, terör saldırıları, üç, dış ilişkilerdeki gelişmeler…

Ekonomik durum vatandaşın doğrudan yaşamını, refahını etkiliyor. Hayat pahalılığı almış başını gidiyor. Döviz fiyatlarının sıçraması dizginlenemiyor. Bu da hayatı daha da pahalandırıyor. Ülke bir kısır döngüye girmiş gibi.

Birçok iktisatçının belirttiği gibi, siyaset ortamındaki hukuksuzluk, ekonomik ortamı daha da kötüleştiriyor. Bazı muhalefet partileri ve iş çevreleri, ülkenin Kanun Hükmündeki Kararnamelerle (KHK) yönetilmesine, Millet Meclisi’nin devre dışı bırakılmasına haklı olarak tepki gösteriyor.

Üreten Türkiye gerek

Cumhurbaşkanı ve Hükümet ise eleştirilere kulak tıkıyor nedense. Oysa ekonomik sıkıntılardan kurtulmak, sanayi ve tarım üretiminde atılım yapmak için bir ulusal uzlaşma gerekiyor. Ulusal kaynakların, olanakların çarçur edildiği bir ülkede yaşıyoruz ne yazık ki. Elektrikli yerli otomobil gibi yeni buluşlara dayalı yüksek değerli üretim ve buna bağlı dış satım yoluna girilmesi gerekiyor. Enerjide ise, yenilenebilir kaynaklara dayalı teknolojilerin, çevreyi kirletmeyecek yöntemlerle elde edilen kömür vb. madenlerimizin devreye sokulması elzem. Önümüzdeki yıllarda üretimi artırıcı ulusal siyasetler izleyenler güç kazanacaktır.

Terör belası

Karanlık güçlerin el altından desteklediği terör saldırıları tüm dünya gibi, halkımızı da tedirgin ediyor. Emperyalizmin elinde bir oyuncak olarak darbeye kalkışmış sapkın Gülen hareketi; Amerikan ve İsrail yayılmacılığının maşası haline gelmiş PKK ile onu PYD örtüsü ile gizlemeye çalışarak açıktan ya da gizliden bu örgütleri destekleyenler; CIA’nın yarattığı IŞİD ve benzerleri… Ülkemizin geleceğini karartmaya soyunmuş tezgahlardır tümü.

Bunlardan kurtulmanın yolu, bu örgütlerle uzlaşmaktan değil, onları tarihin sayfalarından silmekten geçiyor. Ancak bunu yapabilmek için ulusu bu düşmanlara karşı birleştirmek gerekiyor. AKP önderliğinin ise bunun tam tersi bir yol tutması, oy payını artırmak için her yolu mubah görmesi, gelecek günlerimizi karartan bir durum. Türkiye’nin bekası için bu hatalı yol terk edilmeli bir an önce.

 

Dış İlişkiler

Yeni yıla, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği koşullarda giriliyor. 1990’lı yılların başında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra dünya siyaseti yeni bir ilişkiler ağınasokuldu. ABD imparatorluğunun kesin egemenliğinden söz edilmeye başlandı. Bunun yansıması olarak “küreselleşme”, “ulus devletlerin parçalanması” gündeme oturdu. Liberal yazarlar “tarih sona erdi” diye bugün çöpe giden kitaplar yazdı. İdeolojilerin sona erdiğinden hareketle  “medeniyetler çatışması”, saldırgan liberallerin “ilkesi” oldu. Yugoslavya’nın paramparça edilmesi, Irak, Yemen, Tunus, Libya, Mısır ve en son Suriye’de yaşanan felaketler, yüz binlerin katledilmesi, sınırları değiştirme çabaları hep liberal saldırganların bu kahredici “medeniyetler çatışması” söylemine dayandırıldı.

2017 yılında bir yandan Afrika ve Orta Doğu’da katliamlar sürerken, ittifakların değiştiği gözlendi. Dünya nüfusunun yüzde 30’unu aşan ülkeleri kapsayan Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan’dan oluşan Şangay İşbirliği Örgütü, dünya siyasetine damgasını vuruyor artık.

Öte yandan, Trump’ın Başkan seçilmesiyle ABD ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkilerde gözlenen gerginlik, dünyanın eski kalıplardan uzaklaştığının başka bir göstergesi. Son Kudüs oylamasında da bu gerginlik kendisini iyice gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da son zamanlarda dünyadaki bu değişikliklere uygun davranmaya başladı. Suriye’de barış sağlamak amacıyla Astana ve Soçi’de toplanan Rusya, İran ve Türkiye liderlerinin dayanışması bu değişikliğin bir yansıması. Türkiye’nin ABD hücumlarının hedefi olan Katar’a sahip çıkması da öyle.

Şimdi sıra Esad Başkanlığındaki Suriye ile barışmaya ve birlikte Amerikancı PKK/PYD mevzilenmesini yok etmeye geldi. Hayat bunu zorluyor Türkiye’ye. Bu başarılırsa, 2018 yılı yeni gelişmelerin yaşanacağı bir yıl olacak.

Önümüzde karmaşık günlerle dolu olacağı sezilen bir yıl var. Yine de, tüm okuyucularımıza yeni yılda esenlikler dilerim. Umutlarımızı söndürmeden daha güzel günler getirsin 2018 yılı.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...