Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

2018'de ekonomik beklentiler

8.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2017 yılında Türkiye Ekonomisi beklenenin çok ötesinde büyüdü. Ekonomi birinci çeyrekte yüzde 5,3 ve ikinci çeyrekte yüzde 5,4 büyüdü. 2017 yılında hükümetin bazı ürünlerde belirli bir süre için uyguladığı ÖTV ve KDV indirimleri yanı sıra Kredi Garanti Fonu (KGF) Kredilerinin uygulamaya konulmasıyla da üçüncü çeyrekteki büyüme ise yüzde 11,1’ i buldu. Yılsonu itibariyle de öngörülen yüzde 5 büyümenin 1-2 puan üzerinde bir büyümeye ulaşılmış oldu. Ancak bu desteklerin sonucu unutmamak gerekir ki, bütçe açığı ve kamu borcu patladı. 2018’ de Devlet desteğinin aynen devam edemeyeceği düşünülürse ekonomide 2018’ de daha yavaş bir büyüme beklenmelidir.

Bu durumu dikkate alan Bakanlar Kurulu, Kredi Garanti Kurumlarına sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar’ da değişiklik yaparak KGF kefaletleriyle kullandırılan kredilerin yeniden yapılandırılmasına imkan sağladı. Buna göre kefalet verilen kredilerin yeniden vadelendirilmesi halinde, ödeme süreleri 36 aya kadar uzayabilecek.

Bu yapılandırma düzenlenmesinde bir yıl içinde geri ödenecek kredilerin 36 aya kadar vadelendirilmesi kuşkusuz büyümeyi destekleyecektir. Ayrıca 2018 yılı başında uygulamaya konulan 50 Milyar TL’lik ek KGF kredileri de piyasadaki canlılığın devam etmesine katkıda bulunacaktır. Ancak bunun yeterli olamayacağını, o nedenle siyasi iktidarın Varlık Fonu ile borçlanma yoluna gidebileceğini de düşünüyoruz.

2017 yılında büyümede önemli artışlar sağlanmıştır. Ancak ekonominin diğer unsurlarında 2016 yılına göre önemli değişikliklerle karşılaşılmıştır. Enflasyon,  işsizlik, bütçe açığı, cari açık, dış borç stoklarında da önemli artışlar olmuştur. 

2017 yılı için Enflasyon hedefi faizde yüzde 5 olarak öngörüldüğü halde 2017 yılı sonu rakamları tüketici de % 11,92 üretici de % 15,47 olarak gerçekleşti. Türkiye istatistik kurumu (TÜİK) 12 aylık ortalama fiyat artışını tüketici de % 11,14 üreticide ise % 15,82 olarak açıkladı. 2018 yılı enflasyon hedefi yine yüzde 5 ancak bu oran Merkez Bankasınca 2018 sonu için yüzde 7’lik enflasyon öngörülüyor. Dileriz böyle olsun ancak 2018 yılı enflasyon oranının yine çift haneli olacağı kanısındayız.

Faizler 2017 yılına çift haneli olarak girmişti. Ancak yıl boyunca artarak devam etti. 2018 yılında faizlerin çift haneli olarak kalmaya devam edeceği görülüyor.

2017 yılının başlarında yüzde 11-12 arasında seyreden mevduat faizleri yıl sonuna doğru yüzde 14-16 dolaylarındaydı.2018 yılı içinde de mevduat faizlerinin yüzde 13-14 aralığında ticari kredi faizlerinin de yüzde 16-17 aralığında olacağını düşünüyoruz. Reel sektörün hesabını bana göre yapması, ekonomik faaliyetlerini devam ettirebilmesi için ihracata yönelmesi ve Eximbank kaynaklı kredileri kullanmaya özen göstermelidir.

2017 yılında Türk Lirası yabancı paralara karşı Merkez Bankasının tüm müdahalelerine rağmen değer kaybetmeye devam etti. 2018 yılında da Türk Lirası yabancı paralar karşısında değer kaybetmeye devam edecek, Merkez Bankasının beklenti anketi doların 4,15 Türk Lirası olacağı yönündedir. Piyasa beklentisinin ise 4,20-4,25 aralığında euronun ise 5,10-5,20 aralığında oluşacağı kanısındayız.

Türk Ekonomisinin düzlüğe çıkışı İhracata dayalı büyüme ile mümkün olabilir. 2017 yılını 157 milyar dolarla kapatan ihracatımız, ihracatta yapılan özellikle Eximbank kredi desteklerinin devam etmesi ile 2018 yılında 170 milyar dolara ulaşabilir. İhracatta artış devam ettiği sürece ithalatta artacaktır. İthalatın artması kuşkusuz istihdam artmasına katkıda bulunacaktır.

2018 yılı için Türkiye’nin en önemli sorunu 2018 yılında 210 milyar dolardan fazla bir dış finansman ihtiyacının olmasıdır. Türkiye ekonomideki bu sorunları çözmek için yabancı portföy yatırımlarınca cazip olan yüksek faiz politikasını uygulamaya devam edecektir. Oysa sıcak para yerine doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye çekilmesi sağlanmalıdır. OHAL’in kaldırılması bu konuda etkin olabilir.

Normal koşullarda Türkiye 2019 yılında üç seçimi birlikte yapacak. Üç seçimin en azından genel seçimlerin ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2018 yılında yapılması gündemde gözüküyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın Ak Parti il kongrelerine bizzat katılmaları ve söylemleri bir erken seçimin habercisi gibidir. AK Parti 2015 yılında olduğu gibi 2018 yılı içinde yapılması olası seçimleri kazanmak için iç talebi canlı tutmak ve büyümenin devamını sağlamak için elindeki tüm imkanları bu yolda kullanmaya devam edecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test