Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: “Bu harekat kolay kolay bitmez”

26.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in Türkiye gündeminin ilk sıralarında yer alan konularla ilgili sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

GÖZLEM – Afrin Harekatı için “genel” görüşünüz?..

 

Türkler tarihin bildiğimiz döneminden beri dünyada var olmak için mücadelesini yapmış, bu zamana kadar başka hiç bir ülkenin boyunduruğu altına girmemiş, Rusya ve İngiltere ile beraber dünyanın üç ülkesinden birisi. Son olarak Atatürk'ün liderliğinde genç Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuş bir millet. Ben öncesinde Fırat Kalkanı ve son olarak Afrin harekatını da Türk devletinin dünya çapında kendini kabul ettirmesi veya ettirememesi meselesi olarak görüyorum. Hâlâ mevcut Cumhuriyet'e karşı saldırılar, tehditler devam ediyor. ABD'nin sınırımızda bize terör ihraç edecek bir devlet kurma girişimi bunlardan sonuncusu. Tabii ki işler bu noktaya gelmeden, çok daha önce çözülmeliydi. Ama gelinen son noktada bu harekat ile ilgili genel görüşüm, bu harekatın tarihin başından beri gösterdiği Türkiye'nin var olma mücadelesinin bir parçası olduğudur. 

 

GÖZLEM – Sizce bu harekat ne kadar sürer?..

Bence bu kolay kolay harekat bitmez. Şiddetlenir, yavaşlar, araya anlaşmalar girer, iniş çıkışları olur ama en azından bu harekat kapsamında Suriye'nin kuzeyinde terörden arındırılmış, belki Türkiye'ye göç eden Suriyelilerin geri döndürüleceği bir bölge oluşturana kadar bitmez. Zaten bundan sonraki ayağın Münbiç olacağı ve esas hedefin terörden temizlenmiş bölge oluşturmak olduğu hem Erdoğan, hem de kurmayları tarafından açıklandı. ABD Ortadoğu'da kendi çıkarları gereği Rusya'yı da yalnız bırakmamak için, Suriye-Irak'ta Kürtleri kendine ortak edebileceği bir düzen kurmak istiyor. Türkiye'nin bu plana 'ortak' olamayacağını görüyor. Şimdi işleri zorlaştı. Ama bu mücadele devam edecek. Ettiği sürece de Türkiye'nin buna karşı mücadelesi devam eder.

GÖZLEM – Bu hareket başlarken, Afrin’e çok yakın olan Reyhanlı, Kilis gibi kentlerimize “füze saldırısı olabileceği” hesaplanmamış olabilir mi?.. Bu füze saldırıları, Doğu’ya doğru Irak sınırına kadar yayılabilir mi; zira o bölge tümüyle ABD’nin şemsiyesi altındaki PYD’in hakimiyetinde?..

Muhakkak düşünülmüştür. Akla geldiği muhakkaktır. Zaten daha önceden de oluyordu. Oraları tam kontrol altına alana kadar bu konuda bu tür saldırıların devam edeceğini hesaba katmış olmalılar.

GÖZLEM – Afrin bölgesi “küçük” bir yer, Erdoğan “sonra sıranın Münbiç’e geleceğini ve Suriye’nin Irak sınırının en güneyine kadar olan bölgesindeki devlet yapılanmasına son verileceğini” işaret etti. “Suriye’nin yüzde 30’una tekabül eden” bu bölgeye müdahaleyi ABD kabul eder mi? O tarafta hava sahası ABD’in kontrolünde. New York Times “Türkiye, ABD ile çatışabilir” dedi. Sizin görüşünüz?..

 

ABD buna razı olur mu? Türkiye Münbiç'e girerse ABD ile çatışması kaçınılmaz. Erdoğan'ın hafta içinde Trump ile görüşmesi de bunun bir göstergesi.

GÖZLEM – PYD – YPG yapılanması, Suriye’nin yüzde 30’una hâkim olurken, “neden” beklendi? Şimdi “onların bölgeden temizlenmesi” çok daha zor ve riskli olmayacak mı?..

Neden şimdi? Erdoğan, ABD'nin PYD-YPG yapılanmasına desteğini artık açıkça gördü. Bu desteği geri çevirtemeyeceğini anladı. Bunun da ötesinde Reza Zarrab davasında ABD'nin bizzat kendisini ve iktidarını hedeflediğini ve kendisini gözden çıkardığını tespit etti. Bu süreçte PYD-YPG yapılanmasının oturmasını engellemek için Afrin'e harekatı başlattı. Ama bundan sonraki ayak olacağını ifade ettiği Münbiç'te ABD ile karşı karşıya geleceği kesin. ABD'nin burada geri adım atacağını düşünüyorsa hata ediyordur. Tabii en başta Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile içli dışlıyken bir anda düşman olması tüm bu gelişmelerin başlangıcı olarak kabul edilirse, bu noktaya gelinmesinde en büyük neden hiç şüphesiz Erdoğan'ın yürüttüğü dış politikanın yanlışlığıdır.

 

GÖZLEM – Afrin ve Kuzey Doğu Suriye YPG’den temizlense, “ondan sonra” ne olacak; Türk askeri orada kalabilecek mi? Desteklediğimiz Esad muhalifi ÖSO orada ‘kalıcı’ hâkim olabilecek mi? ABD ve Rusya / Esad buna izin verecek mi?..

