Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Söz konusu vatansa

26.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Afrin Harekatı'nın başladığı haftanın sonlarındayız.

Bu harekatın başlaması konusunda bazı uzmanların tereddütleri vardı.

Söz konusu tereddütlerin sebebi açıktı. Bölge, ABD ve Rusya ile onların müttefiklerinin satranç tahtasına dönmüştü. Diğer yandan ihtarlara rağmen Türkiye'nin de kırmızıçizgileri çoktan aşılmıştı. Bu bölgede dünya devleri tarafından son sistem silahlarlarla donatılmış PKK /PYD ve benzeri terörist gruplar sınır şehirlerimizi taciz etmeye başlamıştı. Dünya sathında terörizme karşı savaştığını söyleyenler ne gariptir ki kendi çıkarları söz konusu olunca birden teröristlerin baş hamisi kesilmişti!..

Ben inanıyorum ki, bugünkü iktidar dahil, hiç kimse savaş istemez. Ama bu hiç bir zaman savaş yapmayacak anlamına da gelmez. Sabır, sabır o da bir yere kadar! Türkiye'de de toplumun sabrı artık tükenmişti.

Türkiye büyük bir kararlılıkla harekata başladı. Amerikan silahları ile donatılmış PKK/PYD unsurlarını yok etmeye başladı. Yetkililerin açıklamalarından da anlaşılıyor ki önüne kattığı PKK-PYD unsurlarını Fırat'ın doğusuna sürünceye kadar da sürdürecek.

Artık herkes biliyor ki ABD bölgede, "Büyük Ortadoğu Projesi"nin öngördüğü gibi, terörist gruplarla işbirliği içinde ve bunu sadece İŞID'e karşı bir operasyon amacıyla yapmıyor. İsrail destekli bir Kürt devletinin ortaya çıkması için yapıyor. Daha doğrusu İsrail devletine ilerlemesi için açık bir alan yaratmak için yapıyor.

Diğer taraftan Rusya da bölgenin jandarması gibi Ortadoğu'da devriye geziyor ve etkinliğini de giderek artırıyor...

Bugünkü durum, ABD açısından içler acısı. ABD içinde de tartışmalar başlamış durumda. Tam manasıyla bir kafa karışıklığı hakim olduğu aşikar.

Hafta başında Fitch'in Türkiye'nin kredi notunu teyit etmesi önemli bir gelişmeydi. Hiç olmazsa harekattan önce ülkede ekonomiyle ilgili olumsuz bir hava yaratılmamış oldu. Ancak diğer kredi kuruluşlarının tavrı ne olacak bilemeyiz.

Harekat sabahı döviz kurlarında önemli bir hareket olmaması da sevindiriciydi. Dolayısıyla harekatın ekonomik maliyeti konusunda olumsuz beklentiler içinde olmaya gerek yok sanırım. BM Güvenlik Konseyi'nin toplantısından da sadece "itidal" çağrısı çıktığını hatırlayalım.

Davos toplantılarında da "Parçalanan bir dünyada nasıl oluyor da piyasalar hiç etkilenmiyor?" sorusunun cevabı aranıyor!..

***

Haftanın en duygulu haberi şüphesiz Kilis'te, sosyal medyadan örgütlenen 200 kadının evlerinde hazırladıkları yemekleri Suriye sınırındaki birliklerde görevli olan askerlere ulaştırmasıydı.

Kadınlar, kendilerine teşekkür eden askerlerle sohbet ederek, onlara vatani görevlerinde başarılar dilediler. Gece gündüz onları düşündüklerini ve kendilerine dua ettiklerini söylediler. "Bizlerin güvenliği, vatanımızın bütünlüğü için sınırda görev yapan askerlerimize moral amacıyla yemek ve tatlılar hazırladık. Amacımız askerlerimize moral vermek ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek" demeleri gerçekten göz yaşartıcıydı...

Bu olayın üstünden bir gün geçmeden, Afrin'den Siirt'e iki roketin atıldığı haberi duyuldu.

Vatan topraklarına düşen her roket ayrılmış gibi görünen toplumu birbirine sımsıkı bağlıyor. Bir kere daha gördük ki; "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır."

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test