Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kahramana saygı

19.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçmiş gün olur ki - Rauf Denktaş, 10.11.1990

 

Kıbrıs'ın efsane kahramanı Rauf Denktaş'ın ebediyete intikalinin altıncı yılını sessiz sedasız geçiştirdik.

Fazıl Küçük, Dr. Burhan Nalbantoğlu'nu unutanlar, Rauf Denktaş'ı da aynı çizgiye çekmeye koşuşturmanın heyecanı içinde olabilirler.

Kahraman bir bilge olan Rauf Denktaş'ı tanımış olmanın, O'nunla Türkiye'de, Kıbrıs'ta, Azerbaycan'da beraber olmuş olabilmenin sorumluluğu içinde, bu hafta yazımı O'na ayırmak istedim.

Ünlü bilgin ve yazar Georges-Louis Leclerc Buffon, 1753 yılında Fransız Akademisi'ne kabul töreninde geleneksel nutkunda bir söz sarf eder."Le style est l'homme même" der. Eskiler bunu "üslûbu beyan, ayniyle insandır" diye dilimize kazandırmışlar.

Buffon; gerçekte, insanların çalışma ve anlatım yolları, biçimleri birbirinden farklıdır, demek istiyordu.

İşte bu farklılık kişinin üslûbudur. Bir başka deyişle üslûp insanın kendisidir.

Dolayısıyla Rauf Denktaş başlı başına bir üslûptur.

Bu üslûp, masada yaman bir diplomattır.

Bu üslûp, arazide efsane bir kahramandır.

Bu üslûp, yurt sathında emsalsiz bir siyaset adamıdır.

Bu üslûp, uluslararası ilişkilerde sırtı yere gelmemiş bir pehlivandır.

Bu üslûp, onlarca yıl en olumsuz kuralları tek başına en iyi biçimde göğüsleyebilmenin sorumluluğu ile cemaati cumhuriyete çevirmeğe muvaffak olmuş bir devlet adamıdır.

Bu Rauf Denktaş üslûbunun örneklerini daha da arttırabiliriz.

Renkli kişiliğiyle, kalabalıklar arasında zaman zaman tek başına kalmasına rağmen her seferinde Feniks Kuşu gibi yeniden küllerinden doğan Rauf Denktaş adeta zaferi iş edinmiş bir kişiliğin sahibiydi.

Kıbrıs için atan kalbi, Türk dünyası için yaşaran gözleri, barış harekatı sonrası gülen yüzü, tebessümü, geniş dünya görüşü ile hatırladığımız Rauf Denktaş; hüsranı, ihtişama çeviren bir kahramandır.

Yazımı Tufan Türenç'in 3 Eylül 2005 günü Hürriyet Gazetesi'nde kaleme aldığı makalesiyle noktalamak istiyorum. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rauf Denktaş'ın görevinin hitama ermesinden sonra O'nu Bakü'ye davet etmiş ve ağırlamıştı. Biz de bu ziyarette hazır bulunmuştuk.

"Denktaş'ın ziyareti Azerbaycan'da büyük bir heyecan yarattı. Aynı günlerde Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı da Azerbaycan'da görüşmelerde bulunuyordu.

Denktaş, devlet başkanı olarak ağırlandı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Denktaş'ın onuruna bir aile yemeği verdi. Gördüğü bu olağanüstü ilgi ve sevgi, Denktaş'ı çok duygulandırdı. Bakü'deki son gecemizde işadamlarının Denktaş'ın onuruna verdiği yemeğe Marmara Grubu da katıldı. Çok güzel bir geceydi. Azerbaycan'ın ünlü sopranosu Azerin, Denktaş'ın onuruna konser verdi. Denktaş'a çok sayıda ödül ve hediye verildi.

Yaptığı konuşmada Denktaş, Türklerin karşılaştıkları zorlukları aşabilmek için birlik ve beraberlik içinde hareket etmeleri gerektiğini vurguladı. Denktaş'ın konuşmasından sonra sahneye Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Başkanı Akkan Suver'i davet ettiler.

Suver, kısa ama çok ilginç bir konuşma yaptı. Şöyle dedi: 'Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i ziyaret ettiğimde kendilerine dedim ki, rahmetli babanız Haydar Aliyev, 'Biz Türkiye ile bir millet iki devletiz' demişti. Sizin Kıbrıs için attığınız çok önemli adımdan sonra ben buna bir ekleme yapmak istiyorum: 'Biz artık bir millet üç devlet olduk.' Bunu Sayın Denktaş'ın huzurunda da tekrarlamak istiyorum.' Heyecanlanan Denktaş, sarılıp Akkan Suver'i öptü. Suver dönünce masadakiler, 'Bunun patentini al. Yoksa birileri sahip çıkar' dediler. Suver de, 'Bu patenti tescil etmek benim elimde değil. Bunu ancak gazeteci arkadaşımız Tufan Türenç yapabilir' dedi. Ben de o gece bunu yazacağıma söz verdim. Şimdi bu sözümü yerine getiriyorum. 'Bir millet iki devlet' sözü rahmetli Haydar Aliyev'e aittir. Ama 'Bir millet üç devlet' sözünün patenti Marmara Grubu Başkanı Akkan Suver'e aittir".

Tufan Türenç'in yazısından sonra Engin Köklüçınar'dan da bir alıntı yapmak isterim. Köklüçınar der ki; "Batılı diplomatlar O'nu 'akvaryuma sıkıştırılmış balina' olarak tasvir ederler."

Yüksek hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test