Suriye'de herhangi bir çözüm için Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı durum şu: Rusya'nın Esad'ı kontrol altında tuttuğunu düşünürsek, Türkiye bu cepheyle anlaşabilir. Ama şimdi ABD, kontrolündeki bölge ve kuvvetlerin Türkiye veya Rusya / Esad kontrolüne geçmesine izin verir mi? ABD artık oradan kolay kolay çekilir mi? Buna pek ihtimal veremiyorum. Çoğu paralı askerlerden oluşan, aşırı dinci unsurlar da içeren ÖSO ile de ciddi bir devlet türü yapılanmaya gidilebileceğini düşünmüyorum.

GÖZLEM – Avrupa başta dünyada, “Afrin Harekatı” için “kara propaganda” ve Türkiye aleyhine gösteriler, saldırılar başladı; buna karşı Türkiye ne yapmalı?..

Bunun için Türkiye'nin özellikle AB içinde kendisine daha yakın olan ülkelerle işbirliği yapıp ilişkileri geliştirmesi gerekir.

GÖZLEM – Ülkede de HDP “protesto” çağrıları yapıyor, gözaltılar var; olaylar “büyüyebilir” mi?..

Büyüyebilir ama bunlar harekattan vazgeçilmesini gerektirmez.

GÖZLEM – Sizce, Afrin’de ve Erdoğan tarafından “Münbiç’te devam edeceği” söylenen harekat, seçimlerde “Kürt asıllı vatandaşlarımızın oylarını” etkiler mi?..

Erdoğan çoktan Kürt asıllı yurttaşlarımızın oylarından vazgeçti.

GÖZLEM –Afrin harekatı konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan "Güvenlik Zirvesi" toplantısına “çok tartışılan” SADAT Başkanı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’nin katılması ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın yanına oturması ile Erdoğan’ın oğlu Bilal’in, İHA’ların yönetildiği harekat merkezinde harekatı izlemesi çok eleştiri aldı, sizin görüşünüz?..

 

Erdoğan'ın devlet anlayışını, devleti yönetme anlayışını biliyoruz. Devletten önce kendi öncelikleri geliyor. Bu görüntüler de, Erdoğan bu tarzının yansımaları.

GÖZLEM – Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afrin harekatında şehit olan Astsubay Musa Özalkan'ın cenaze töreninde tabutun başında konuşma yapması tepkilere sebep oldu. Son dönemde genellikle “onu destekleyen” Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bile cenaze namazından sonra bir açıklama yaparak “Camide cenaze namazından sonra ikinci bir imam konumunda konuşma yapması bizim devlet geleneğimize, Cumhuriyetin temel ilkelerine aykırıdır. Ayrıca bu tür tavırlar, Vatan Savaşımıza karşı ‘Saray Savaşı’ propagandası yapanlara fırsat verir. Tayyip Erdoğan, vatan savaşının zaferlerini siyasal amaçlar için kullanma çizgisine girerse, kendi partisini de böler. AKP’ye oy veren vatandaşlarımız ve AKP yöneticileri de bu tavrı onaylamazlar. Çünkü her Müslüman bilir ki, camide reklam olmaz. Önümüzdeki seçimde seçmenlerimiz, imam cumhurbaşkanı seçmeyecektir” dedi. Sizin görüşünüz?..

Doğu Perinçek'in görüşünün ilk kısmına, yani “Camide cenaze namazından sonra ikinci bir imam konumunda konuşma yapması bizim devlet geleneğimize, Cumhuriyetin temel ilkelerine aykırıdır. Ayrıca bu tür tavırlar, Vatan Savaşımıza karşı ‘Saray Savaşı’ propagandası yapanlara fırsat verir” bölümüne katılıyorum. Ama zaten Erdoğan'ın tam da bu görüşte olduğunu biliyoruz. Perinçek'in sözlerinin ikinci bölümünün gerçekleri yansıttığı ise şüpheli. Erdoğan, kendi seçmeninden nasıl oy alabileceğini bilen birisi ve şimdiye kadar izlediği yöntemlerin bu anlamda başarısız olduğunu söylemek zor.

GÖZLEM – Bazı AKP milletvekilleri, “Erdoğan’a ‘Gazi’ unvanının verilmesini” öneriyorlar, görüşünüz?..

Komik.

GÖZLEM – CHP’de bu kritik dönemde kongreler ve kurultay süreci başladı. Yeni seçilen İstanbul İl Başkanı ile ilgili olarak AKP kanadından ve medyasından “ağır eleştiriler” geldi. Kurultay’da Kılıçdaroğlu’na rakip olacak adaylar çıktı ve Kılıçdaroğlu ile bugünün yönetimini, “partinin kuruluş ilkelerinden ayrılış olduğu için” eleştirdiler. Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz; yeni bir genel başkan gelebilir mi?..

Kılıçdaroğlu, Haziran seçimleri sonrası parlamentoya girdiği halde, PKK'ya karşı koyamayıp tüm Türkiye için kapsayıcı bir siyaset oluşturamayan HDP'den kaçacak oyları, siyasi çizgisini Kürtlerin sempatisini sağlamaya yaklaştırarak toplamayı düşünüyor. Bu düşüncesinde bir nebze haklı olabilir. Ancak bu durumda da CHP'nin esas tabanını oluşturan Atatürkçülerin İYİ Parti veya bir başka partiye gidip gitmeyeceğini iyi hesaplaması gerekir. Başkanlık konusunda ise bir değişiklik olacağını düşünmek zor.

 

 

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test