Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kemeraltı’nın hatırlattıkları

5.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kemeraltı denilince her daim yürek tellerimiz titrer… Anıların içinden ayaklanan ve geçmişten günümüze uzanan pek çok fotoğraf, adeta belleğimizde harmandalıya kalkar!.. Tıpkı, bir zamanlar, yolu bir şekilde Kemeraltı’dan geçen hemen her İzmirli ve Egeli hemşehrimizde olduğu gibi…

Kemeraltı, İzmir’in yüreğidir, atardamarıdır!.. Günümüzde tarihsel özelliklerinden çok şeyler yitirmiş olsa bile, yine de o bizim Kemeraltı’mızdır…

Kemeraltı çocukluğumuzdur, gençliğimizdir, kısacası hayatımızdır!..

İnsan ırmağı

 

Biz İzmirliler ve Egeliler, Kemeraltı’da, kentin geçmişi ile birlikte aynı zamanda kendimizi, kendi tarihimizi de buluruz. Nice yaşanmışlıklara adres olmuş, nice anılara ebelik etmiştir o daracık tarihi sokaklar…

1970’lerin başlarında, Kemeraltı’nın hemen girişinde, yılbaşı ve bayram nedeniyle kurulan tezgâhlarda, bağırarak tebrik kartı satışımızı nasıl unuturuz…

Yine o yıllarda, Kemeraltı çevresindeki hukuk bürolarında çalışırken, ikinci beyler sokağında birkaç basamak merdivenle inilen Yılmaz Usta’nın salaş dükkânında yediğimiz köfte piyazın lezzetini, bugün bile damağımızda duyumsuyoruz. Ya üçüncü beylerdeki vazgeçilmezimiz olan meşhur Atom Ali’nin menemenine ne demeli? Tabii birinci beylerdeki Bodrum ile Veysel çıkmazındaki Ferit Baba’nın yerinin de bizde apayrı izleri var. Anafartalar Caddesi üzerindeki Şükran ile Dönerci Atıf da unutulmazlarımız arasında…

O yıllarda Kemeraltı bir insan ırmağıydı. Toplumun hemen her kesiminden insan adeta burada resmigeçit yapardı. Yalnızca İzmir’in farklı semtlerinden değil, Ege’nin dörtbir yanından gelenler de alışverişlerini buradan yaparlardı. Sözün özü, İzmir’in, Ege’nin yüreği her daim burada atardı!..

Ekonominin nabzı

 

Burada atan elbette yalnızca İzmirli, Egeli insanların yüreği değildi. Aynı zamanda ekonominin nabzı da burada ölçülürdü.

Piyasanın durumunu, işlerin nasıl olduğunu, insanların satınalma gücünü ve isteğini, buradaki ekonomik faaliyet ortaya koyardı. Bir bakıma ekonominin de barometresiydi Kemeraltı.

Biz de gazetecilik ve yazın yaşamımızda; Kemeraltı üzerine pek çok yazı yazdık, röportaj yaptık ve araştırma yayımladık. Bunlardan bazılarını kitaplarımıza da aldık ( İmbatın Türküsü – İzmir ve Ege Yazıları / Mehmet Şakir / RSM Yayını / 1989) ve ( İZMİR – Sesler Yüzler Sokaklar / Mehmet Şakir Örs / İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayını / 2001).

Bütün bunları niye mi hatırladık? Son dönemde, Kemeraltı çevresinde birçok esnaf dükkânının kepenk indirdiğini gördükçe ve bu konuda gazetelerde çıkan haberleri okudukça, doğrusu yüreğimiz buruldu. Yılbaşı alışverişi bile Kemeraltı esnafının derdine çare olamadı. Buranın o görkemli dönemlerini görmüş yaşamış bir İzmirli ve  Egeli olarak, bizim de Kemeraltı anılarımız depreşti!..

Bugün bile ne zaman aklımıza İzmir’in eski halleri düşse, ayaklarımız bizi doğru Kemeraltı’na götürür. Orada geçmişin güzelliklerine doğru bir yolculuğa çıkarız.  Belleğimizle, yüreğimizle Kemeraltı oluruz, Konak oluruz, İzmir oluruz!..

İBB’nin ve TARKEM’in çabaları

 

Ekonomide yaşanan durgunluğun, kentin ticari kültürel merkezinin başka alanlara kaymasının ve özellikle de yeni AVM kültürünün Kemeraltı’na yaptığı olumsuz etkileşimleri gördükçe, doğrusu üzülüyoruz.

Ama bu üzüntümüzü hafifleten ve gelecek adına bizi umutlandıran olumlu gelişmeler de yok değil. Bunlar da yüreğimizi hafifletiyor.

Yerel yönetimlerin ve Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş.’nin (TARKEM), çarşı ile ilgili çok güzel hazırlıkları var. Özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) bölge ile ilgili yeni fiziki alan düzenleme çalışmalarını ve TARKEM’in tarihi köşeleri, mekânları ayağa kaldırma amaçlı projelerini doğrusu çok önemsiyoruz.

İzmirliler, Egeliler, Kemeraltı dostları, Kemeraltı’nı unutmamalıdır. Tarihi ve hikâyesi derin bu çarşıya olan duyarlılığımızı artırmalıyız, Kemeraltı ile ilgili yeni girişimlere ve projelere omuz vermeliyiz.

Bu çabalara destek olmak; bir zamanlar, bir biçimde, yolu Kemeraltı’dan geçmiş herkesin, tarihe karşı, İzmir’e karşı bir vefa ve vicdan borcudur!..   

  

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test