Yeşil ulaşım

5.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Alt yapı yatırımları yerel yöneticiler için halkla ilişkiler açısından riskli işlerin başında gelir. Neden mi? Bir kere, gözle görünmezler. Yapılan kazıların, ortaya çıkan sıkıntıların arkasındaki yararlar hemen algılanmaz. Adı üstünde alt yapı yatırımıdır.

Diğer sıkıntılı nokta, ister istemez yarattığı kargaşadan kaynaklanır. Yollar çamurlanır, alışılmış yaya ya da bisiklet güzergâhlarını değiştirmek ya da geçici olarak kaldırmak zorunda kalınır. Engeller konur. Kamyonlar girer çıkar. Bazı dolmuş hatlarının yeri değişir… İzmirliler, bazılarının yaratmak istediği algının tersine bu sıkıntıları ilk kez yaşamıyor. Anımsayalım: Tahtalı barajından su getirmek için boru döşenmesi, Karabağlar’da az rahatsızlık yaratmadı. Ya metro için Fevzipaşa Bulvarında yaşananlar… Çankaya durağı çevresindeki esnaf ne sıkıntılar çekmişti. Hatırlasak ya…

Benzer sıkıntılar İnönü Caddesi boyunca Fahrettin Altay meydanına kadar giden hatta yaşanmıştı. Şimdi o semtte yaşayanlar, metronun yarattığı imkânlardan bir güzel yararlanıyor. Sıkıntılar unutuldu gitti.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Çakmur, Özfatura, Piriştina, Kocaoğlu yönetimleri döneminde bu gibi sıkıntılar yaşandı. Yaşandı çünkü İzmir’in ulaşımı, arıtması, içme suyu, yağmur suyu, doğal gazı, aydınlanmasıvb. için yatırımlar yapıldı. Umarız yapılmaya da devam eder.

 

Şaşırtıcı Tepki

İzmirliler, genelde bu sıkıntıları anlayışla karşılıyor. Ancak bazılarının bu gibi sıkıntılar yalnızca İzmir’de oluyormuş gibi yaygara koparmaya, işlerin ters yönde yürütüldüğüne dair algı yaratmaya çalıştığını gözlüyorum. İzmir’e muhalif bazı milletvekillerini, meclis üyelerini vb. anlamak mümkün. Ama geçmişteki alt yapı sıkıntılarını bizzat yaşamış eski bir bürokratın çıkışlarını anlamak mümkün değil.  

Hele hele sıkıntıları abartanların, tramvayı “çağdışı” olarak nitelemesini hiç anlamıyorum. İzmir’de tramvay tercihi kentin topoğrafyasından kaynaklanıyor herşeyden önce. Zemini bozuk bir kent İzmir. İnşaat Mühendisleri Odasıİzmir Şubesi yönetiminde iken, Sn. Burhan Özfatura ile Üçyol-Bornova hattının, Bahribaba Parkı-Basmane Garı arasında üstten gidip gitmemesini tartışmıştık. Ticaret Odasında İstanbul’dan gelen bazı hocalarla neredeyse “boğaz boğaza” gelmiştik. Fevzipaşa  Bulvarının altında TBM sisteminin kullanılması bu tartışmalar sayesinde mümkün olmuştu.

Bugün, tramvay yerine neden metro yapılmıyor diye sorgulayanların, balık hafızaları yoksa, bunu anımsamaları gerek! Ayrıca, Üçkuyular-Narlıdere ve Buca hafif raylı sistemlerinin yer altından geçerek projelendirildiğini de unutmamalı.

 

Maliyetin Rolü

Metro yerine tramvay tercihinin bir diğer nedeni de işin maliyeti. Tramvay yatırımı ile metro arasında 2-3 kat fark var. (İstanbul’un yeni Belediye Başkanının iptal ettiği 6 metro ihalesinin bedelleri ile karşılaştırıldığında bu fark 4-5 kata çıkar!) Sn. Özfatura, kaynaklarının kısıtlı olduğu gerekçesiyle Fevzipaşa Bulvarını üstten geçmek istemişti. Yanlış mı anımsıyorum acaba?

Tramvayı çağdışı niteleyenler, Bremen, Hamburg, Milano, Bilbao, Stockholm, Helsinki, Prag (saymaktan sıkıldım)  gibi kentlerin “çağdışı” olduğunu düşünüyorlar herhalde. Kimbilir! Oysa tramvay, metro, elektrikli otobüs gibi ulaşım sistemlerinin başka önemli özelliği de, karbon salınımına azaltmasıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesinin, 2020 yılına kadar karbon salınımını yüzde 20 azaltma hedefi var. Bu nokta önemsenmez ise, Trump gibi “iklim değişikliğiniönlemegirişimleri” ile dalga geçen kişilerin durumuna düşülmez mi?

Son bir söz de, ikide bir İBB’yi eleştiren AKP milletvekillerine. Hükümet Halkapınar-Otogar arasında Kamil Tunca Bulvarı altından metro yapacaktı. Onu bir soruştursanız da İzmirliler de öğrense. Ha bir gayret, İzmir için bir şeyler yapın biraz.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...